Spoiler İçerir!
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Cengiz Aytmatov okumayı seviyorum. Beni öyle dinlendiriyor ki her seferinde kendimi Orta Asya'nın(Türkistan'ın) o uçsuz bucaksız bazen yemyeşil bazense sapsarı bozkırlarında buluyorum. Yazarın betimlemeleri çok gerçekçi ve güzel. Aynı zamanda işlediği karakterlerin de düşünce ve duygularını çok güzel yansıtıyor. Deve Gözü hikayesini beğendim ama bana sanki yarım kalmış bir hikaye gibi geldi. Kemal karakterinin hayallerine kavuştuğunu görmek isterdim en azından. Yahut keçi güden kızla bir gelecekleri oldu mu? Abakir kıza ne dedi? Bunları bilmek isterdim ama sanırım yazar bize bırakıyor sonunu. Baydamtal Irmağı hikayesi ise bana bir İran filmini anımsattı: Serçelerin Şarkısı. İkisinde de hırs var. İkisinde de hırsı yüzünden kaybetmek var. Tavsiye ederim güzeldi.
Deve GözüCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20214,036 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
youtu.be/3Y1bv0jkrdQ Devasa boyutlarda bir yaratık,Boyu yaklaşık iki metre, Kol ve bacakları orantılı, Sapsarı teni kaslarını ve altlarındaki damarları zar zor örtüyor. Saçı parlak siyah ve dalgalı. Dişleri inci gibi beyaz, ama tüm bu özellikleri, göz çukurlarının kirli beyazıyla neredeyse tıpatıp aynı renkteki buğulu gözleri; buruş buruş çehresi ve kapkara dudaklarıyla dehşet bir tezat oluşturmaktan başka işe yaramıyor. Hiçbir ölümlü yoktur ki o çehrenin dehşetine katlanabilsin. Canlanmış bir mumya dahi o yaratığın çirkinliğiyle yarışamaz
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.·
2026 11. kitabı
HAYAL AĞACIM MİMOZA YAZAR: BİGE GÜVEN KIZILAY SAYFA SAYISI: 184 Yazar Ankara’lı olup TED Koleji ve ODTÜ Sosyoloji mezunudur. Kurumsal birçok firmada yöneticilik yaptıktan sonra eşiyle birlikte 2003 yılından beri tekstil üzerine kendi şirketlerini kurmuşlardır. Bu arada yazarlığa ağırlık veren Bige Güven Kızılay’ın romanlarının yanı sıra kendi bloğunda paylaştığı yazılarının yer aldığı Hayal Ağacım serisine ait kitapları bulunmaktadır. Hayal Ağacım Mimoza kitabı, daha önce bloğunda yazmış olduğu yazıların bir araya gelmesi ile oluşmuş deneme sohbet tarzındadır. İlhan İrem, Cüneyt Arkın ve Halit Kıvanç’a da yer verdiği bu kitabında geçmişten günümüze yaşadıklarımıza dair birçok konuyu ele almıştır. Yazılarında, Covid döneminden, dedesinin almış olduğu İstiklal madalyasına kadar her türlü konuya vermektedir. Dilinin sade ve akıcı olmasından dolayı yazarın kitaplarını bir solukta bitirebilirsiniz. Yazardan okuduğum dördüncü kitap. Emanet kadar sevdiğimi söyleyemem ama kendisi çok sevdiğim bir kalem olduğundan bu kitabına da haksızlık yapamam. Ama bana göre yazarın romancılık alanında kalemi daha cezbedici, keyifli. Halen yazarla tanışmadıysanız mutlaka ilk fırsatta okuyun, tanıyın derim. ALINTILAR Gündüz açar, gece kapatır çiçeklerini mimoza ağacı. Bir bilim insanı bir deney yapar. Bütün gün karanlıkta tutar onu. Ne olur bilir misiniz? Gündüzle eş saatte, karanlıkta da açar o sapsarı çiçeklerini mimoza. İşte sen…mimozasın Türkiye’m. Kimse seni karanlığında boğamaz. Senin ışığın kendi içinde. Işık sensin de farkında değilsin...(Sf:11) Ölüm sadece bir kelime Atam. Sen... dokuzu beş geçe ölüme değil, ölümsüzlüğe yürümüşsün. (Sf:92) Kötülerin en büyük korkusu, kötülüklerine seyirci bulamamaktır.(Sf:183) Bige Güven Kızılay
Hayal Ağacım MimozaBige Güven Kızılay · İnkılâp Kitabevi · 202573 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 16. kitabı
Bir ömür… başkalarının gölgesinde geçebilir mi? Çiçeklenmeler tam da bunu anlatıyor. Kendi hayatına hiç yön verememiş, kararları hep başkaları tarafından alınmış bir kadın… Geçte olsa sevdiği adamla evleniyor ama aynı evde iki yabancı gibi yaşıyorlar. Aynı sofrada buluşan, ama hiç “birlikte” olamayan bir çift… kabus gibi değil mi? Sonra hayat onu yalnız bırakıyor. Ve belki de ilk kez… kendisiyle baş başa kalıyor. Biraz üzülüyor, bolca düşünüyor ve kocaman ev ona bomboş geliyor. Her şey anlamını yitiyor fakat…. Bir pencere… Bir karavan… (Sapsarı minnoş bir karavan) Ve küçük bir cesaret. İşte tam orada başlıyor asıl hikâye. Kendini bulmanın, geç kalınmış sandığımız bir hayatın yeniden filizlenişi başlıyor. Bazen….farkında olmadan zamanın gelmesini bekleriz.
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Beyhude Ömrüm
Puan vermedi
Bu kitap tek bir an olsaydı; bulutsuz masmavi gök ve sapsarı güneşin ışıkları altında sıcacık bir toprağın üzerinde hem umutlu hem düşünceli duygularla yürürken bir adım ileri attığınızda zamanın durduğu an, işte o an olurdu. Eğer bir ay olsaydı ağustos ayı, bir renk olsaydı turuncu, bir yer olsaydı köylerimiz, bir insan olsaydı, dedelerimiz ninelerimiz büyüklerimiz olurdu. Bir duygu olsaydı kesinlikle hüzün olurdu. Ne ilginç ki yalnızca kelimelerden, cümlelerden oluşan bu kitap öyle sıcak bir dille yazılmış ki sadece okumuyor, yaşıyor ve hissediyorsunuz. Mustafa Kutlu’nun dilinin yanında, hikayeyi yaşatan bir başka sebep daha var bence: tüm hikayenin doğanın, yeşilin, göğün, börtü böceğin, sebzenin meyvenin, toprağın içinde geçmesi… çünkü şehirlerde doğaya özlemle doluyuz. Ama bir gün tekrar doğaya hasret kalacağından habersiz olan insan şehirlere göç etme isteği ile dolup taşıyor. Ne zaman ki doğadan uzaklaşıyor, işte o zaman renkler soluklaşıyor ve kayboluyor… masmavi gök, sıcacık renkler kayboluyor ve tek başına kalıyor insan.
1000Kitap
Beyhude ÖmrümMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201910,1bin okunma
Bazı kitaplar sizi sarsar ve yaralar.
8/10
·512 syf.·
2026 55. kitabı
Okurken ,bitirirken ve hatta bitirdikten sonra bile sizi çarpan,sekteye uğratan ve yaralayan kitaplar vardır.Karaktere kızmak isterken onu anlamaya çalışırken boğulursunuz onunla birlikte bir yol bulmaya çalışırsınız. Evada benim için öyle bir karakterdi işte... ilk atmış sayfasında, bu saçmalığı niye okuyorum diye başladığım,ama sonrasında bir vantuz gibi beni içine çeken ,unutmayacağım kitaplar arasında ilk sıralarda yerini alan nobel ödüllü bir kitap oldu #k:473938. Kitap bize muhteşem bir hayata sahip Evanın aşık olup;aşık olduktan sonra kocasını mutlu etmek için çırpınırken yaşadığı dehlizi anlatıyor .Hislerimiz bize şifreler verse bile aşkın gücüyle, cesarete kapılıp hayatımızda yapamayacağımız dediğimiz yollara saparız.İşte Evanın sınavı burada başlıyor. Anne olmak ona ürkütücü geliyor ,ödü patlıyor ama elinden geleni yapıyor .Kevin öyle zor bir çocuk ki tüm ezberleri bozuyor.Anne över,baba sever Türk aile kuralı burada geçerli değil Baba her şeyi ben bilirim edasında yorucu bir tip,Eva çok yanlız kalıyor ve hiç destek göremiyor .Hatta başarısızlık öyle kötü hissettiriyor ki hikayenin masum kızını doğuruyor ve bir çıkış noktası arıyor. Bu noktada anne ve baba çocukları paylaşıyor ve bundan sonra bence hiç hoş şeyler olmuyor.Yazar bunu bize Evanın kocasına yazdığı mektuplarla anlatıyor.Bu mektuplar bazen yorucu olsa bile ,bazen çok derin gerçeklere ve tahlillere dayanıyor. Daha önce annelerin gücünü gösteren kitaplar okumuştum. Orada onlara destek olan bir çok karakter vardı, oysa Eva o kadar yanlızdı ki sorumsuz koca figürü ,oyun arkadaşı olmaktan öteye gidemeyen bir baba figürüydü. Evanın annesi ise kendi alemindeydi, kızına hiç destek olmadı. Öyle bir yanlızlık içinde tutunduğu tek dal celiaydı ,ama orada bile hayal kırıklığına ugradı. Kevin hakkında
Kevin Hakkında KonuşmalıyızLionel Shriver · Koridor Yayıncılık · 2025244 okunma
Reklam
Reklam