... Sızısı haziran dudağında kararmış, ... Kaç kuş vurur şair hayatı boyunca? Yahut kaç sevişme nar kokusu doğurur ki, kül de senin nefesin, göğün mavisi kadar etmiyorsa. Azem E. Saltık
Şiir
Emir Timur İran'ı fethettiğinde, şiirlerinde Türkleri aşağlayan ünlü şair Firdevsi'nin mezarına giderek " kalk ve küçümsediğin Türk'ü gör topal ayağımla yattığın yere kadar Fars bırakmadım" dediğini ögrenmişsindir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Anacığı Sait Faik'in tek mezeni, en anlayışlı dostu, tek sır yoldaşı oldu dünyada. Kereste tüccarı babasına kalsa, onu kendine kereste işinde halef edecekti. Avrupa'ya gönderdiği oğlunun oradan eli boş döndüğünü görünce, onun hiç bir işe yaramayacağına hükmetmişti. Ama anası, oğlunun bambaşka, kimsenin beceremeyeceği büyük bir işe yarayabileceğini iç güdüsü ile hissediyordu. Kırk yedi yıllık yaşamı boyunca Sait Faik'i hem gönülden, hem paraca destekledi. Ve Burgazlı mezenin oğlu, Türkiye'nin sayılı hikâyecilerinden biri oldu. Sivri Ada Geceleri adlı hikâyesinde, hikâyecinin toplum içindeki yerini ne güzel anlatır: «Bütün kabile halkı bana kızmıştı : Bu herif çalışmayacak mı? Oturup kayalara düşünecek mi? Martı ölmüş. Onu seyredip bize masal mı anlatacak? • •• Geçim için yan mesleklerde vakit ve zaman harcamamak lüksüne yurdumuzda tek kavuşan hikâyeci Sait Faik oldu. O yan meslekleri ki, onlar olmadan aç kalınır. O yan meslekler ki, insanın yazarlığını emer bitirir. • •• En belirgin özelliklerinden biri de fikir namusu idi. Çok varlıklı apartmanlı, otomobilli bir şair dostu onu bir gün Boğaza götürmüş, mükellef bir ziyafet çekmiş, gezdirmiş; içirmişti. Sonra da Cağaloğlu'na, Şairin bir şiir kitabının basıldığı basımevine uğramışlardı. Provalara şöyle bir göz atan Sait Faik : – Eli açık, ikramcı adamsın, Bugün beni aldın, ye-dirdin, içirdin, krallar gibi gezdirdin ama iş şairliğe gelince berbat bir şairsin, demişti. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Sevmek kolay iş, sevilmek zor. Hele bir de alıştıysa sevilen... Peki ya sevilen? Sevse ne hoş... Peki ya sevemezse? Ona karşı sarf edilen tüm güzelliklerden ayrı, ya onun içini daraltacak birtakım şeyler fark ederse? Sevenin gözü, sevilene güzel. Peki ya, peki ya diğer her şey? Aynı bakışlarla bir çiçeği sulayabilecek mi? Aynı iç isteğiyle bir hayvana yemek ikram edebilecek mi? Elinde mevcut olan o özen, nelerin öznesi, nelerin nesnesi olacak? Sevmek kolay iş, sevilen olmak... ~isimsz.sair
Duygu ve Düşünce
01.24
Şair olsak. Kadeh tokuştursak. asfalta uzansak. Göğü yere indirip yeri göğe çıkarsak da bazen iki cümle, bir kare veya tiz bir ses bizi kaldırıp düşürebilir. Tekrar kaldırıp, düşürebilir. Defalarca. Biliyorsun.
Duygu ve Düşünce
İsimin şair ismi deyip durdular Sonra efendim Bıçakla hançerle ayrıkla vurdular
Edebiyat