Arapça "günahkâr, "suçlu" anlamına gelen muzammam, övülen ve değer verilen anlamına gelen muhammedin karşıt anlamıdır. Kureyşliler, Peygamber (s.a.v.)'i yermek için bazen bu terimi kullanırlardı. Peygamber (s.a.v.) bunu duyunca arkadaşlarına, "Allah'ın Kureyşlilerin kötülüklerinden beni koruması şükre değmez mi? Onlar bana muzammam (suçlanan) diyorlar, halbuki ben muhammedim (övülen)" derdi.