Ben ne okudum ? Niye bu kadar geç kaldım? (2021 yapılmış ilk baskı) Çok farklı duygular içindeyim. Kitabı çok sevdim ama yazarından daha çok etkilendim.
Gazele Alizade Genç yaşta kendi seçimi ile aramızdan ayrılan yazarın hayatı bence bu kitabın en büyük ilham kaynağı.
.
Dev bir eser ünvanını hak eden bu roman baştan sona sembollerle örülü . Zaman zaman Hayvan Çiftliği’ni anımsattı bana. Sembollerin hepsini anladığımı ya da fark ettiğimi sanmıyorum.
.
Çoğunlukla absürt bir tiyatro oyunu izler gibiydim . Diyalogların yoğunluğu, kadronun canlı ve kalabalık oluşu, renkli betimlemeleri ile görselliği o kadar baskındı ki okumadım izledim adeta
.
Aşkabad şehrinde , 20 odalı, büyük bahçeli, aile yadigâr evde geçmişin hayaletleri ve nesneleriyle yaşayan dört kişi:
Evin tüm işlerini yürüten Yaver , kitapların dünyasına sığınmış , hayal alemindeki Vehhab , orta yaşlı, piyano çalan, erkeklerden tiksinen/korkan Lega ve evin büyük hanımı İdrisi Hanım(Züleyha)
.
Komünist(?) devrimin ardından kamulaştırılan evlerini eski liderleriyle , şairiyle,terzisiyle,işçisiyle ,çocuğuyla “kahraman” denilen bir takım insanlar yerleştirilir. Bu kişiler ile ev halkı ilk başta çatışsa da zamanla hepsi kendi kişisel hayatlarını dönüştürecek devrimi bizzat yaşayacaklardır.
.
Sahi hangi devrim vaat ettiği hayatı sunabilmiştir ki halkına?
.
Sayfalar ilerledikçe hem kahramanların önceki yaşamlarını hem de ev halkının sınırlarını öğrenir okur .
Özellikle ikinci ciltte yazar ve roman adeta devleşiyor .
Her bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum ama romanın büyüsünü bozmamak adına burada bırakıp sevgiyle tavsiye ediyorum.
.
İran edebiyatı meraklıları kaçırmasın !
.
Çevirmeni Zeynep Özel’e yürekten teşekkür ediyorum
.
#idrisilerinevi #gazalealizade #iranedebiyatı