Doğabildim..
önce anneciğimin öptüğü,
sonra beyaz kanatlı, iri gözlü bir meleğin
kollarında doğabildim.
küçücük ellerim,
Toprağa inmekte olan bir su gibi ,
alelade geldim.
baktım.
baktım tıpkı bir kuş yavrusu gibi;
emekledim önce akşama doğru,
daha sonra koşabildim.
hayatla merhabalaştım.
bitkiyle, toprakla, insanla...
ne güzeldi hava,
ne güzeldi yeryüzü,
o ışıklar, sokaklar, elma şekercileri.
ne güzeldi tadı o elma şekerinin.
ne kadar yesem , o kadar kırmızlığı gitmezdi.
her şey,herkes yaşamaya hazırlanıyordu,
yaşamın yarısında.
sanki bir daha doğacakmış gibi dünyaya,
durup yerlerinde ölmeyi bekleyenler vardı.
Ben ise ; tutup dünyaya niçin bu kadar geç geldiğimi soracaktım elimde olsa,
Ben doğduğum an unuttum yalnızlığımı;
annem tuttu elimden.
babam küçük, kirli bir bulut ,olanları seyreden.
hayat solacaktı benim içinde,
engin bir günün birinde.
göçüp gidecekte olsam yorgun bir gönülle,
ben adımı , geride bırakarak ölebildim.