Çoktandır ağzıma değmemiş sana gelmek
Uzun bir bardakta
Beyazlara bürünen hasretin
Cigaramı ateşleyen kibritin sesinde
Çoğu kez yalnız
Dişime vurduğum cam sesinde bulurum...
Sonra çay gelir
Susar
Dilim
Yüreğim konuşur...
Yoksulluk ayıp değil; bunu bilirim, içkiciliğin de bir erdem olmadığını daha iyi bilirim. Ama düşkünlük, saygıdeğer efendim, düşkünlük, ayıptır.
Yoksullukta, yaradılışınızın soylu duygularını henüz koruyabilirsiniz!
Düşkünlükte ise, bunu hiç kimse, hiç bir zaman yapamamıştır.
Şöyle bir sonuç çıkıyordu:
Ben kaftanımı ikiye bölüyor, yarısını komşuma veriyordum.
Böylece ikimiz de,
"Bir kaç tavşanın peşinden koşan hiçbirini tutamaz!" diyen Rus atasözünde olduğu gibi, yararı yarıya çıplak kalıyorduk. Bilgi ise,herkesten önce kendini sev der. Çünkü dünyada her şey kişisel çıkar temeli üzerine kurulmuştur.