Merhaba, iyi akşamlar 1K! Oldukça kısa, öz, açıklayıcı ve insanın zihninde, karmaşa yaratmayan, insanı fazlasıyla, düşüncelere sevk etmeyen bir kitap okudum. Çünkü kitabın verdiği mesaj, çok belli.
"Kibir insanı süründürdükten sonra, hasta eder ve en sonunda, öldürür."
Kitabımızın İçeriği:
Hikâye, İsviçre'nin Cenevre kentinde, ünlü saat ustası, ihtiyar bir karakter olan Zacharius etrafında şekillenir. Zacharius Usta, her türlü saati tamir eder, eskisinden daha sağlıklı çalışmasını sağlar. Bu yeteneği, karakterin gururunu okşasa da onu iyi hissettirse de; zamanla, Zacharius, kibirlenip böbürlenir. Zamanın efendisi olduğunu düşünür. Zamanı ben durdururum, zamanı ben başlatırım gibi, yaratıcıya şirk koşarcasına oldukça kibirlenir.
Yazarın Okurlarına Dokunaklı Mesajları;
"İnsan, Tanrı'nın düzenini aşmaya kalkınca, kendi ibretlik sonunu hazırlar."
"Eser, insanın kibirle Tanrı'nın yerine geçmeye kalkmasının alegorisidir."
"Zamanı Tanrı yaratır, insan yaratmaz, insan ancak saati ölçer. Sıra dışı, olağanüstü yetenekler, sadece Tanrı'ya aittir."
"Zamanı da, hayatın düzenini de, Tanrı hesaplar, Tanrı kurar, Tanrı devam ettirir.
İnsan, bu durumda; Yaratıcıyla hiçbir şekilde, hiçbir konuda, hiçbir zaman, bir olamaz!"
"İnsan, ne kadar akıllı, ne kadar zeki, ne kadar yetenekli olursa olsun; dünyanın düzeni onun kontrolünde değildir. Bu sembolik anlatım, aynı zamanda, Zacharius karakterinin yüksek kibrinin kırılma noktasıdır."
Kitabımızın ana temaları; İnsanın kibri, yüksek derecede egosu, insanın sınırları ve kapasitesi olarak algılanabilir.
Kitabımızda yazarın üslubu; Açık, net ve anlaşılır bir dil. Yerinde betimlemeler ve örneklerle kurulu, oldukça güçlü bir yazı dili diyebilirim.
Okuyun ve okutun efendim!
Sevgi, saygı ve tebessümlü bir