"Maskelerin ardındaki insan."
5/10
·416 syf.··
2026 12. kitabı
Felsefe ile psikoterapinin tıp tarihi zemininde bu kadar kusursuz evlendirildiği bir başka eser var mıdır, emin değilim. Irvin Yalom, "Nietzsche Ağladığında" ile sadece kurgusal bir roman yazmamış; adeta okurun ruhuna, kendi hayatını sorgulatacak aynalar yerleştirmiş. Kitap, Lou Salomé’nin ricasıyla ümitsizliğe çare arayan Dr. Josef Breuer ile yalnızlığı bir zırh gibi kuşanan filozof Friedrich Nietzsche’nin yollarının kesişmesini konu alıyor. Ancak hikaye ilerledikçe kimin doktor, kimin hasta olduğu birbirine karışıyor. Karşılıklı bir "akıl düellosu" olarak başlayan diyaloglar, bir süre sonra iki insanın en çıplak, en savunmasız halleriyle yüzleştiği bir ruh ortaklığına dönüşüyor. Benim için kitabın kalbini oluşturan birkaç temel sarsıntı şunlar oldu: Saplantılar ve Yaşanmamış Hayatlar: Dr. Breuer’in Bertha saplantısı ile Nietzsche’nin Lou Salomé tutkusu... Yalom bize çok net bir şey gösteriyor: Bir başkasına duyulan aşırı saplantı, aslında insanın kendi içindeki boşluktan, yaşayamadığı gençliğinden ve ölüm korkusundan kaçma çabasıdır. Amor Fati (Kaderini Sevmek): Kitap boyunca kulaklarımızda çınlayan o soru: "Böyle bir hayatı, her detayıyla sonsuza kadar aynen tekrar yaşamayı ister miydiniz?" Kendi seçimlerinin sorumluluğunu alamayan, hayatını toplumun veya evliliğin sınırlarına hapsolmuş hisseden Breuer üzerinden, aslında hepimizin özgürlük korkusu yüzümüze vuruluyor. Yalnızlığın İki Yüzü: Nietzsche’nin o gururlu, kimseye muhtaç olmak istemeyen duvarlarının arkasında aslında ne kadar büyük bir "anlaşılma" açlığı olduğunu görmek can yakıcıydı. Onun ağlaması, zayıflık değil; insanın kendi sınırlarını ve incinebilirliğini kabul ettiği o muazzam özgürleşme anıydı. Üslup üzerine: Dönemin Viyana atmosferi, genç Sigmund Freud'un ayak sesleri ve satır aralarına
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 30. kitabı
Əsərdəki baş qəhrəmanımız olan Feniçka, 19-cu əsr avropasında, ortalama bir qadından tələb olunanların əksinə, yalnız başına səyahət etməyi, kafelərə və teatrlara tək başına getməyi, intellektual cəmiyyətdə var olmağı və cəmiyyətdəki qadından gözlənilən bütün cinsiyyət ayrımlarını rədd edən güclü, biraz da dəlisov bir obrazdır. O bir gün, Parisdəki səyahəti sırasında təsadüfən, ixtisasca psixoloq olan, mühafizəkar düşüncəli, Max Verner ilə rastlaşır. Max ilk başda Feniçka haqqında, mənfi düşünsə də, daha sonra ikilinin arasındaki dostluq artdıqca, həm Max Verner'in Qadınlara olan baxışı, həm də Feniçkanın insan münasibətlərinə olan görüşü tamamilə dəyişəcəkdir. Məncə oxumağa dəyər əsərdi, lakin Salome'nin ən yaxşı əsəridir demək olmaz. Bilirsiz ki, Salome Nietzsche, Rilke və Freud kimi adamları barmağında oynatmış biridi, ondan daha yaxşısını gözləyərdim, biraz gözləntimin altında qaldı.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·416 syf.·
2020 648. kitabı
Öyle bir roman düşünün ki eserin karakterlerinden bir tanesi gelmiş geçmiş en önemli filozoflardan biri Nietzsche, diğer tarafta psikanalizin kurucusu Freud, devrinin en önemli doktorlarından biri olan Josef Breuer ve tabii ki güzelliğiyle etrafındaki erkekleri kendine hayran bırakan, adı Nietzsche, Rilke hatta Tolstoy'la aşk dedikodularına karışmış, başına buyruk ve önemli edebi eserler ortaya koymuş olan Lou Salome. Böyle bir kadronun varlığı bile o kitabı çekici kılıyor, okuma isteği oluşturuyor. Roman olmasının yanında edebi anlatımı, felsefik, psikolojik ve tarihi içeriğiyle de dolu dolu bir eser. Doktor Breuer ve Nietzsche kitabın iki ana karakteri olarak görülmektedir. Yukarıda saydıklarım ve sayamadığım diğer karakterler de yan karakterleri oluşturmaktadır. Ümitsizlik içerisindeki Nietzsche'yi tedavi etmeyi üstlenmiş Doktor Breuer ile Nietzsche arasında bu tedavi sürecinde aralarında geçen diyaloglar kitabın ana hatlarını oluşturuyor. Tabii ki hasta koltuğundaki isim Nietzsche olunca zamanla roller değişiyor ve Nietzsche, Breuer'ın doktoru oluyor. Günden güne iyice birbirine açılan bu iki insanın içsel yolculukları, tıkındıkları yerde birbirlerine yardım edişleri, ikili arasında gerçekleşen felsefe, psikoloji içerikli entellektüel sohbetleri benim için tadına doyum olmaz nitelikteydi. Yazarın anlatımı da ekstra bir alkışı hakediyor. Benim gibi çok felsefe içerikli eserler okumayanlar bile bu anlatım şekliyle kitabı okumakta ve anlamakta çok zorlanmayacaktır. Gönül rahatlığıyla bu güzel eseri okumayan herkese tavsiye eder, şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 9. kitabı
! Spoiler içerebilir ! Siz sevdiği kitapları tekrardan okuyabilenlerden misiniz bilmiyorum ama ben değilim. Ne kadar sevsem de elim bir okuduğuma bir daha kolay kolay gitmiyor benim. Biraz herhangi bir yerde kıpırdayamaz hale gelecek şekilde kök salmamak için biraz da daha okumamış olduğum kitaplardan yayılan bilinmezliğin, farklı bir düşüncenin, cümlenin, karakterin cazibesinden sanıyorum. Başka nedenleri de olabilir. Yalnız birkaç seferdir okuduğum kitapları daha bitirmeden tekrar okumanın hayalini kurarken buluyorum kendimi. Kitaba daha onu bitirip bir kenara atmadan tekrar çekiliyorum. Feniçka da bu duyguyu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı bir süredir. Çok kısa bir zaman önce okumama rağmen tekrar elime aldım onu. İlk okumamda çok etkilenmiştim. Sürekli bir sonraki sayfanın heyecanı içinde bazı yerleri çok da anlamasam da geçmişim. Bunu çok net fark ettim. Tekrar okuduğumda mekanlar diğer kişiler vs. ye dair şeylere çok daha dikkat etme fırsatım oldu. Salomenin hayatını çok daha iyi bilerek okuyunca içinde kendi hayatına dair daha çok şey gördüm. 8. Sf'da hem yazarına hem karakterine ait ortak özellikler göze çarpıyordu: •Moskovada doğmuştu. (St. Petersburgda doğdu) •Eski bir askeri doktor olan babasıyla (Salomeninki de rus general) birlikte daha küçük yaşlarda İsviçreye gitmiş, burda üniversite öğrenimine başlamıştı. •Babasının ölümünden sonra (17 yaşında kaybetmiş Salome de babasını) bir yığın çaba gerektiren uğraşlarl, ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüştü. •Anlaşılan Zürihte (Salomenin okuduğu yer) arkadaş olduğu pek çok erkekle birlikte okuyordu. Bunlar yakalaması kolay benzerliklerdi ama dediğim gibi ben kitap boyunca bunları gördüm. Eğer Salomeyi Nietzsche'nin evlilik teklifini reddeden kadın olarak
FeniçkaLou Andreas-Salomé · İş Bankası Kültür Yayınları · 20219,5bin okunma
Tam bir Bizans Oyunu!
Puan vermedi·416 syf.··
2026 253. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:37
Olaylar ve kişiler hem gerçek hem kurgu bu açıdan kitabın sonundaki yazarın notunu kitaba başlamadan okumak daha faydalı olabilir. ''Doktor Breuer son derece acil bir sorun için sizi görmem gerekiyor. Alman felsefesinin geleceği sallantıda. Yarın sabah saat dokuzda Cafe Sorrento'da buluşalım.'' -Lou Salome- şeklinde notla başlıyor kitap. Bu aslında Lou Salome'nin Breuer'den filozof arkadaşı Nietzsche için bir yardım çağrısıydı. Üstelik hastanın kendisinin tedavinin farkında olmaması şartıyla. Neden nietzsche kendisi başvurmamıştı doktora? Breuer hiç tanımadığı birinden neden böyle bir kart almıştı? Aldıysa da neden kabul etmeliydi bu teklifi? Kabul etse dahi hastanın haberi olmadan onu nasıl tedavi edebilirdi ki? Bu soruların cevabını ve biraz da nietzsche yi merakla başladım kitabı okumaya. Irvin D. Yalom un da okuduğum ilk kitabı oldu bu ve anlatımını, kurgu yeteneğini daha doğrusu gerçekle kurguyu harmanlama şeklini çok beğendim. Psikoloji ile ilgili okuduğum kitaplar genelde biraz durağandı ama bu kitap oldukça akıcı. Kitabı okurken Doktor Breuer ile Profesör Nietzsche arasında satranç mücadelesini andıran bir tedavi sürecine şahit olacak kendilerinin de sürekli karıştırdığı gibi tedavi edenin kim olduğunu ayırt etmekte zorlanacaksınız. Psikoterapi ile ilgili de bir ön okuma yapabileceksiniz aynı zamanda bu alanda pek kitap okumadıysanız. ''Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar.'' diyordu Böyle Söyledi Zerdüşt kitabında Friedrich Nietzsche bakalım kimler zincirlerini kırabilecek bu kitap sayesinde. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:37
Lou Andreas-Salomé'nin Fenitchka adlı kısa romanı, aşkı, özgürlüğü ve kadın kimliğini dönemin toplumsal kalıpları üzerinden sorgulayan zarif bir eser. Hikâye, genç ve bağımsız bir kadın olan Fenitchka ile onu anlamaya çalışan insanların etrafında şekillenir. Salomé, karakterlerinin iç dünyasını büyük bir incelikle işlerken, aşkın sahip olmak mı yoksa anlamak mı olduğu sorusunu da okura bırakır. Kısa olmasına rağmen düşündüren, insan ilişkilerine farklı bir pencereden bakmayı sağlayan etkileyici bir klasik. "Bazı kitaplar olaylarıyla değil, bıraktıkları düşüncelerle hatırlanır. Fenitchka da onlardan biri.
Felsefe
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma