"Umut, hayatın bir ucunda; nefes alıyordu yine."
10/10
·96 syf.·
2026 16. kitabı
Merhaba iyi akşamlar 1K! Üslubu oldukça; sade, açık, anlaşılır ve net bir kitap okudum. Okurunu etkileyebilen, ustalıkla yazılmış temiz bir eser. ‎ ‎Kitabın İçeriği: Şems-i Tebrizî ve Mevlana Celaleddin-i Rumi 'nin kendi aralarındaki hoş, sohbet ve kelamlarıyla şekillenen, birbirlerinde Allah (c.c) aşkını bulmak için, devamlı uğraş verdiklerini; ‎ ‎Her zaman; güzellikten, sadelikten ve estetikten yana olduklarını, dua gibi bir nimetin biz okuyucularında, her an bulunduğunu, iyiyken, kötüyken, darda ve umutsuz olduğumuz zamanlarda bile, çıkış anahtarımızın, bu kutsal kelime de olduğunu, kitap boyunca; biz okurlarına devamlı aşılayıp, hayatımızda; dua kelimesinin, ne kadar büyük bir nimet ve şükür olduğunu, anlattıkları hikâyelerle ve kıssalarla, özenle ve ince eleyip, sık dokuyarak; ‎ ‎Mahşer terazimizin, sevap ve günahlarımızla, nasıl şekil alacağını, ahiret hayatında, nasıl mükâfatlandılacağımızı ya da nasıl bir imtihana tabi tutulduğumuzu, bu hassas terazinin sonucunda; ‎ ‎İnsanlığımızla, kalbimiz, vicdanımız ve merhametimizle; nasıl zorlu bir sınav verdiğimizi, cennet ve cehennem kavramlarının da  devamlı ölçmemizi istedikleri;  Allah (c.c)  Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sav) övgülerle, bağlılıklarını bildirdikleri, kıssadan hikâyelerin bol olduğu, ilahi aşkta sınırlarının ne derece olduklarını, kendilerini devamlı, Hak yolunda sorguladıkları; ‎ ‎Kendilerindeki Allah (c.c) aşkının onlara, ne gibi nimetler, ne gibi güzellikler verdiğini, "şükür" kelimesinin inceliklerini, nahifliklerini, biz okurların takdirine sundukları ve biz Allah (c.c) kullarının; umutlarını, hayallerini, hedeflerini hiçbir zaman, terk etmemeleri anlamında, biz okuyucularına devamlı, ders çıkarabileceğimiz şekilde öğütler, nasihatlar, anektodlar verdikleri, yegâne bir eser. ‎ ‎Kitabımızın temaları arasında; ‎ ‎En çok;
1000Kitap
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep AçıktırŞems-i Tebrizî · Destek Yayınları · 20252,541 okunma
Yalnızlığın ve Aşkın Kanatlarında Bir Çalıkuşu!
10/10
·448 syf.·
2026 14. kitabı
İyi akşamlar 1K! çok güzel ve özel bir Türk edebiyatı klasiği okudum. Yazarın üslubu; gayet açık, anlaşılır ve akıcıydı. ‎ ‎Kitap Karakterleri: ‎ ‎Feride: İyi kalpli, fedakâr, dürüst bir kadın.  Yalnız başlangıçta; gururlu ve oldukça çocuksu bir karakterdir. O nedenle kendisi daha çok, "Çalıkuşu" diye bilinir. O dönemin ideal, Anadolu kadınının başarılı işlenmiş karakteridir. ‎ ‎Kâmuran: Feride'nin kuzeni ve Feride'nin büyük aşkıdır. Nazik, kibar ama aynı zamanda, Feride gibi; dürüst ve fedakâr olmayan bir karakterdir. ‎ ‎Munise: Feride'nin evlat edindiği küçük bir kızdır. Anadolu'nun masumiyetini temsil eder. ‎ ‎Hayrullah bey: Yaşlı bir doktordur. İyi niyetli, samimi, dürüst babacan bir karakterdir. ‎ ‎Feride, İstanbul'da Kâmuran ile nişanlanır. Ancak; Kâmuran'ın Avrupa'da olduğu zamanlar, bir kadınla ona ihanet ettiğini öğrenir. Nişanı atar. İstanbul'u terk edip, Anadolu'nun ücra bir köyüne öğretmen olarak gider.  ‎ ‎Feride, 1922 yılları Anadolu'nun İzmir ve Çanakkale arasında olan, Zeyniler köyünde; cehaletle savaşır. Munise diye, küçük bir kızı evlat edinir. Feride, bu ücra köyde; öğretmenlik yapar. Köyde yaşadığı zor şartlar, onu olgunlaştırır. ve İdealist bir öğretmen haline gelir. ‎ ‎Feride, geleneklerine bağlı, Anadolu'da kendi ayaklarının üzerinde duran bir kadındır. Bu profil, o kadar güçlü olmuştur ki; diğer kadınlara da bu güçlü duruş, örnek olmuştur. ‎ ‎Aslında bu kitap, aşk romanının yanında;  Mustafa Kemal Atatürk'ün de; en sevdiği kitaptır. Atamız, Başkomutanlık Meydan Muhaberesinde bile, gece gaz lambasının eşliğinde, bu kitabı severek okumuştur. ‎ ‎Peki, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı bu kadar çok sevmesinin ve başucu kitabı yapmasının nedenleri neler diye sayacak olursam; ‎ ‎1922 tarihi Cumhuriyetimiz'in ilân edilmesinden bir sene önce, bu kitapta; Mustafa Kemal Atatürk'e ilham kaynağı
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1999123,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zamana Meydan Okuyan Kibir!
10/10
·49 syf.·
2026 10. kitabı
Merhaba, iyi akşamlar 1K! Oldukça kısa, öz, açıklayıcı ve insanın zihninde, karmaşa yaratmayan, insanı fazlasıyla, düşüncelere sevk etmeyen bir kitap okudum. Çünkü kitabın verdiği mesaj, çok belli. ‎ ‎"Kibir insanı süründürdükten sonra, hasta eder ve en sonunda, öldürür." ‎ ‎Kitabımızın İçeriği: ‎ ‎Hikâye, İsviçre'nin Cenevre kentinde, ünlü saat ustası, ihtiyar bir karakter olan Zacharius etrafında şekillenir. Zacharius Usta, her türlü saati tamir eder, eskisinden daha sağlıklı çalışmasını sağlar. Bu yeteneği, karakterin gururunu okşasa da onu iyi hissettirse de; zamanla, Zacharius, kibirlenip böbürlenir. Zamanın efendisi olduğunu düşünür. Zamanı ben durdururum, zamanı ben başlatırım gibi, yaratıcıya şirk koşarcasına oldukça kibirlenir. ‎ ‎Yazarın Okurlarına Dokunaklı Mesajları; ‎ "‎İnsan, Tanrı'nın düzenini aşmaya kalkınca, kendi ibretlik sonunu hazırlar." ‎ "‎Eser, insanın kibirle Tanrı'nın yerine geçmeye kalkmasının alegorisidir." ‎ ‎"Zamanı Tanrı yaratır, insan yaratmaz, insan ancak saati ölçer. Sıra dışı, olağanüstü yetenekler, sadece Tanrı'ya aittir." ‎ ‎"Zamanı da, hayatın düzenini de, Tanrı hesaplar, Tanrı kurar, Tanrı devam ettirir. ‎İnsan, bu durumda; Yaratıcıyla hiçbir şekilde, hiçbir konuda, hiçbir zaman, bir olamaz!" ‎ ‎"İnsan, ne kadar akıllı, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli olursa olsun; dünyanın düzeni onun kontrolünde değildir. Bu sembolik anlatım, aynı zamanda, Zacharius karakterinin yüksek kibrinin kırılma noktasıdır." ‎ ‎Kitabımızın ana temaları; İnsanın kibri, yüksek derecede egosu, insanın sınırları ve kapasitesi olarak algılanabilir. ‎ ‎Kitabımızda yazarın üslubu; Açık, net ve anlaşılır bir dil. Yerinde betimlemeler ve örneklerle kurulu, oldukça güçlü bir yazı dili diyebilirim. ‎ ‎Okuyun ve okutun efendim! ‎ ‎Sevgi, saygı ve tebessümlü bir
1000Kitap
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
Daha önce bir çok dini kitap okudum, keza Kur'an-ı Kerim meali ve hadis kitapları da okudum, nedense bu kitabı okurken kendimi huzursuz hissettiğim ve yanlış bir şey okuyormuşum gibi hissettiğim yerler vardı, en sonunda da dayanamayıp kitabı yarım bırakmak istedim. Bu kendi şahsımdan kaynaklı olabilir.
Müslümanlık İnce İnsanlıktırÖmer Tuğrul İnançer · Sufi Kitap · 2025119 okunma
Kurtuluş Yokmuş Meğer
8/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2025 153. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 22:51
Bazen düşünüyorum, “Ben neden hâlâ bu seriyi okumaya devam ediyorum?” diye. Çünkü hikâyesi hiç de masum değil. Kastettiğim şeyin cinsellikle alakası yok — en azından Ölüm’ün verdiği o tek görev dışında yok diyelim. Neyse… Yine de, ya bu kitabı yazan yazarda bir sorun var ya da onu okuyan benim gibilerde. Belki de iki taraf da psikopattır, kim bilebilir ki? İkinci kitabın sonunda Afra, banyoda çaresiz bir girişimde bulunmuş ve neredeyse öteki tarafa tek yönlü bir bilet almıştı. Tabii Ölüm gitmesine izin vermedi. Her ne kadar bu intihar mevzusu beni epey sarsmış olsa da, bu sayede en azından Ölüm’ün içindeki asıl kişilik tetiklenerek Kıyı’nın yeniden ortaya çıkmasını sağlamış oldu. Artık her ne halta yarayacaksa… Umut denen şeyden kalmadı bende ne yazık ki arkadaşlar. Afra zar zor hayatta kaldı fakat o koşullar altında elbette 13. daireye geri yollanamazdı. Böylelikle ilerleyen günlerini Ölüm’ün gözetimi altında; organ mafyası bir doktor ve bizzat baş manyağımızın “değişik” psikoloğuyla birlikte, hiç tanımadığı bir ortamda geçirmeye mecbur kaldı. Temiz delirmelik ortam. Kızın kendine gelebilmesi bile günler sürdü. Üstüne Ölüm’ün garip ziyaretleri, doktorun kötü muamelesi ve psikoloğun aşırı gamsız tavırları derken Afra’nın kaçmak istemesi kaçınılmaz oldu tabii. Zaten mevcut durumda binadan çıkması pek de mümkün değildi; o da en azından 13. daireye geri dönebilmek adına bir fırsat kollamaya başladı. Şimdi spoiler olmasın diye detay veremem ama bu özel tutsaklık anında bazı önemli gelişmeler yaşanıyor. Bunların belki de en büyük katkısı, Afra’nın onlar için bir kurtuluş olabileceğine yeniden inanmaya başlaması oluyor. Bir şekilde Afra yeniden arkadaşlarının yanına dönüyor — ki bunu zaten tahmin edersiniz diye düşünüyorum. Ondan sonra da Ölüm’ün oyunları olabilecek en
1000Kitap
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025304 okunma
Güzel Oyunlarla Yaşamaya Devam ;)
10/10
·479 syf.·
2025 15. kitabı
İyi akşamlar 1K! Kitapta; sayfalar boyunca, akıl oyunlarından bir sayım var. Başı belli, sonu belli olmayan. Yani, akıl içinde akıl, sayım içinde sayım. Büyüleyici bir ruh ikilemi. :) ‎ ‎Kitabımızın Karakterleri: ‎ ‎Hikmet Benol: Toplum içinde, yaşamı boyunca, kimliğini bulmayan çalışan, en başta kendisini, sonra toplumu ve yönetimi fazlasıyla eleştiren, daima filozof kafasıyla düşünen, sorgulayıcı bir toplum bilimci. ‎ ‎Hüsamettin Tambay: Hikmet Benol'un mahalleden tanıştığı, albay arkadaşıdır. Hikmet'in gözünde, hem otoriter, hem de sembolik bir kişiliktir. ‎ ‎Bilge: Hikmet'in eski eşidir. Hikmet'in hayal dünyasında, daima varolan ve Hikmet'in iç dünyasını fazlasıyla zenginleştiren bir karakterdir. ‎ ‎Suat: Hikmet'in arkadaşıdır. Hikmet'e göre;  daha uyumlu, düzenli, realist, hayal âleminde yaşamayan bir karakterdir. ‎ ‎Kitabın Olay Örgüsü: Hikmet Benol'un oyunlarından oluşuyor. Adına tehlikeli oyunlar dediği. Kişinin içsel hesaplaşmalarını, ruh bunalımlarını, psikolojik ve psikanaliz analizlerini fazlasıyla yansıttığı, içsel monologlarla, hem kendisini, hem çevresini, hem de toplumu fazlasıyla derinden eleştirdiği, tehlikeli oyunlarına, her zaman yeni oyunlar kattığı, kendi içinde barındırdığı dünyasında özellikle, kitabın bir diğer önemli karakteri olan Hüsamettin Albayla, içsel çekişmeleri, yüzyüze iletişimleri, derin monologları, soru ve cevap şeklinde geçen atışmaları, hem ciddi, hem duygusal, hem tebessümlü, hem üzgün, bütün bu eylemleri içinde barındıran Hikmet'i ütopik dünyasında, bambaşka çatışmalara ve bambaşka karmaşaya sürükler. ‎ ‎Hikmet, her defasında, bir oyunu başlatır, bir oyunu bitirir. Kitabın sonuna kadar Hikmet'in tehlikeli oyunlarıyla başbaşa kalıyoruz. Çok ilgi çekici, oldukça doğal olan bir kitap. Kişilik bölünmesinin ne demek olduğunu da bu
İnsan ve Duygular
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma