"Huzursuzluğun Kitabı" (Livro do Desassossego), modern yeraltı edebiyatın en önemli ve özgün eserlerinden biridir. Pessoa, bu eseri Bernardo Soares adlı heteronimi aracılığıyla kaleme almıştır. Kimlik, varoluş ve edebi yaratıcılık üzerine derin düşünceler vardır. Düşüncelerin derinliği sizinde derinliğinizi içine alarak sonsuz bir boşluğa dönüşmektedir. Kitap, bir olay örgüsünden ziyade, parça parça düşüncelerden, günlüklerden, içsel monologlardan oluşur. Eser kimyası gereği hem bir bütünlük hem de bir dağınıklık hissi verir. Tıpkı insan ruhunun karmaşıklığı gibi. Bu eser bazı durumlarda okunmamak için çok direnir. Bu direniş yaşamımızla, bizim aramızdaki çelişkiye benzer. Kitap gerçekten isminin hakkını vermektedir. Biraz optimist bir insansanız bu eserin anlatmak istediklerini algılamak için, çok fazla efor sarf etmeniz gerekecektir. Eseri tamamen okuyabilmek gerçekten zor bir eylem.
Bu zorlukların yanı sıra eser bir düşünce ve duygu atlasıdır.
Dil ve üslubu hakkında ise şöyle söylebilirim. Pessoa’nın dili son derece zengindir. Şiirsel bir akıcılığa sahiptir. Her bir kısım, okuyucuyu derin düşüncelere sevk eden metaforlar ve simgelerle doludur. Bu dilsel zenginlik, kitabı bir edebi güzellik haline getirir. Yazarın üslubu, okuyucunun zihninde yankılanan bir melodi gibi, hem huzur verir hem de huzursuz eder.
Eser sizi içsel bir buhrana sokup kendinizin, varoluşunuzun derinliklerinize inmeniz için baskı yapar. Kendinizi tanımanızı, dünya üzerindeki yerimizi öğrenmenizi sağlar. Okuması ve bu mücadeleye girmeniz ne kadar zor olursa olsun. Savaşınızı vermeli ve tek düze bir varoluşu kabul etmemelisiniz. Bu motivasyonu da bu eserden alabilirsiniz. Edebiyatın ölümsüz eserlerinden biri olabilmesindeki en etkili durum da bence melankolik bir kimyaya sahip olmasına rağmen