Puan vermedi·147 syf.··
2026 254. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:12
Kitap güzel başlamıştı samimi diliyle anadoluda bir köyde gezintiye çıkmış gibi hissetmiştim ama birkaç yerde hayal kırıklığı yaşadım. Kitaplık açılışına duanın zararı yoktur derken faydası yoktur ama zararı da olmaz gibisinden bir kinaye hissetmiştim ama tam emin olamamıştım ki köyün imamına ''Allah kazancı mübah saymıştır. Üzümden şarap yapmakla kazancımızı sağlıyoruz. Allah bunu yukarda görüp durur biz işimize bakalım. Bakınız sapla samanı karıştırmayınız Allah Kuranda şarabın sarhoş olup gönül kıracak derecede içilmesini yasaklamıştır. Sağlık için her gün bir bardak şarap içmek faydalıdır.'' şeklinde nasihat verdirince yazar emin oldum. Dini konuya hiç girmeyebilir yazar ama fetva verecek derecede özellikle gençleri ve dini bilinci olmayanları etkileyebilecek dini safsataları kitapta sunmak yakışmaz diye düşünüyorum. Kitabın ana fikri herkes okusun çok doğru ama okuduğu şeyleri de iyi seçmek şartıyla.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Kaldı mı böyle dostluklar(mükemmel bir eser)(Spoiller var)
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:57
Yukarı Mahalle, Büyük Buhran yıllarında Kaliforniya'nın Monterey kentinde yaşayan yoksul ama neşeli insanların hayatını anlatır. Romanın merkezinde, savaş dönüşü eline iki ev kalan Danny bulunur. Danny, maddi açıdan zengin değildir; hatta çalışmaktan çok arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven bir adamdır. Ancak büyükbabasından kalan iki evi miras alınca çevresindeki insanlar için bir çekim merkezi hâline gelir... Danny'nin evlerinden biri zamanla evsiz, işsiz ve toplumun dışına itilmiş arkadaşlarının buluşma noktası olur. Pilon, Pablo, Jesus Maria, koca Portekizli joe ve Korsan gibi karakterler burada yaşamaya başlarlar. Bu insanlar çoğu zaman açlık, yoksulluk ve işsizlikle mücadele ederler; fakat dostlukları sayesinde hayata tutunurlar... Roman boyunca karakterler sürekli küçük maceralar yaşarlar: ➤Kira ödememek için çeşitli planlar yaparlar. ➤Şarap bulmak için komik yöntemlere başvururlar. ➤Birbirlerine yardım ederken bazen başlarını belaya sokarlar. ➤Yoksulluk içinde olsalar da paylaşmayı ve dayanışmayı sürdürürler... Romanın en etkileyici bölümlerinden biri Korsan adlı karakterin öyküsüdür. Korsan, köpekleriyle yaşayan saf ve iyi kalpli bir adamdır. Uzun süre para biriktirerek Aziz Francis'e adakta bulunmak ister. Arkadaşları başlangıçta onun parasını kullanmayı düşünseler de sonunda onun inancına saygı gösterirler. Bu bölümde, insanın içindeki iyilik ve samimiyet temasını öne çıkarır... Danny ve arkadaşları toplumun "başarılı" insanları değiişler Düzenli işleri, kariyerleri veya büyük hedefleri yoktur. Buna rağmen aralarında güçlü bir dostluk bağı vardır. John Steinbeck, onların yaşamını mizahi bir dille anlatırken aslında modern toplumun değerlerini sorgular. Roman, paranın değil dostluğun insanı mutlu edebileceği fikrini işler... Bir gece yaşanan trajik bir olay sonucunda Danny
Alıntı
Yukarı MahalleJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20183,020 okunma
Reklam
8/10
·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:02
Bugün Yunan tanrıları olarak bildiklerimizin aslında Anadolu tanrıları olduğunu anlatıyor.  Yunanlılar; İyonyalılar, Karyalılar, Sümerler, Hititler gibi Anadolu halklarının kültürlerini sahiplenmiş, Türkler ise İslamiyete uymayan her şeyi batıya itelemişler. Ayrıca bugün İslamiyete ait olduğunu sandığımız bazı geleneklerin, örneğin domuz yememek ya da sünnet, aslında Kibele’ye tapınan halkların törenlerinden kalma gelenekler olduğunu anlatıyor. Bir kurban verme geleneği; erkeklik organı kökünden kesilerek toprağa gömülür ki Kibele baharı getirsin… ya da bütün domuzlar Kibeleye kurban verildiği için domuz yemek yasaktır. Hıdırellez ya da Nevruz, Tammuz’un dirilişidir... Karşılıklı Yardımlaşmanın Evrime Katkısı kitabında okuduğum bir bilgiyi burada da gördüm; ayinler :) eski toplumlar ibadet için şarap içip ateş başında dans ederler, dans ederken en çok kendinden geçenler tanrı ile en çok bağ kuranlar olarak görülürler “Türkler geldiğinde Anadolu’nun nüfusu 21 milyondu. Doğudan gelen Türk soyu 1-2 milyon. Gelen Türkler Anadolu’daki nüfusu şişirmemiş tersine orada bulundukları nüfusa karışmışlardır. Bu nedenle biz o uygarlığın gerçek varisleriyiz çünkü o kültür Anadolu’da doğup gelişmiştir. Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir.” 
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005567 okunma
Sakın Yalan Söyleme
8/10
·288 syf.··
2026 6. kitabı
Sakın Yalan Söyleme, Freida Mcfadden'dan okuduğum ilk kitaptı. Açıkçası kolay okunabilir oluşu olsun, olayların sürükleyiciliği olsun, merak unsurunu canlı tutuşu olsun elimden bırakamadan bir günde bitirdiğim bir kitap oldu. Spoilerlı yorum! Öncelikle kafamda çok fazla soru işaretiyle bitti kitap. İlk olarak kitabı genel olarak Tricia'nın ağzından okumamız bence çoğu şeyi eksik bırakıyordu çünkü ilk başta Tricia'nın her şeyi planlayan olması, göründüğü gibi değil çok daha tehlikeli biri olması kitabın geneliyle bence uyuşmuyordu. Tricia'nın Adrienne'ın hayaletinin evde dolaştığına neden bu kadar takıldığı, salonundaki tabloyu indirmek istemesi gibi olaylar kitabın sonlarını öğrenince aklıma yattı ama dediğim gibi, özellikle de Tricia'nın ağzından okuduğumuz düşünülürse sonu bana mantıklı gelmedi. İkinci olarak Ethan mevzusuna değinmek istiyorum. Ethan'ın bazı noktalarda sinirli oluşu, en sevdiği şarap türü gibi özellikleri onu benim kafamda EJ ile eşleştirmişti açıkçası. Kitapta emin olduğum tek şey Ethan ile EJ'in aynı kişi oluşuydu. Fakat ters köşelerimizden birisi de buydu ki EJ ile Ethan tamamen farklı kişiler çıktılar ve açıkçası bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü dış görünüşlerinin, özelliklerinin bu kadar benzemesinin bir anlamı olmalıydı diye düşündüm okurken. Luke karakterine gelirsek onun bir noktada evsiz kaldığı için o evde yaşamaya başladığını anladık ama Tricia ve Ethan'la karşılaştığı kısımlar ve sonrası çok hızlı geçti. Zaten onu bağladıkları sırada karakterler hakkındaki gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Ethan'ın annesinin Adrienne'ın hastalarından biri olması şaşırtıcıydı bence, aynı şekilde onu merdivenlerden itip alkollüydü düştü süsü vermesi de. Tricia'nın Ethan'ı ara ara görüp onu beğenmesi, daha doğrusu takıntı haline getirmesi, ve
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2026 28. kitabı
Samet Ağaoğlu’nun Rönesans gibi kadın,Cemal Süreyya’nın Cumhuriyet Gibi Kadın ve Cahit Külebi’nin Koruyucu Meleğimiz dediği Nahit Hanımın hikayesi… Araştırmacı gazeteci yazarın daha önce iki kitabını okudum. Melek Terörist ve Fahişe, Yeşil Mürekkep. İkisi de çok hoşuma gitti. En son okuduğum yeşil mürekkepte Sabahattin Ali’yi hapishanede ziyarete gelen Nahit Hanım vardı. O kadar güzel bir kadındı ki Sabahattin Ali onun görüşüne çıkarken hazırlanıyordu falan. Merak ettim nasıl bir kadın diye araştırırken bu kitaba rastgeldim ve Sabahattin’ i çok sevdiğim için bunu da okumak istedim. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından 1950li yıllara kadar geçen dönem ve Nahit Hanımın okul yılları öğretmenlik yılları aşk hayatı anlatılmış.Harf inkılabından tutun da Atatürkle dans ettiği anlara kadar her şey hakkında bilgi verilmiş. 1940 lı yıllarda köy enstitülerini,evlerine haftada bir gelen ünlü şairleri yazarları ve şarap eşliğindeki muhabbetleri anlatmış.Evli olduğu halde Sabahattin Ali ‘den sürekli mektup aldığını adına şiirler yazıldığın hatta Necip Fazıl’ın daha ileri giderek eşinden boşanıp kendisine gelmesini istemesini ama bütün bunlara rağmen ikisini de kesin bir dille reddettiğinden bahsetmiş. Evlerine sürekli girip çıkan Mahşerin üç atlısından biri olan Orhan Veli’ye gelince iş değişmiş ve kendinden 5 yaş küçük olan Orhan ile üstelik evliyken aşk yaşamaya başlamış.Kısaca kitabın konusu bu fakat sonu ne olmuş neler yaşamış ayrılmışlar mı? Sorularının cevabını da okuyarak öğrenebilirsiniz. Ben bazı yerlerde baya bir sıkıldım fazlaca politika ve siyaset olduğu için. Bazı kısımlar fazla uzatılmıştı ilgimi çekmeyen şeyler hakkında fazlaca bilgi vardı. Biraz sıkıldım biraz sevdim ama zor da olsa bitirdim
Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit HanımOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 2025830 okunma
Yanlış Hesaplar Her Zaman Kötü mü Noktalanır?
9/10
·416 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:25
Evdeki hesabın çarşıya uymaması her zaman kötü mü sonuçlanır? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-1 isimli kitabını okurken sürekli bu atasözü aklıma geldi çünkü olaylar erkek evlat edinmek istenirken gelen bir kız çocuğu ekseninde gelişmekte. Eser; Matthew ve Marilla Cuthbert kardeşlerin ev vs işlerinde yardımcı olması için bir erkek evlat edinmek isterlerken evlat olarak gelen bir kız çocuğunu ve devamındaki olayları ele almakta. Kitabı yaklaşık iki hafta önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Daha çok gençler ve genç yetişkinlere hitap edecek şekilde yazılan roman; 8 kitaplık bir seri. İncelemeye konu olan bu ilk kitapta evlat edinilen Anne Shirley'in evlat edinildiği sıra olduğu 11 yaş ve 16 yaş aralığındaki olayları ele almakta. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım. Olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Romanı okurken birçok duyguyu, düşünceyi hissedip deneyimledim. Yani anlatılanların okura hitap etmesi geçmesi çok güzeldi. Hissettiğim, deneyimlediğim temalara kitaptan örnekler verecek olursam: 1) Marilla ve Matthew'in erkek çocuk yerine yanlışlıkla bir kız çocuğu evlat edinmesinde hem Anne'in hem de Marilla&Matthew kardeşlerin yaşadığı hayal kırıklığını hissettim. 2) Anne ve Diana'nın tanışması ve arada sımsıkı bir dostluk bağının oluşması bana çocukluk arkadaşlığı gibi saf, temiz bir değeri tebessümle yad etmemi sağladı. 3) Anne'nin Diana'ya meşrubat ikram edecekken yanlışlıkla şarap ikram etmesi bazen hayatta hiç istemeden olsa da
1000Kitap
Yeşilin Kızı AnneL. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 202017,9bin okunma
Reklam
Reklam