#YektaKopan ile tanışma kitabım #SakınOrayaGitme 12 adet öyküden oluşmakta. Bu hikayeler genel olarak aile bağları, arkadaşlıklar, içsel yalnızlık, kendini ifade edememe, yazma arzusu, geçmişe özlem, geleceğe kayıtsızlık gibi temalar içeriyor. Yazarın yormayan bir kalemi var. Ortalama 10 sayfa her bir öykü ama içinde derin mesajlar taşıyor, okurken sıkmıyor. Kitabın adı da ilk öykünün içindeki bir haykırıştan geliyor. Sanırım en çok etkilendiklerim de ‘Samodey’ ve ‘Ev Hali’ oldu. Kısa kısa her bir öyküden bir cümle bahsetmek isterim.
Samodey; Annesi alzheimer olan bir erkeğin duygu yüklü isyanını anlatıyor.
Cesur geyikler; Tutuklanmış ve işkenceye uğrayan iki komünisttin konuşmadan ve insanlığını yitirmeden direnişini anlatıyor.
Katil, uşak; Bir sürü masum insanın ve hayvanın bulunduğu köyleri yakan, gaddar bir diktatörün bir akşam danışmanlarıyla yediği yemekte, kendi köyünün yakılması emrine de tanık olan garson tarafından zehirlenmesi anlatılıyor.
Mektup; kendi halinde öksüz yetim beyaz eşyacıda satış danışmanı olan bir adam bir gün sarı bir zarf ile mektup alır. Bu mektup hiç bilmediği bir dildedir ancak bizzat adına ve adresine yazılmıştır. İşin içinden çıkamaz ve bir tercümana gider ve orada derdini bir türlü izah edemez şifreli bir mesaj olduğu düşünülür.
Ev hali; Toplumun huzuruna zarar vermeme gerekçesi ile ‘her yazara bir tamirci’ sloganıyla aslında yazarlara birer sansürcü veriliyor. Kendilerini özgürce dile getirmek isteyen yazarlardan yalnızca bir tanesinin düşüncelerini anlatıyor.
Bisiklet; Arkadaşının öldüğünü öğrenen bir adam, dört gün önce arkadaşının kendine attığı maili tekrar açtı ve okudu. İstanbul’un kaosundan yorulan, Urla’ya yerleşmek ve bir yazar olmak isteyen arkadaşı bir de öyküsünü eklemişti maile ve gerçekçi, sert eleştiri bekliyordu ama