Göz güzelle büyülenir, gönül kör olur!
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 159. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 11:21
Arkeolojisever biri olarak, büyük bir ilgiyle okuduğum kitap oldu.Herhalde bu kitap benzeri yüz tane filan olsa, günlerce sıkılmadan yine büyük bir ilgiyle okurdum:) Yazarı İsmail Gezgin geçen yıl bir canlı yayında dinlemiştim. Anlatımını çok beğenince birkaç kitabını satın almıştım.Çok isabetli olmuş. Kitap bilgi deposu gibiydi. Zaten her zaman önceliğim Türk yazarlardır. Yeterince tanınmayan altın değerinde yazarlarımız var bizim, buradan hepsine gönül dolusu selam olsun. Biz okurlar, bulduğumuz her fırsatta önceliği kendi yazarlarımıza vermeliyiz! Gelelim kitabımıza; Yazar İsmail Gezgin , Antikçağ'da ayrıcalıklı sınıfların en başta kadınları, hemcinslerini, çocukları nasıl istismar ettiklerini müthiş tesbitleri ile anlatmış. Tabii sadece o kadarla kalmamış, birçok konuya da değinmiş. Mesela, mutfak işçileri, sakiler, köleler, tarım emekçileri, bahçıvanlar, müzisyenler, madenciler, fırıncılar, falcılar, mozaik sanatçıları, kahinler, berberler, sanatçılar, gladyatörler ve tabii bir de hayvanlar.. Aslında yazarın İsmail Gezgin bu konuları anlatırken bizlere vermek istediği çok önemli bir mesaj var. Hani saray, müze, antik kent, piramitler vs.gezmeye gittiğimizde hayranlıkla gezdigimiz, falancanın piramidi, filancanın sarayı diye nitelediklerimiz. O eserleri kimler inşaa etti, aslında hangi emekçilerin yaşamına mal oldu? Hangi şartlarda çalıştılar? Kaç nesil o yapılara ömrünü verdi? Kaç genç kızımız bedenini satarak hayallerini öldürdü? O ihtişamlı yapıların içinde kaç çocuk istismar edildi? Işte kitabımızda anlatmak istenen bu gizli kahramanlardı. Adı sanı hiçbir yerde geçmeyen, emeğinin karşılığını hiç göremeyenler! Anılmayanlar, yok sayılanlar, bir mezarı bile olmayanlar.. Düşününce çok acı:( Bir satırında demiş ki; "Göz güzelle büyülenir, gönül kör olur!" Tam da böyle oluyor
Arkeoloji
Ötekilerin Arkeolojisiİsmail Gezgin · Pinhan Yayıncılık · 202474 okunma
Kırık bir tastan içilen suyun peşinde
Puan vermedi·252 syf.··
2024 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 17:00
Kahramanlarıyla bağ kurabildiğim romanları ayrı seviyorum. Bundan böyle Çalıkuşu’nun Feridesi, Huzur’un Mümtaz’ı gibi Kan Davasının Ömer’i de bir parça benimle yaşıyacaktır. Adı Kan davası olsada asıl tema eğitim, öğretmenlik, bolca çocuk sevgisi ve sevginin dönüştürücü gücü. “Eğitimde feda edilecek çocuk yoktur”un somutlaştırılmış hali. Yeni eğitim&öğretim yılı başlamışken okunacak en güzel kitaplardan olabilir, bir kere hikaye masalsı, yazarın üslubu çok akıcı. Reşat Nuri’nin en az ilgi gören eseri olması şaşırtıyor beni, keşke daha çok insan okusa. #Spoiler# Kimsesizliğini kimsesi yapmış, hayatın en zorlu, en çetin sınavlarından geçerek askeri okula yolu düşmüş, ama sonunda öğretmen okuluna gönderilerek memlekete öğretmen çıkmıştır Ömer. Savaş başlayıncada hiç tereddüt etmeden memleketi müdafaaya katılmıştır. Görev yerine giderken trenin durduğu Bozova istasyonunda küçük bir kızın elinden kırık bir çeşme tasında su içmiş ve onda hiç sahip olmadığı aile sıcaklığını hissetmiştir. Treni beklediği süreyi değerlendirmek isteyerek onunla bayram yerine gitmiş, alışveriş yapmış, eğlenmiştir. Kısa bir süre için baba&kız oyunu oynamışlardır. Ömer hiç tatmadığı bu aile sevgisinin şaşkınlığından mıdır bilinmez küçük kıza adını sormayı unutmuştur. Tüm askerliği süresince bu oyunu en buhranlı zamanlarında bilinçaltının derinliklerinden çıkarmış, adeta onu sayıklamıştır. Askerlik bitip dönme zamanı gelince kimsesizliği yine onu yakalamış, nereye gideceği belirsiz bir halde trende seyahat ederken kader onu tekrar Bozova istasyonuna getirmiştir. Hiç sahip olmadığı küçük kızını bulur, tekrar görür umuduyla kendine bile itiraf edemediği bu isteğiyle trenden iner. Kimsesiz kızını bulamaz fakat eski bir asker arkadaşıyla karşılaşır. Murat bey Bozova ilçesinde devletin mühendisi
Edebiyat & Roman
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 2009857 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·251 syf.··
2022 8. kitabı
Okuyalı çok oldu da inceleme yazmayı unutmuşum. Her bir gece devrildiğinde, Binbir Gece Masalları biterse ne yaparım yerine hangi masalları korum diye düşünüyorum. Sahi ne yaparım! Hayattan, yani sıkıcı esas gerçekten çekip alıp, başka bir dünyaya götürüyor bu masallar.. İyi ve kötü İfritler , ihtişamlı doğu sarayları ve o sarayların cennetmiş gibi anlatılan bahçeleri, süslü isimler, sakiler ve şarkı söyleyenler, aşkından hasta olan şehzadeler. Sonsuz mutluluklu aşklar. en hoşuma giden anlatımları ise ; hiç tatmadığım halde canımın çektiği yemekler. Şam tatlıcısındaki badem ve narlı sütlü tatlı. "karanfil taneleriyle kokulandırılmış bir şuruba yatırılarak billurlaşmış hurmalar" Sanki masal içinde yaşananlar mümkün olabilirmiş gibi. Sanki Binbir Gece'de tüm yaşananlar vaktiyle yaşanmış gibi
Binbir Gece Masalları 5Anonim · Afa Yayınları · 199821 okunma
9/10
·132 syf.··
2022 3. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 16:46
Es-selamualeykum "Hiç şüphe yok ki tek aziz ve Celil olan Allah u Teala hazretleri, Şaban'ın yarısı gecesinde yani Berat gecesinde sema-i dünyaya nuzül buyurur ve Arapların meşhur ve Beni kelb yani Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca Müslümanın günahlarını afv u mağfiret eyler." (Deylemi, el Firdevs, V, 254, r.8107) BERAAT KANDİLİ Berat gecesi, Şaban ayının en mühim gecesidir; yılın da en mübarek, en dikkat edilecek, ihya olunacak gecelerinden biridir, meleklerin bayramıdır. Bu gece yeryüzüne fazla rahmet, bereket ve hayır iner; Mü'minlerin çoğu af ve mağfiret olunur; ancak şirke bulaşanlar, birbirlerine kim tutanlar, dostlar ve akrabalar ile ilgiyi kesenler, sihir yapanlar, kahinler, ayyaşlar, faizciler, namusunu satanlar hariç! Berat gecesinde eceller, rızıklar, hacca gidecekler, ölecekler, saidler, şakiler, senenin mühim olayları yazılır, tespit edilir, kesinleşir; kimi Allah'ın rahmetine erer, kimi mahrum kalır; kimi mükafatlandırılır, kimi cezalanır; nicesinin kefeni hazırlanmıştır, o çarşıda alışverişte; kiminin kabri kesinleşmiştir, o gafilce eğlencede; nice gülen vardır, eceli yakın; nice bina vardır, sahibi toprağa girecek; nice cennet uman vardır, cehennemde yanacak nice sevap Uman vardır ikaba uğrayacak; nice kar bekleyen vardır, zarara çarpılacak. Sevgili Kardeşlerim. Bu mühim gece için önceden hazırlanın. Oruç tutun, zekat ve sadaka verin, salât u selamlar getirin, çok zikir yapın, tevbe edin, Kur'an okuyun, nafile namaz kılın, sıla-i rahim yapın, ağlayın, dua edin, Mevla'ya yalvarın da sizi, bizi mağfiret eylesın. Adımızı "Divan-ı Süeda" ya kayıt buyursun, bahtımızı güzel kılsın, rızkımızı bol versin, nusretiyle bizleri ve mücahid kullarını takviye etsin, zaferlere erdirsin, fütühat ve füyüzata mazhar kılsın, başımızdan musibetleri,
Berat KandiliMahmud Es'ad Coşan · Server Yayınevi · 094 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2022 2. kitabı
Yaşını başını almışlarla sohbet etmeyi ben de severim. Belki bizim de geçeceğimiz yolun yolcusu olmuşlardan bunun neye benzediğini öğrenmeliyiz. Adaletle ve dindarlıkla geçirmiş biri için şair; insanın yüreğini neşelendiren ve ahir ömrünü besleyen tatlı bir refakatçi, fanilerin değişken zihninin hakimi, yoldaş umut. Adalet, herkese kendine uygun olanı vermektir. Yetenekli biçimde koruyan kişi, aynı zamanda o şey çalma konusunda da ustadır. Adil insan parayı korumada, usta ise çalmada da usta olabilir. Adalet, bir çeşit hırsızlık gibi bir şey. Ama dostların yararına düşmanların zararına olmak şartıyla. Hem iyi görünen hem de iyi olan dosttur. İnsanlar da kendilerine kötülük edildiğinde insana ait ayırıcı bir özellikten dolayı kötüleşir. Kötülük gören insanlar, eskisinden daha adaletsiz olur. Bilgi kişiyi terk ettiğinde kişi artık usta değildir. Hekimlik, Hekimliğin menfaatini değil; bedeninin menfaatini düşünmeli. Yönetici, yaptığı ve söylediği her şeyde gözlerini; yönettiklerinin menfaatine diker. Adalet ve adil kelimesi kelimesine, başkasının yararına olandır; Güçlünün, yöneticinin yararı; fakat kendisine itaat ve hizmet eden tüm tebaanın zararıdır adalet. Yönetici, kelimenin tam anlamıyla, aşağı olanları kendileri için değil; güçlünün menfaatine, güçlüyü mutlu etmek üzere yönetir. Paylaşmaya gelince; adaletsiz çok kazanır, adil ise hiçbir şey. Yönetim hizmetine karşılık açıkça para almayı kendilerine "ücretli uşak" adı takılacak diye, kurumlar vasıtasıyla gizlice almayı ise "hırsız" diye anılacaklar diye istemezler.
Felsefe
DevletPlaton (Eflatun) · Antik Yayınları · 201432,9bin okunma
Doğanın Başına Gelen En Büyük Talihsizlik : İnsanlık
9/10
·196 syf.··
2021 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 14:39
Kitabın incelemesine geçmeden önce şu sözü buraya bırakıyorum ; “DOĞA İLE SAVAŞ HALİNDEYİZ . EĞER KAZANIRSAK , KAYBEDECEĞİZ .” (Hubert Reeves) Büyük büyük yazayım da gözden kaçmasın. Son Ada adlı kitabın incelemesinden herkese merhabalar,iyi okumalar dilerim. Zülfü Livaneli'den okuduğum ilk kitap ve ilkler konusunda bilinç altıma adını altın harflerle yazdıran kitabı. Uzun zamandır Zülfü Livaneli okumayı düşünüyordum ama hep ne olduysa erteledim erteledim ve geçen hafta itibariyle bu erteleme zincirini kırıp, Son Ada adlı kitabı okumaya başlayıp bugün itibariyle bitirdim. Yaklaşık 9 gün süren okumam aslında çok daha kısa olabilirdi, 2 günde de bitirebilirdim ama hani derler yaa “sindire sindire” işte benim okuma olayım da öyle oldu. Verdiği mesajlar açısından, olay kurgusu mükemmel düzeyde. Ayrıca ilkler olayına biraz dikkat eden biriyim. İlkler zaten hayatımızda her zaman önemli yere sahiptir, öyle değil mi? Son Ada adlı kitabı biraz da içerik bakımından ele alalım. Sayın takipçim ve ayrıca bu incelemeyi okumayı buraya kadar sürdüren kişi, burdan sonrası spoiler içermektedir. Değerli bilginize... Kitabın başlarını okurken, Sakiler adlı gruptan “Dünyadan Uzak” şarkısı sürekli aklıma geldi durdu. Kitabın anlatımları, betimlemeleri tamamen şu sözleri aklıma getiriyordu “Bir yer bulalım dünyadan uzak” hazır bu sözler demişken bağlantı linkini bırakayım da dinlersiniz. (youtu.be/5z-j3_J30rg) Geri dönelim, evet son ada işte böyle bir şey. İsminden de anlaşılacağı gibi, sessiz, sakin, huzurlu ve kafa dinlemek için insanların tatil amaçlı ve kimilerinin de yerleşik hayata geçtiği bölge. Kitabın başlarında, ah keşke orda yaşasam, dediğim ama orta ve sonlara doğru gelişen iğrenç olaylara da küfür küfür ede ede geçtiğim bölümler oldu. Ada da yaşam stabile
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma