Sevgi

10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2024 23:49
,"Benim ışığımın senin karanlığında daha iyi olduğunu kim söyleyebilir ?" Algernon'a Çiçekler'in içeriğini bilmeyenler için bu alıntı pek bir anlam ifade etmese de kitabı okuyanlar Daniel Keyes'in tek bir alıntıyla tüm romanı anlatmasının önünde şapka çıkaracağı su götürmez bir gerçek... Roman ,üzerinde durmamız ; belkide saatlerce düşünmemizi gerektirecek birden çok imge veya direk hayatın akışında var olupta hiç fark etmediğimiz insan yığınına göz ucuyla da olsa bir kez bakmamızı sağlayacak, 32 yaşındaki Charlie Gordon'ın acılı (itiraf etmek gerekirse pek çok acıklı) hayatına bir hayalet gibi süzülüp hem üzücü hem umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Charlie Gordon, zeka geriliği olan "normal"olmayan bir adam. Gittiği eğitim merkezinde okuma yazma öğrenecek kadarda azimli de aynı zamanda. Daha önce dünyada örneğine rastlanmamış bir deneyin deneği olmayı kabul eder ve "akıllı" olabileceği günleri iple çeker. Kitaba adını veren daha önce bu deneyde kullanılan denek fare Algernon ise Algernon ve Charlie arasında farkın çok az olmasının yanı sıra insan-hayvan ayrımı noktasında ne denli ince bir çizgi olduğunu kanıtlama açısından oldukça önemlidir bir semboldür. Romanın derinliklerine inince toplumun içindeki gerçek "aptallar" ve "akıllıları "karıştırmamak içten bile değildir. "insanlar doğuştan iyidir." fikrini tamamen çürüten Algernon'a Çiçekler ,empati kelimesininde sözlük anlamını değiştirir nitelikte argümanlarla doludur. Empati yeteneğimiz bizden daha kötü durumda olanların yerine kendimizi koymamamız sağlayan ahlaki bir erdem olamaz. Empati , evet bizden çok daha kötü durumda olanlar var ve 'ya bizlerde gelecekte "onlar" gibi olursak ,ne yaparız?' fikrinin içimizde sinsice dolaşmasının sözlükteki karşılığı olabilir ancak... Daniel Keyes , 'geri zekalılıktan' dahiliğe eriştirdiği
Edebiyat & Roman
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KIRIK BİR AŞK VE KAYBEDİŞ HİKAYESİ
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 61. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2022 02:18
Hergün muhabbet ettiğimiz ama durup bir saniye bile üzerine düşünmediğimiz insanların, dünyasında ne kadarız,ne ölçüde varız? sorusuna yanıttır #k:5962. Yalnızlıklarını doğru insanla paylaşmayı bekleyen, olmayı istedikleri kişiye bürünen pekte olduğu gibi görünmeyen insanların öyküsü. Ayfer Tunç, Derya ve Ekmel'in sahte bir ev satışı ve ev arayışı üzerine yollarının keşiştiği iki yalnız insanın birbirinin günlüklerinde yer edinmelerini anlatıyor. Kitaba adını veren 'Suzan' aslında kitapta yer almıyor. Derya'nın ve abisinin hayatlarının hayaleti olarak geziniyor sayfalarda ve belki de, Derya gerçek aşkı hayallerinde yaşamayı umduğundan Suzan'ın yerine geçip suzanmış gibi davranıyor. Suzan Defter yalnızca derin bir aşk hikayesinin altında ezilmiş ve o sevgiyi bulunca napacaklarını bilemeyen 2 kardeşin Suzan'ı terk etmelerini ele almıyor. Çarpık ilişkilerin ,sevgisiz ailelerde büyüyen çocukların gerçek hayatın karşısına çıktıklarında ne büyük buhranlarla karşılaşacaklarını çarpıcı ve duygusal anlamda yoğun bir dille anlatır. İlk okunduğunuzda bulmaca çözmeye benzer bir hisse kapılacağınız Derya'nın tek Ekmel'in çift sayılarda yer alan günlüklerini sırasıyla okuduğunuzda puzzle parçalarının birleşmesini andıran harika bir roman.
1000k
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2022 01:32
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Çocuklar için yazılmış masal kitabıdır ama masallar uyutmak için, bu kitap uyandırmak içindir. Geçmişten günümüze sömüren yöneticiyi ve sömürülen, baş eğmek zorunda kalan halkı, harika bir alegorik anlatımla ele alan, yüzyıllardır var olan ırk savaşlarını kendilerine rant sağlamak için kullanan "dünya liderlerini" filler ve karıncalar üzerinden yeren muhteşem distopik bir kitaptır. Yaşar Kemal , modern çağda köleleştirilmek istenen toplumların,köleleştirme yöntemlerini ustaca anlatır: Önce savaşırlar, sonra barışçıl olduklarına inandırırlar. Tutsak edip özgürlüklerini onlara bağışladıklarını düşündürürler. Suni taraflar oluşturup bütün olmalarını engellerler. Kimliklerinden sıyırıp benliklerini unutttururlar. İçten parçalayıp birbirlerinden nefret etmelerini sağlarlar. Dillerini unutturup asimile ederler. Düşünmelerini ellerinden almak için bir takım oyuncaklar icat ederler. Eğitim kurumlarıyla ,basın yayın organlarıyla, kendi lehlerine propaganda yapan borozanlarıyla -dini kurumlar- bir toplumu aslında hiç var olmamış gibi hissettirip yok ederler. Toplum o kadar köleliğe alışır ki, bunu meziyet sanar ; armağan olarak sunulan şeylerin kendi emekleri olduğunu unutup şükrederler. Kitap; asimilasyon, emperyalizm, işci sınıfı oluşumu, modern kölelik,sorgulamaya bile cesaret edemeyen halk gibi daha bir çok buna benzer konuya değiniyor. Ve en önemlisi : "Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince" filleri yenebileceklerini düşünmemizi sağlıyor. Bu muazzam kitabı okumamı sağlayan kişiye buradan teşekkür etmeyi borç bilirim.
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2022 00:11
Veronika, 23 yaşında genç,güzel, oldukça sosyal, hayatı yolunda (!) giden bir kadın. Bir gün intihar etmek ister, peki neden? Ağır bir depresyon yaşamıyor, büyük buhranlar içinde değil. Çok basit ve dışarıdan bakıldığında önemsiz gibi görünen tek bir sebebi var: Tek düzelik. Veronika tek düze hayatını renklendirmek için ölmeyi istemişti ve belki de içinde binlerce Veronika olduğunu bilmeksizin "melankolik, henüz kendini keşfe çıkamamış" olanı dinlemiş durmuştu senelerce... Bu intihar girişimi başarısız olur ve gözlerini Vilette Akıl Hastahanesinde açar. Siz hiç intihar etmeyi düşünüz mü? Size verilmiş olanı kendi ellerinizle yok etmeyi istediniz mi? Bu isteğinizin gerçek olduğunu varsayın, arzuladığınız şeyin olmasını mı beklerdiniz yoksa hayata sıkıca tutunmayı mı tercih ederdiniz ? Kitap bu paradoksun etrafında şekilleniyor ve aslında gerçek delilerin kimler olduğunu, intihar etmek isterken bile aslında hayattan değil; kendi içimizde ki "ben" den nefret ettiğimiz için kendimizi öldürmeyi istediğimizin farkına varıyoruz. Veronika' da akıl hastanesinde yarım bıraktığı işin tamamlanacağını öğrenir ve hayatta olduğu zaman zarfında hayatın hiçte dönüp bakmadığı sokaklarında gezdirir gözlerini.... Sevemediği Veronika'nın yanında hoşnut olacabileceği birden çok Veronika olduğunu görür. Kendisini sevememesinin sebebi aslında kendiyle ilintili değil, sevdiklerinin, toplumun ondan beklediği şeyleri yapamama endişesinin dışa vurumuyla alakalı olduğunu fark eder. Anormal olmadığını, herkes gibi "normal" bir birey olduğunu kanıtlamaya çalışıp durduğunu anlar. İnsanlar farklı olmaktan neden korkar? İnsanlar,Toplumdan dışlanmamak için "normal" görünmenin ne kadar anormal olduğunu bilmezler ama yine de en küçük "delilik" göstergesine bile dayanamayan toplum , gördükleri
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
8/10
·112 syf.··
2022 29. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2022 01:46
Yaşadığımız topraklardan da çokca aşina olduğumuz "namus ve bekaret" kavramlarına sayısız ve anlamsız değer yükleyen; namus için cinayet işlemenin "meziyet" sayıldığı, ne yazık ki yabancılık duyamayacağımız bir olay örgüsüne sahip olan kitabın ters psikoloji tekniğiyle yazılmış olması romanın en çarpıcı kısmı bence. Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk sayfada ortadayken heyecanınızı hiç kaybetmeyeceksiniz. Cinayetin nedenlerini öğrendikçe ve ihmalkâr davrananları gördükçe üzüleceksiniz. Santiago Nasar'ın, "Beni öldürdüler, Wene Hala." Cümlesiyle içinizde de bişeylerin öldüğünü hissedeceksiniz.
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma