Aristokrat geçmişine ve kişisel başarılarına rağmen Dumas melez kökeni (karayipler) nedeniyle ayrımcılıkla uğraşmak zorunda kaldı. 1843'te ırk sorunlarından ve sömürgeciliğin etkisinden bahsettiği Georges adlı romanını yazdı. Afrika kökenli olmasından dolayı kendisine aşağılayıcı sözler sarf eden bir adama verdiği cevabı ünlü olmuştur. Dumas adama şöyle demişti:
“Babam zenci bir melezdi, dedem bir zenciydi, büyük dedemse bir maymundu. Görüyorsunuz ya efendim, sizinkinin bittiği yerde benim ailem başlıyor.”
*** Sevgiyi ve sevginin gücünü anlatan bir kitap, insan kötü anılsa da sevmeye hakkı yok mu sevmeye, sevgi başka insanların tekelinde mi. Sevginin gücünü ve karşılanamayan sevginin de ölüme götürüşünü anlatıyor. Kötü insan nedir toplum normlarına, dayattığı kurallara uymayan, insan neye göre iyi neye göre kötü, ahlak bir konsept, çevremizde o kadar çok kötü insan var ki insanların duygularını, emeklerini, gelirlerini, geleceklerini çalan ama kötü olarak bile sınıflandırılmıyorlar.
***Ben bir ilkeye inanıyorum yalnız, bu ilke de şu: iyiliği eğitim yoluyla öğrenememiş bir kadının önünde, iyiliğe giden iki yol açar Tanrı; hemen her zaman böyledir: biri acı, biri de aşktır bu yolların. Çetin yollardır bunlar; bu yollara giren kadınlar ayaklarını kanatırlar, ellerini parçalarlar, ama yolun dikenlerine günahın süslü giyimlerini de bırakırlar aynı zamanda, Tanrı önünde yüz kızartmayan çıplaklıkla erişirler amaca.
***Erkekler, bir kez elde etmeyi güç umdukları şeyin uzun zaman verilmesine sevinecek yerde, sevgililerinden bugünün, geçmişin, hatta geleceğin hesabını sorarlar. Ona alıştıkça, egemen olmak isterler, ne kadar çok verilirse, o kadar fazlasını isterler. Şimdi yeni bir sevgili tutmaya karar verirsem, tüm ender nitelikleri kendinde toplasın, güvenli, boyun eğmiş,