“Sonunda o kadınla karşılaşmıştı; kadınlar hakkında düşünmeye alışık olmadığı için pek düşünmediği, ama günün birinde karşılaşacağını belli belirsiz de olsa umduğu kadınla.”
Japon araştırmacı farklı bir dizi araştırma daha gerçekleştirmişti: Birbirinin aynı iki kavanoza pişmiş pirinç koymuştu. Her gün kavanozlardaki pirinçlerle “konuşmuş”, ilkine güzel sözlerle teşekkür ederken, ikincisine “hiçbir işe yaramadığını” söylemişti. Bir ayın sonunda kötü sözlere maruz kalan pirincin çok daha çabuk küflendiğini görmüştü. Bütün bunlara inanmakta güçlük çekiyordum!
Hayatımın anlamı nedir?
Mesele sadece daha uzun yaşamak mı, yoksa daha yüksek bir amaç mı aramalıyım?
Neden bazı insanlar ne istediğini bilirken ve yaşam tutkuları varken diğerleri kafa karışıklığıyla güçsüzleşiyor?’