19 Haziran 1909-13 Haziran 1948), Japon yazardır. Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de doğdu. Asıl adı Şuuci Tsuşima'dır Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümüne kaydını yaptırdı. Hayatının büyük bölümünde esrarkeş, veremli, asabi, kavgacı ve alkolik biri olarak birkaç kez intihar etmeye kalkıştı. Dazai, 1948'de metresiyle birlikte suya atlayarak intihar etti. Ölümünün üzerinden bunca sene geçmesine rağmen, Japonya'da hâlâ ilgi gören bir yazardır. Eserlerinin çoğunluğunda yalnızlığı ele alır. Yalnızlık ön planda iken insanın arayış içinde olması ve insanın varoluşunu, içe dönüklüğünü YANİ TEMELDE İNSANI ELE ALIR.
Yozo'nun tek sorunu ilişkilerdeki sahtelik, anlam verilmeyen toplumsal değer yargıları ve sıkıcı günlük rutinler mi? Hayır. Onun asıl sorunu yaşamının başlarında, onu yaşama bağlayan bir sevginin, sıcak bir ilişkisinin olmaması. Annesinden hemen hemen hiç bahsetmiyor, babası hep işiyle meşgul, seyahatlerde, birçok kardeşi var ama o işini yapan hizmetkarların elinde büyüyor. Kalabalık bir ailede yapayalnız büyüyor.
Yozo 'elalem' dediğimiz toplumu, toplumsal değerleri içinden gizlice yargılayıp reddediyor ama söz konusu kadınlar oldu mu yine tökezliyor. Sırf bakireliğinden etkilenerek bir kadınla evleniyor ve sonrasında kirletildiğini düşünerek, ona acıdığı için ondan kopuyor. Yaşamım utançlarla dolu derken bunu da kastediyor mu acaba? Yoşiko olayında ise masumiyeti değil, kendisine bunu yapan birine müdahale etmek yerine, kaçıp ruhsal travma yaşayan bir eşinin olmasıdır. Bu çirkin olayı yapan bir erkek (dükkancı), buna tanık olup seyirci olan da yine iki başka erkek (Horiki ve Yozo), ama kahramanımız 'kadınların hiç olmadığı bir