Tam bir şahaser!
9/10
·194 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Uzun zamandır okumayı planladığım, ama bu kadar iyi olduğunu da hiçbir vakit aklımdan geçirmediğim gerçek bir başyapıt Hakkari'de Bir Mevsim. Bir beyaz Türk'ün düşlerinde yansımasını bulan Doğu'nun katı gerçekliği diyesim geliyor bir yandan. Diğer yandan yazma eylemi, kurmacanın doğası ve yazarın anlatı içindeki konumu gibi üstanlatısal mevzuları sıklıkla gündeme taşımakla özel bir nitelik kazanıyor bu eşsiz roman. Postyapısalcılık Fransa'da ve Türkiye'de burjuvanın meselesi olmuştur, Kürt coğrafyası ise vicdanı derinliği olan Kürt ve Türk entelektüellerin. Ferit Edgü Fransa ve yazarlığa bağlı olan tarafını onu Doğu'ya bağlayan siyasi duyarlılığıyla harmanlama işini ustalıkla kotarmış. 2012'den beri belli süreler hariç Van'da ikamet etmekte olan benim gibi bir Ankaralı'nın hayalindeki yazıyı yazmayı başarmış. Son sayfayı çevirip kapağı kapattığımda "İşimiz şimdi başlıyor" dememe yol açan ustayı saygıyla selamlamak da bana kalmış. Hamiş: Jacques Ranciere'in Cahil Hoca romanıyla yanyana okunabilir mi acaba diye kendime sormadım değil. Cahil Hoca'yı okuyunca fikirlerimi buradan paylaşırım, söz ;))
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
10/10
·590 syf.··
2026 5. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 11:10
Hz Muhammed ( s.a.v.) için bülbülün kırk şarkısı. Daha önce bir kaç siyer okusam da bu eserde gerçekten lokum tadında bir kitap. İskender PALA'nın kalemini bilen bilir. Yine ortaya eşsiz bir eser ortaya koymuş. Nasıl eşsiz olmasın ki! Roman kahramanı Alemlere rahmet olarak yaratılmış; Allah'ın bir elçisi ondan bahseden hiç bir şey eşsiz ve şahaser olmaya bilir mi? Kitabı okurken o yüce peygaremimizi (s.a.v.) anlatan bülbül oluyor, onun hayatını kuşbaşı seyredip şakıyarak okuyorsunuz. Bazen tebessüm, bazen hüzün, bazen gözyaşı ile o yüce peygamberimiz ( s.a.v.) ile berabermiş gibi yaşıyorsunuz. Bu fakir de kitabın sonunda alemlere rahmet olarak yaratılmış bir peygamberin ümmeti olaral gurur duyarken, ona layık bir ümmet olamamanın utancını da yaşıyor maalesef. Rabbim bizleri onun şefaatine mazhar eylesin inşaAllah. Bu eşsiz eseri okuyun ve okutun. Kendinizi süzgeçten geçirin İnşaAllah. VESSELAM.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Reklam
Fareler ve İnsanlar
9/10
·112 syf.··
2025 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 20:19
kısa ama içinde çok şey anlatmış bir şahaser gibi geldi bana herkese hitap edecek bir tür ana 2 karakter var ön planda biri diğerinden daha zeki diğeri ise biraz daha aklı herseye yetmeyen biri bu iki karakterin hayallerini ve inançlarını anlatıyor kitap herşey iyi gidiyor derken bir ters köşe geliyor tabi biz sanıyoruz ki bunların hayalleri bal gibi olucak ama bir sorun çıkıyor orasını anlatmayacağım kısacık kitap bana çok dokundu sadece bunu demek istedim | bu karakterlerin pekte parasi yok yaşamaya çalışıyorlar ve sadece hayallerini gerçeklestirmek istiyorlar fazlada bir hayalleri yok bence her yas grubu okuyabilir
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 228. kitabı
1970 yılında yazılmış olmasına rağmen bugün yazilmişcasina modern ve pek çok eserden farklı olan bir başyapıt.Herkese bitirmek nasip olmuyor deseler de ben zevkle okudum.Bazi kitapları okumak için uygun zaman gerekir,kitabın kendisi bunu size hissettirir zaten,bu güzel sahaser de bana doğru zamanı sundu ve en güzel zamanda okudum,çok sevdim.
Edebiyat & Roman
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
9/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
Charles Dickens ile tanışma kitabım oldu İki Şehrin Hikayesi. Charles Dıckens'in bu ünlü romanı en çok okunan kitaplar arasında hep ilk sıralarda yer almıştır. 1789 Fransız Devrimi'ni konu alan bu roman tarihi ve dönem romanı olma özelliği taşır. Roman Charles Dickens tarafından 1859 yılında gazetelerde tefrika edilmek ve haftalık olarak bir bölümünü yayımlamak üzere yazılmıştır. Önceleri gazetelerde tefrika edilen bu roman daha sonra basılmış ve haklı bir üne kavuşmuştur. Kitabın konusu; Kitap 3 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde 18 sene esir edilmiş doktor Manette, kızı Lucie, yakın dostu Mr. Lorry ve Fransa veliahtı olduğu halde ülkesinin var olan yönetimine karşı çıktığı için 'vatan hainliği' ile suçlanan Mr. Darnay'nin yaşadıklarına yüzeysel şekilde değinilmiş. İkinci bölümdeyse Mr. Darnay ve avukat Mr. Carton'un Lucie için birbiriyle mücadelesini ve Fransa da oluşan iç karışıklıklar ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümdeyse Mr. Darnay'nin seneler önce kimliğini değiştirip kaçtığı Fransa'ya geri dönüşünü ve orada yaşanılanlar anlatılıyor. Bu kitabı çok beğenerek okuduğumu söylemeliyim. Oluşturduğu olay örgüsü bakımından da kullandığı dil bakımından da ortaya şahaser koymuş Charles Dickens. Bu kitabı okuyanlar şu konuda benimle hemfikirdir ki yazar kitapta Fransız İhtilalinin sosyolojik analizini çarpıcı ve en anlaşılır haliyle okuyucusuna sunmuş. Fransız devrimini hep halkın başkaldırısı ve olması gerektiği gibi gerçekleşen bir süreç olarak biliyordum. Halbuki yıllarca ezilen sömürülen halk, zaman geliyor ki onlara gösterilen merhametsizliğin aynısını masum günahkar demeden önlerine çıkan herkese gösteriyorlar. Kurunun yanında yaş da yanıyor masum insanlar da giyotinlerde idam ediliyor. İnsanların topluluk halindeyken nasıl birbirlerinden destek alıp kolayca
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Olympia Yayınları · 201676,5bin okunma
İlay, Akçiçeğim, Akçabardağım
8/10
·480 syf.··
2025 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 10:59
İlay, Arif, Fatma, Zarife, Yusuf ağa ve daha niceleri düştü Bulgar toprağına.. Peki onlar için Bulgar toprağı mıydı yoksa öz be öz vatanları mıydı? Hiçbirinin adı yok, hayatı yok, dili yok, dini yok. İlay baş kahraman akıllı, güzel, dürüst ve hürriyetine düşkün oysa sevdiği Mehmet Ali pragmatist, kendini Bulgar hisseden sonuna kadar partiye bağlı kalan birisi. Bedenler birbirini seviyor hatta tapıyor fakat kafa yapıları birbirinin tamamen zıddı. İkisi de diğerini kendi tarafına çekmek istiyor fakat ikisi de başarısız. Gerçekten Yazar Bulgaristan Türklerinin yaşadıklarını anlatmayı amaçlamış ve bir nebzede başarmış fakat İlay’ın Mehmet Ali’ye karşı aşkı, hoşgörüsü ee be kızım sen de dedirttiyor. İlay çok başarılı, herkesi parmağında oynatıyor, marksist propangandaların içine kendi düşüncelerini saklayabiliyor, çok iyi konuşuyor, şiir okuyor doktor olmak istiyor. Evet İlay hadi diyorum Mehmet Ali’nin kızıl buklerini görünce İlay değişiyor. Olmuyor. Duruyor. Şüpheye düşüyor. Aşka çok bağlı kalmasa ve Arif’in gizli teşkilatı bir şeyler başararak ölselerdi kitap şahaser olurdu zannımca.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,928 okunma
Reklam
Reklam