Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
Abdülhamit han
Puan vermedi
Hanedanın belki de en tartışmalı ismi II.Abdülhamit…Kimine göre “Kızıl Sultan“ kimine göre kahraman. Beni en çok şaşırtan Mehmet Akif ‘in yazdığı , oldukça ağır hicivler oldu. . Bu kitap ise tartışmaların ötesinde, övgüden de yergiden uzak kalmaya çalışan bir üslupla, insan yönünü irdelemeye çalışıyor Sultan’ın …Her türlü yeniliğe açık , dünyanın girdiği değişim sürecinin farkında , Batılı edebiyatı ,müziği ,resmi ,opera ve tiyatroyu seven ; marangozlukta adeta bir deha olan, ticarete meraklı , dindar biri…Aslında tahta dair pek umudu da yok şehzadeliğinde…Ama 33 yıl hüküm sürüyor tam da koskoca Osmanlı’nın dağılmaya başladığı bir zamanda… . “Kaplanın Sırtında” da II.Abdülhamit’in Selanik’te sürgün/esir olarak yaşadığı 3,5 yıl anlatılıyor. Devrik padişahın ve ailesinin doktoru olarak atanan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in anılarına dayanıyor. (Bu anılar gerçekte de var ) İttihatçılar Reşad’ı tahta geçirmiştir.Birbiri ardına toprak kayıpları yaşanırken Mustafa Kemal adlı genç,öfkeli ,sarışın bir Selanikli subayın adı duyulmaktadır. . Kitapta Sultan’a ve o döneme ait birçok anı,olay ve bilgi yer alıyor.Bazıları rahatsız edici ya da imkansız gelebilir kulağa…Ben bazılarını araştırmak üzere not aldım. . Kitabın kaynakçası zengin…Ordan yararlanılabilir. . Tarihi roman sevenlere sevgiyle tavsiye ederim
Roman
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
Reklam
Aziz Oldum Okurken
Puan vermedi
Coşkuyla Ölmek’ten sonra bu yılın Şule Gürbüz ile geçeceğini biliyordum. Neyseki arayı fazla uzatmadım. Ama kıyamet emeklisi biraz zorladı. 400 sayfalık bu romanda(1.cilt) öykülerdeki Tanpınarvari dili, mizahi, yavaş ama keyifli üslubu pek bulamadım. . Yanlış anlaşılmasın , kitabı çok sevdim ağır akmasına, yer yer derinliğinde kaybolmama rağmen elimden bırakamadım. Bir kitap nasıl hem ağır akıp hem de akıcı olur ben de anlamadım . Ama okurken Aziz oldum onun hırkasına sarıldım, fırtınası savruldum, yalnızlığında ağladım, arayışında kayboldum,Aziz oldum… tekke kapısında, Şeyh postunda,ihvanda ,ervadda olduğum gibi kabul edecek bir baş, gidecek bir yol bekledim. . Kitabın başında evli ve iki Çocuklu Aziz’in çocukluğuna döner yazar . Erzurum’da dilsiz orucu tutan babası, ona itaat eden annesi ve abisi ile yaşarken 14 yaşında evden kaçan; önce Sarılık Tekkesi’ne sonra Melami Şeyhi Hilmi Baba’nın yanına kapılanan Aziz , okulu da terk eder. İlk tasavvuf terbiyesini burada alan Aziz, toplum tarafından pek makbul görülmeyen bu tarikattan istem dışı ayrılarak Halveti Uşakî Dergah’ına geçer. . Buradan itibaren Melami -Halveti farkları göze çarpar. Bilgimin olmadığı bir durum bu. . Askerliğin ardından İstanbul’a gider Aziz . . Kitapta en çok sevdiğim şey Aziz’in alt benliklerinin farkına varıp onlara birer isim vermesiydi … bir de tabi gönderildiği inzivadaki yaşamı… . Üzerine söylenecek konuşulacak çok şey var … umarım tasavvuf ehli birinin yorumuna denk gelirim
Felsefe-Düşünce
Kıyamet Emeklisi - 1. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20221,017 okunma
Gerçek Yaşam
Puan vermedi
Hellen Keller , hikayesinden oldukça etkilendiğim biri.1880-1968 yılları arasında yaşamış, küçük yaşta geçirdiği hastalık sonucu kör, sağır, dilsiz olarak yaşamanı idame ettirmiştir. . Aileye bağımlı bir hayat sürmesi beklenirken öğretmeni Anna Sullivan sayesinde öğrenmeye açılan yolda hiç durmadan ilerlemiş, ünlü bir pedagog olarak adını dünyaya duyurmuştur. . Okumayı öğrenmekle başlayıp İngilizce , Almanca, Fransızca, Rusça ve Latince konuşabilen; sporda, satrançta başarılı; tiyatroyu ve doğayı seven , dönemin ünlü yazarlarıyla ilişki kurabilmiş birine ne engel olabilir ki? Üstelik de neredeyse 150 yıl önce! Gerçekten ilham verici… Tabii ailesinin koşulları da önemli ama yine de bu muazzam başarı hiçbir şekilde gölgelenmemeli! . Yıllar önce sınıflarda çizgi filmini izletirdim, yaşamanı çok kere anlattım çocuklara, aforizmalarını söyledim. Bu kitap sayesinde NASIL ? Sorusuna daha rahat yanıt verebileceğim. . Biyografi severlere sevgiyle tavsiye ederim Bir de otizmli Temple Grandin’i de analım yeri gelmişken . “Eğer bir kez gördünüz ‘gün ve onun getirdikleri sizindir.’” . “Bilgi , sevgidir,ışıktır ve görmektir.” . “ her öğretmen öğrencisini sınıfa sokabilir ama her öğretmen öğrencisine öğretemez. Öğrenci, öğrenmenin olağanüstü gücünün kendi elinde olduğunun ayrımına varmazsa, zevk içinde öğrenmeye de gayret etmez. Öğrenci öğrenmenin zaferini hissetmelidir ki ders kitaplarının sıkıcı tekrarına cesaretle göğüs gelebilsin.” . #herşeysuilebaşladı #helenkeller #hayatımınhikayesi
İnsan ve Hayat
Her Şey Su İle BaşladıHelen Keller · Kuraldışı Yayınları · 2021737 okunma
Milli Mücadele Dönemi
Puan vermedi
Esir Şehir üçlemesinin ikinci kitabı Esir Şehrin Mahpusu. O kadar canlı ve gerçekçi ki bir süre kendim yaşıyormuş gibi daraldım, nefesim kesildi… Birkaç gün okuyamadım. Bir de malum, mahpuslar gündemimizde . Kamil Bey , Kuvayi milliyecilere yardım ederken yakalanır, önce Bekir Ağa Koğuşuna; sonra, bir bayram günü yeni yapılan tevkifhaneye nakledilir. Katillerin, kumarbazların,müptelaların içine düşer bir anda. Hapishane müdürünün, gardiyanların suçlularla işbirliği yaptığı bir ağırlık düzeni kurulmuştur. Silah, uyuşturucu, kadın rahatlıkla temin edilmektedir. Bu soygun düzeninden Kamil Bey de nasibini alır, neyse ki kısa sürer… romanın en gerilimli anlarıydı, kamil Bey’in Osman Ağa’yı tepelediği yerlerde resmen içimin yaglari eridi. O artık “Millici Abi”dir Bu noktadan sonra romanın seyri de değişim gösterir. . Dışarıda da durum pek farklı değildir. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan “Sarı Paşa” ve Ankara var güçleriyle düşmana direnirken İstanbul elitleri düşmanla işbirliği yapmaktan, onlarla eğlenmekten imtina etmez.Gerçek bir kaos ortamıdır. . Kamil’in eşi nermin’le ilişkisi de zayıflamış,kopma noktasına gelmiştir.7 yıl hapis yatması muhtemel birini beklemeli midir Nermin ? . Kitap dil yönünden oldukça zengin.Argo sözlük niteliğinde.Görsel yönü ve diyalogları çok canlı , kişiler gerçekçi.Dönemle ilgili kafanızda bir tablo oluşuyor. . Yazarın kendi hapisliğinin etkileri hissediliyor.Hapishaneden 4000 sayfa notla çıktığı söylenir. . Sevgiyle tavsiye ederim .
Edebiyat
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20205,3bin okunma
Puan vermedi
Canım @m.levent.kucukoglu tavsiyesi ile okudum Yoğun olarak İstanbul kitapları okuduğum bir dönemde iyi oldu doğrusu. Reha Tanör ‘le tanışmış oldum bu vesileyle. . 20 yıl olacak ben İstanbul’a geleli . Çok severek gezdim her köşesini , hala bitiremesem de… bu 20 yılda çok değişti, yıprandığı, çirkinleşti, kalabalıklaştı, güvensizleşti İstanbul. Ama bir şekilde kopamıyoruz işte(kurulu düzenimiz var) . Ben de teselliyi eski İstanbul kitaplarında , anılarında, görüntülerinde ve dejenere olmamış yerlerinde arıyorum . Reha Tanör de belli noktalardan yola çıkıyor; köprü deyince ilk hangisi geliyor sizin aklınıza? Benim Boğaziçi! Köprüsü gelir mesela. Yazar içinse Galata Köprüsü Beylerbeyi’nin nezaketi , Üsküdar’ın Atik Valide’si , Mihrimah Sultan Camisi,Yeni Valide’si ve Kırım Savaşında Selimiye Kışlasında gösterdiği çabayla Florence Nightingale ‘i ile başlı başına bir kadın semti olması . Atalım kendimizi Karaköy’e ,İstiklal ‘e çıkmadan Camondo Merdivenleri’nde bir soluklanalım. Hepimizin fotografının olduğu kum saati şekilli merdivenleri yaptıran ailenin hikayesi çok ilginç . Bazı yerler de roman karakterleri ile özdeşleşmiştir yazarın zihninde … Fatih Harbiye romanının Neriman’ ı gibi . . Restoranları , meyhaneleri, kahvehaneleri kendi anılarıyla ördüğü İstanbul’u okuyoruz. Osmanlı’dan günümüze siyasi tarihin de etrafından bir dolanıp geliyoruz bugüne . Deneme -anı - tarih -gezi karışımı bir tür çıkmış ortaya… ben kişisel tarihle ülke ya da şehir tarihlerinin iç içe geçtiği kitapları çok seviyorum… . Meraklılarına sevgiyle tavsiye ederim . #rehatanör #udcalankadınlar #anı #sanamichelinlisofralardanbaktımazizistanbul
İnsan ve Hayat
Ud Çalan KadınlarReha Tanör · İthaki Yayınları · 2024135 okunma
Reklam