10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 234. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:57
Köyün Kamburu, Kemal Tahir'in 1900'lü yılların başında bir Çorum köyünde (Narlıca) geçen romanıdır. Eser, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kusurlu/kambur olan "Çalık Kerim" adlı bir gencin, ezilmişlikten ve yoksulluktan kurtularak kurnazlığı ve düzenbazlığı sayesinde köyün en güçlü ağalarından birine dönüşme sürecini konu alır. Romanın Öne Çıkan Temaları ve KonusuGeleneksel Türk köy romanlarındaki "haksızlıklara başkaldıran idealist köylü" kalıbını yıkan, olayları ve karakterleri son derece gerçekçi, hatta zaman zaman çarpıcı yönleriyle ele alan bir eserdir. Sistem ve İnsan Psikolojisi: Kitapta dönemin devlet otoritesinin zayıflaması, yalnızlaşan taşra hayatı, kıtlık, sıtma ve medrese hayatındaki yozlaşmalar gibi unsurlar işlenir. Çalık Kerim'in Yükselişi: Romanın ana karakteri Kerim; dışlanan, ezilen ve köyün adeta "günah keçisi/kamburu" durumundayken, hayatta kalabilmek için kurnazlığı (şark kurnazlığını) ve makyavelist bir bakış açısını benimser. Güce ulaşmak için her yolu mubah gören bir yapı sergiler. Gerçekçi Köy Tasviri: Köy ve köylü güzellemesi yapmaktan ziyade, iyi ve kötü yanlarıyla köylünün iç yüzünü, menfaat çatışmalarını ve yozlaşmayı anlatır.
Hayata Dair
Köyün KamburuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018960 okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996422 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·86 syf.··
2026 14. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 17:51
Evgenia "Mars"/Bonçeva Elmazova ve eşi 1907 senesinde Bulgaristan'dan "Türk payitahtına" geliyorlar. Galata taraflarında bir otelde kalan çift Beyoğlu'nu, Büyükada'yı, Haliç gibi yerleri gezmiş Cuma Selamlığı'na katılmış, Galata Mevlevihanesi'ne ve Demir Kilise'ye de gitmişlerdir. Ülkede kaldıkları süre zarfınca pek çok sanatsal etkinliğe katılmışlardır. Kitabın "Sunuş" kısmını yazan Prof. Dr. Hüseyin Mevsim'in de değindiği gibi Evgania'nın gayri objektif bir bakışaçısı vardır. Örneğin, daha yolculuk esnasında bile Türk askerleri ile Bulgar askerlerini kıyaslar, trende sunulan şartlarla bile "İşte, derin Şark'a yaklaştığımız belli oluyor." der. Zaman zaman üslubu da "tepeden bakma" izleri de taşır. Elbette ki dönemin siyasî yaşamına ve en baş siyasî figürüne -yani padişaha- yönelik yorumları, kendince doğru teşhisleri mevcuttur. Kitap süresince Bulgar tarihine, kültürüne dair değinmeler ve dipnotlar da bilgi akışında mevcut. Kitapta akıcı ve okunaklı bir anlatım var. Yukarıda bahsedildiği üzere, objektif olmayan tutumu bilerek, "farklı bir perspektiften tarihi okumak" için tercih edebilirsiniz.
Tarih
Abdülhamid İstanbul'unda Bir Kadın SeyyahEvgenia Mars · Kitap Yayınevi · 201934 okunma
Cehennemin şark salonunda Vathek tek başına beklemektedir.
9/10
·112 syf.·
2026 84. kitabı
Kitapçıda denk gelip gotik edebiyatın ilk eserlerinden biri olması ilgimi çektiği için aldığım bir eser idi. Nerdeyse bir günde bitti, kendimi yeniden faustvari bir hikayede buldum ama daha karanlık bir bakış açısıyla. Abbasi halifesi Vathek'in elindeki güçten ve yasak olana duyduğu meraktan gözünün kör olup da cehennemi arzulaması... Halife olmasından ötürü etraftakilerin bu güce soz gecirememeleri ve saçma dahi olsa isteklerinin yapılması... Savurganligi, din adi altında dinden uzaklığı ... Yani tıpkı faust gibi ahlak-akıl arasi bir sarkaçtaydım okurken ve bir doğu masalı okumak keyifliydi. Bugünkü ben olarak yazarın -vermek istediği mesaj icin kullandığı durumlar da olsa- ; kuranda olmayan ayetler uydurması, Hz. Muhammed'i tıpkı hristiyanlıktaki Hz. Isa'ya yüklenen tanım gibi tanrıya yakin tutup ondan yardım istenen kısımlar eklemesi vs hoşuma gitmedi. Dini hassasiyet gözeten biri için sinir bozucu olabilir bu bağlamda ama genel hikaye akışını sevdim de yani . Bir faust olmasa da benim icin bu kitap da inceleme yazmaya değer idi. "Cehennemin şark salonunda Vathek tek başına beklemektedir."
VathekWilliam Beckford · İthaki Yayınları · 2022834 okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Hayatı alt üst olmuş ve yaşadığı hayatın utancıyla mahvolmuş iki gencin ibretlik hikayesi... Halit Ertuğrul'dan yine yaşanmış bir hayat hikayesi.Acı dolu,umut dolu ve gizem dolu bir hikaye.Her an ve her dakika yaradanın bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu hatırlatan ve "kader ölüme manidir" sözünü hatırlatan bir öykü. Risale-i Nur külliyatı ve kitapdan alıntılarla beraber,hayat yolculuğunda yönünü kaybetmiş olan gençlere rehber olan bir pusula olarak da anlatılmış. Şems-i Tebrizinin söylediği gibi; "Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Düzeni bozulmuş,hayatı alt üst olmuş gençlerin sıfırdan yaşama tutunmaya çalışarak hayatlarını din ve iman yolunda yaşama mücadelesini anlatan ders niteliğinde ibretlik bir öykü.
Şark KızıHalit Ertuğrul · Nesil Yayınları · 2011650 okunma
7/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 12:57
Tarih okumalarını seviyorum. Birçoğu bilgileri tazelerken, o güne kadar hiç bir şekilde karşılaşmadığın yeni bilgiler ile karşılaşınca da keyfi katlanıyor. Kazım Karabekir Paşa, Milli Mücadelenin Doğu Cephesi Komutanı, şöhreti "Şark Fatihi", " Ermenistan Fatihi ". 1882 doğumlu, atadan asker bir ailenin çocuğu olarak çok küçük yaşta başladığı öğretimini gıpta edilecek şekilde birincilikler ile süslemiş. Aynı liseden mezunuz. Kuleli Askeri Lisesi'ni, Harp Okulu'nu, Harp Akademisi'ni birincilik ile bitirip Kur.Yzb. olmuş. Dikkatimi çekti 1919 İstanbul'una kadar Mustafa Kemal ile neredeyse yolları hiç kesişmemiş, veya kaydadeğer görüşmeleri olmamış. Enver Paşa ile, Cevat Paşa ile, İsmet İnönü ile defaten karşılaşmış ve görüşmüşler. Birlikte çalışmışlar. Ama Mustafa Kemal Paşa'yı milli mücadelenin lideri olarak gören Kazım Karabekir Paşa, Erzurum'da " Bütün kolordumla emrinizdeyim Paşa'm" diyerek milli heyecanı ateşlemiş. İlk defa karşılaştığım bir bilgi ise; Cumhuriyet ile gelen bazı inkılapları önceden uyguladığı, mesela soyadı kanunu çıkmadan 23 yıl önce 1911 yılında resmi müracaat ile soyunun adı olan "Karabekir" soyadını kullanmaya başlaması. Okumak zenginlik. Keyifli okumalar...
Kazım Karabekir PaşaNuri Köstüklü · Türk Tarih Kurumu · 017 okunma