Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
Puan vermedi
Okuma hızımın ve motivasyonumun çok düşük olduğu şu günlerde akıcılığı , zarifliği ve dinlendiriciliği ile ilaç gibi geldi. Nişantaşı Remzi Kitabevi’nde gezinirken kapağı gönlümü çelmiş, İran edebiyatı okuduğum döneme denk geldiği için okumam kaçınılmaz olmuştu. . 1953 - 2013 arası zamanda ileri geri giden olaylarla hem İran’ın siyasi tarihini hem de sınıf ayrımının sonuçlanmasına izin vermediği bir aşkı okuyoruz. Kayıplarıyla, ihanetiyle, aile bağları ve gelenekleriyle yaşanmış olması kuvvetle muhtemel bir hikaye . Roya ve Bahman ; 1953 yılında, Tahran’da, siyasi çatışmaların yoğun olduğu bir dönemde Kırtasiye Dükkanı’nda tanışır, aşık olur ,kısa zamanda da nişanlanırlar. Ancak kader yine kendi bildiğini okur ve düğün gerçekleşmeden herkese de farklı hayatlara savrulurlar. 70 yıl sonra yolları tekrar kesene kadar! Üstelik de bambaşka bir kıtada. İtiraf etmeliyim ki ikinci yarıda gözlerim doldu sık sık ama Patricia’nın Roya’nın Nevruz’unu kutlamak için o güne özel (Heft Sin ) sadece s ile başlayan yiyecekler getirmesi ağlattı beni …Çok sıcak , çok insani…Her kesin kutsal gününü kutlamak istiyorum şu anda.. . Bu arada yazarı İranlı bir anneyle Türk bir babanın Türkiye doğumlu çocuğu … şu an ABD’de yaşıyor. . Akıcı ama fonda İran geleneklerini , yemeklerini, bugünü getiren siyasi olayları okuyabileceğiniz bu kitabı sevgiyle öneriyorum. . Çevirmeni Çiğdem Banguoğlu Aka’ya da teşekkürlerimi sunuyorum
Edebiyat
Kırtasiye DükkânıMarjan Kamali · Remzi Kitabevi Yayınları · 2020395 okunma
Reklam
İran Edebiyatı
Puan vermedi
Ben ne okudum ? Niye bu kadar geç kaldım? (2021 yapılmış ilk baskı) Çok farklı duygular içindeyim. Kitabı çok sevdim ama yazarından daha çok etkilendim. Gazele Alizade Genç yaşta kendi seçimi ile aramızdan ayrılan yazarın hayatı bence bu kitabın en büyük ilham kaynağı. . Dev bir eser ünvanını hak eden bu roman baştan sona sembollerle örülü . Zaman zaman Hayvan Çiftliği’ni anımsattı bana. Sembollerin hepsini anladığımı ya da fark ettiğimi sanmıyorum. . Çoğunlukla absürt bir tiyatro oyunu izler gibiydim . Diyalogların yoğunluğu, kadronun canlı ve kalabalık oluşu, renkli betimlemeleri ile görselliği o kadar baskındı ki okumadım izledim adeta . Aşkabad şehrinde , 20 odalı, büyük bahçeli, aile yadigâr evde geçmişin hayaletleri ve nesneleriyle yaşayan dört kişi: Evin tüm işlerini yürüten Yaver , kitapların dünyasına sığınmış , hayal alemindeki Vehhab , orta yaşlı, piyano çalan, erkeklerden tiksinen/korkan Lega ve evin büyük hanımı İdrisi Hanım(Züleyha) . Komünist(?) devrimin ardından kamulaştırılan evlerini eski liderleriyle , şairiyle,terzisiyle,işçisiyle ,çocuğuyla “kahraman” denilen bir takım insanlar yerleştirilir. Bu kişiler ile ev halkı ilk başta çatışsa da zamanla hepsi kendi kişisel hayatlarını dönüştürecek devrimi bizzat yaşayacaklardır. . Sahi hangi devrim vaat ettiği hayatı sunabilmiştir ki halkına? . Sayfalar ilerledikçe hem kahramanların önceki yaşamlarını hem de ev halkının sınırlarını öğrenir okur . Özellikle ikinci ciltte yazar ve roman adeta devleşiyor . Her bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum ama romanın büyüsünü bozmamak adına burada bırakıp sevgiyle tavsiye ediyorum. . İran edebiyatı meraklıları kaçırmasın ! . Çevirmeni Zeynep Özel’e yürekten teşekkür ediyorum . #idrisilerinevi #gazalealizade #iranedebiyatı
Edebiyat
İdrisîlerin EviGazale Alizade · Ketebe Yayınevi · 202299 okunma
Puan vermedi
Sevgili @cemberin_kapisi ‘nin açtığı alan sayesinde , birbirinden şahane kadınlarla okudum bu kitabı . Neye,nereye aitim hiçbir zaman bilemedim. Yıllar içinde oluşturduğum kendime özgü değerlerim ve inançlarım dışında da bir şeye ait hissetmiyorum kendimi.Oysa köklerim sağlam ve derin…İşte tam burada Tokyo-pa evimi bulmak için ateş böcekleri dizdi yoluma . Önce kapak! İnsan olmayı özünden yakalıyor okur daha bakar bakmaz… Toprakla, gökyüzüyle, bağlarımızla var olan özümüzü… Cazibesine kapılmamak mümkün değil. . Dili çok keyifli, akıcı, iyi bir anlatıcı Toko-pa . Kendi deneyimleriyle zenginleştirdiği bilgisini sadelikle aktarabiliyor. . 350 sayfa , 19 bölümden oluşan kitapta tatlı çizimler de var . Toko-pa bir rüya danışmanı , evin yolunu bulurken her durakta rüyalarımıza bir göz atıyoruz. ”Onlar ki kim olduğumuzu kanıtlar.” . Sonra her halimizle kabul edildiğimiz bir toplulukta var olmak, değilse o topluluğu bulmak, yaratmak… Çirkin Ördek Yavrusu’nda olduğu gibi… . Anne en önemli unsur elbette, belki de evin ta kendisi… Sonra unuttuğumuz dişili hatırlamak; sürgün edildiğimiz yerlerden , ilişkilerden sonra erginlenmek; sembolik hayata daha çok yer açmak; vahşi doğada yürümek…Gölgemize , karanlık misafirlere yer açmak; ilk kapı olan bedeni hatırlamak; atalarımızı anmak onların hala bizimle olduğunu fark etmek; ellerimizle üretmek… hikayelere şarkılara daha çok yer vermek… . Bütün bölümler o kadar güzel ve bize dair ki… Her bölümde en sevdiğim bölüm bu diye düşündüm… . Şimdi özenle çizdiğim satırları, aldığım notları tekrar okumaya gidiyorum … Yolunu kaybetmiş hisseden tüm arkadaşlarıma sevgiyle tavsiye ediyorum
AidiyetToko-Pa Turner · İlksatır Yayınevi · 20246 okunma
Aziz Oldum
Puan vermedi
Oldukça uzun sürdü (2 ay kadar )Birinci cilt gibi akıp gitmedi. Bazen iki sayfa okuyup bir gün düşündüm bazen bir paragrafı bütün gün dönüp dönüp okudum.Neticede 924 sayfalık yoğun bir eser tamamlandı.Okuduğum için mutluyum. . Aziz artık İstanbul’a gelmiş , memleketlisi Nuhu sayesinde Vakıflar Müdürlüğünde memur olmuş ve ilk cildden tanıdığımız Tevhide ile evlenmiştir. Nuhu , Tevhide, Adil ve Alev’in dünyaları da açılmıştır okura. Alev acaba Şule Gürbüz‘den bir şeyler taşıyor mu diye düşündüm sık sık. Çünkü Aziz’in yoluna giren alev olmuştur.Adil ve Alev’in ruh dünyaları en sevdiğim bölümler oldu.İnsanın kendisini aramaya başladığı o gençlik yılları…Üstelik mutsuz bir anne ve kendi iç dünyasında gezinen bir babayla… . Her sayfa , her satır dolu dolu, Aziz’in Baba’ya duyduğu özlem de mürid şeyh ilişkisini; eşi ve çocuklarına olan tavrında aile olma halini görüyoruz. tasavvuftan insanın edindiği sahte kimliklere ya da içimizdeki farklı benliklere, dinler tarihinden felsefeye o kadar çok şey var ki…Anladığımda , tanıdığımda mutlu olduğum yerlerle , asla idrak edemediğim sayfalarla dolu bir kitap. Bir kez daha okusam okumadığıma yemin edebileceğim düşünceler, tartışmalar silsilesi adeta. . Nasıl yazdın , nereden düşündün; hadi düşündün nasıl ifade ettin be kadın diye bağırdım defalarca. . Kitabın kapak fotoğrafları bizzat Şule Gürbüz tarafından Aziz’in romanda gittiği Ay Çukuru köyünde çekilmiş . Birinci cildin fotoğrafı içeri ikinci cildin ki dışarı doğru . Dili ağır , uzun cümlelerin içinden çıkmak kolay değil ama kendinizi kaptırınca ve tadına varınca inanılmaz keyifli. Özel bir zaman ve mekan ayırabilenlere, zor ama insani mertebesine bir taş eklemenin hazlını bilenlere, cesur okurlara sevgiyle tavsiye ederim. . Şule Gürbüz keşke Ben Okurum’a ya da Pandora’nın
Kıyamet Emeklisi - 2. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 2022499 okunma
Puan vermedi
İlkyaz’la birbirimize sesli okuduk bu kitabı . Üçüncü sınıf olduğunu düşünerek başta biraz ağır gelebilir endişesi yaşadım. Çünkü kapağı duygusal bir atmosfere gireceğimizin habercisiydi. Ama korktuğumun aksine çok keyifli bir okuma süreci yaşadık. . Zaman zaman duygulandığımızı birbirimizden gizlemeye çalışsak da bazı bölümlerde çok güldük , bazen de çok meraklandık . Yağız altıncı sınıfa geçtiğinde , çok da tanımadığı, huysuz ihtiyar lakaplı dedesinin yakınındaki bir okula başlar ve okul çıkışlarındaki zamanı onunla geçirir. . Emekli hakim Said Bey , Yağız’ın tanıdıgı herkesten farklıdır. Az eşyalı ,çok kitaplı ve bahçeli evi Yağız’a bambaşka bir zihinsel dünyanın kapılarını açar.Hızla değişen ,kent hafızasının , anıların yerle bir olduğu ;tüketim odaklı toplumda aile büyüklerimizin geçtiği yollar ve değer yargıları çocuklarımız için en kıymetli rehber . Kızım tıpkı Yağız gibi dedesinin bahçeli evinde , diktiği ağaçların meyvesini yiyebildi , kurduğu hamakta sallanabildi …Keşke daha çok zamanları olsaydı birlikte geçirebilecekleri … . 4.sınıftan itibaren tüm çocuklar keyifle okuyacaklardır. . Bu kitabı sevenler Dedem Bir Kiraz Ağacı’na da bakabilir … . #zerdali #dedemlebiryıl #ortaokullarakitaptavsiyesi #ortaokullarakitaptavsiyeleri
İnsan ve Hayat
Zerdali - Dedemle Bir YılYaşar Bayraktar · Timaş İlk Genç · 2021964 okunma
Reklam