Dindar/muhafazakârların bir partide, Alevi ve Atatürkçülerin bir partide, Kürtlerin bir partide, milliyetçilerin bir partide toplandığı bir siyaset anlayışıyla bu sorunu çözemeyiz.
Kimliklerden, inançlardan, mezheplerden bağımsız, liyakati, özgürlüğü, demokrasiyi, hukuku, özgürlükçü laikliği temel alan yeni bir ‘biz’ yaratmaya ihtiyacımız var.
Levent GÜLTEKİN
Benzer cümleleri tüm siyasi parti liderleri kuruyor ama olmuyor, olacak gibide durmuyor. Neden acaba?
Yalnızca deney yapanlar, karıncaya benzerler: Biriktirirler ve kullanırlar. Salt akılcılar, örümcek gibidir: Öz varlıklarının dışında ağ örerler. Bilim adamlarını temsil eden arı ise, bahçedeki çiçeklerden gerecini toplar, ama kendi gücüyle onu sindirir ve dönüştürür.
Francis Bacon
Einstein' ın tanımı: Bilim her türlü düzenden yoksun duyu verileri (algılar) ile mantıksal olarak düzenli düşünme arasında uygunluk sağlama çabasıdır.
Russell' ın tanımı: Bilim, gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla önce dünyaya ilişkin olguları, sonra bu olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır.
Her iki tanımda da olgulardan ve mantıksal düşünme ya da uslamadan söz edilmektedir.
ANCAK
Einstein'ın tanımında bilime duyu verileri olarak konu oluşturan olgular düzensizdir. Algı dünyamız bir kaostan başka bir şey değildir. Düzen olgu dünyasının değil, mantığın, insan aklının bir niteliğidir. Bilim, aklın düzenleyici niteliğini, yani mantığı kullanarak olgu dünyasını anlaşılır kılmaya çalışır. Russell'ın tanımında ise akla olguları düzenleme görevi değil, gözlem yolu ile saptanan olgular arasındaki ilişkileri bulma görevi düşmektedir. Einstein'ın tam tersine Russell, doğayı düzenli saymaktadır. Bilim bu düzeni bulma ve dile getirme çabasıdır.