10/10
·435 syf.··
Beğendi
·
2025 356. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 15:14
“Bitirdim… Sazımı koydum kenara. Nice şarkılar söylemiştim Dalda öten bir kuş gibi Şimdi ben de susuverdim Yorulmuş bülbül misali Artık başka bir şarkım da yok Geldim dayandım sınıra Bitirdim… Sazımı koydum kenara.” • Martin Eden - Jack London Kitabın ilk sayfalarında, ilk kez girdiği o yabancı dünyada bir yağlıboya tablo görür Martin Eden. Duvarda asılı duran bu tabloya uzaktan hayranlık ve merakla bakar. Deniz, dalgalar, kaya, fırtına bulutları, günbatımı, uskuna… Çok etkilenir. Yaklaşıp incelemek ister tabloyu. Fakat yaklaştıkça şaşırır, tablonun çok kötü olduğunu fark eder. Beceriksizce fırça darbeleri, gelişigüzel sürülmüş boyalar, kusurlar… Oysa uzaktan ne kadar da beğenmişti tabloyu, hayran kalmıştı. Tekrar uzaklaşır tablodan, uzaklaştıkça tablo yeniden güzel görünmeye başlar gözüne. Ait olduğu dünyadaki her şey gibi o da yalnızca uzaktan bakınca güzeldir. Ah, Martin Eden… Büyük sandığı dünyaların küçücüklüğü, özel sandığı insanların iğrençliği, üstün sandığı özelliklerin sahteliği karşısında afallayan, yıkılan, dağılan Martin Eden… Oysa ne kadar çok istiyordu o dünyaya girebilmeyi. Onlar gibi konuşmayı, onlar gibi giyinmeyi, onlar gibi görünmeyi, bilgilenmeyi, kültür edinmeyi, zengin olmayı, sınıf atlamayı… her şeyden çok istiyordu bunları. Fakat o dünyaya ulaşınca gördü ki erişmek için çaba sarf ettiği yer sandığı gibi güzel, özel, yüksek bir yer değilmiş. Kitaplarla, geceler boyu süren uykusuzluklarla, inatla, acıyla kendini yeniden yaratırken; hayranlıkla ulaşmaya çalıştığı insanların aslında bomboş, kibirle örülmüş, sahte bir kabuk olduğunu ve ona üstün görünen her şeyin bir gösteriden ibaret olduğunu anladı. Yükseldi ve yükseldikçe çevresindekilerden uzaklaşma ihtiyacı duydu. Uğruna yaşadığı hayali gerçekleştiği anda, o hayalin içinin ne kadar boş
Martin EdenJack London · İletişim Yayıncılık · 2017135bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2025 132. kitabı
Karartmalar, kuir tarihin üzeri karalanmış, görünmez kılınmış noktalarını kurcalayan sıra dışı bir metin. Dinamik üslubu, görsellerle bütünleşen biçimi ve şiirsel diliyle yalnızca sözde-bilimsel bir araştırma değil; aynı zamanda bir dostluk hikâyesi, bir hafıza çalışması. Araştırmalarda üzeri karartılan veriler, burada bambaşka bir yazı formuna dönüşüyor. Yazar, asıl ‘karartılmış metnin’ ne olduğunu düşündürüyor; merak ettiriyor. Bir noktada “gerçek mi, hayal mi?” sorusunu sormaktan vazgeçiyoruz; çünkü metin, bizi kesinlikten çok belirsizliğin içinde dolaştırmayı tercih ediyor. Hem kurmaca hem de yer yer gerçek tarihsel olaylara (örneğin Stonewall ayaklanması gibi) dokunarak kuir tarihin gölgede bırakılan yanlarını hatırlatıyor. Konusu ağır olsa da, metnin biçimi, kimi zaman romantikleşen dokusu ve naifliğiyle okuru içine çeken, düşündürürken aynı zamanda keyif de veren bir kitap. Sanırım National Book Award’ı almasının bir nedeni de bu. Daha önce Tanrı Vernon Little ve Bir Mısırlı İngilizce Bilmiyorsa kitaplarıyla tanıdığım Arzu Taşçıoğlu, burada da şiirsel diliyle okurunu büyülüyor. Livera nın baskı kalitesi ise her zamanki gibi takdire şayan. Böyle olunca kitabın estetiği, içeriğini daha da parlatıyor. Şarkım, kitaptaki delikanlının seçimidir Okuyunuz efendim, çok özel ve güzel bir kitap #karartmalar #justintorres #liverayayınevi #nationalbookaward #tavsiyekitap @liverayayinevi @arzu_tascioglu çevirisi
1000Kitap
KarartmalarJustin Torres · Livera Yayınevi · 202512 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·539 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 01:48
chase millera ozel sarkim. You're my honeybunch, sugarplum Pumpy-umpy-umpkin You're my sweetie pie You're my cuppycake, gumdrop Snoogums-boogums You're the apple of my eye And I love you so And I want you to know That I'll always be right here And I love to sing Sweet songs to you Because you are so dear
키스 미 이프 유 캔 3Zig · Kindle Edition · 201823 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 37. kitabı
Kitap o kadar sarmadı, o kadar yavaş ilerledi ki çerezlik olabilecek bir kitap elimde uzadıkça uzadı. Küçük yaş gruplarına veya bu tür çerezlik okuyacaklar beğenebilir ama betimlemesi bana asla yeterli gelmedi. Devamını okumak istemiyorum açıkçası ama sonu beni meraklandırdı
İlk ŞarkımYusuf Piliç · Ephesus Yayınları · 2017615 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in sansüre uğrayan ve daha sonra revize edilerek yayımlanan ilk romanı Gizli El, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde şekillenen toplumsal yozlaşmayı, bireysel hırsları ve ikiyüzlülüğü ustalıkla gözler önüne seriyor. Saygın bir mevki edinme ve toplum içinde yükselme arzusuyla iç çatışmalar yaşayan Şeref’in hikâyesi, onun karşısına bir zıtlık olarak konumlanan genç ve saf Seniha ile kurduğu ilişki üzerinden anlatılırken, savaş yıllarındaki ahlaki çöküş de derinlemesine işleniyor. Sıradan bir devlet memurunun bilmeden nelere alet olabileceğini gösteren roman, aşk, erdem, sömürü ve yabancılaşma gibi evrensel temaları işlerken, bir yandan da siyasi otoritenin ve savaşın bireyler üzerindeki etkilerini çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor. Güntekin’in güçlü anlatımı, psikolojik derinliği ve toplumsal gözlem yeteneğiyle öne çıkan Gizli El, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda savaşın, gücün ve çıkarların insan ruhunda yarattığı değişimi gözler önüne seren etkileyici bir eser…bir ilk roman. #alıntılarım için görselleri kaydırabilir, 1000Kitap hesabımı ziyaret edebilirsiniz. Şarkım Edip Albayram’a vedamdır Huzurlu ve bol okumalı bir hafta olsun #tavsiyekitap kitapfisiltisi sevtap @inkilapkitabevi #reşstnurigüntekin #gizliel #ilkroman #turkklasikleri
Gizli ElReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20241,103 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 2. kitabı
Ben Sadece Sevdim "Duyduğum en güzel melodisin şarkım olur musun?" Çok seven ama sevdiğine karşılık bulamayan bir adamın dilinden dökülenlerin satırlara yansıması bu. Bir 'merhaba' ile başlayıp bir 'hoşçakal' ile biten bir aşk. Yazarımız öyle çok sevmiş ki, bu satırlara bazen isyan bazen de şükür olarak yansımış. Sohbet havasında hem bizimle dertleşiyor hem de bize tavsiyelerde bulunuyor. Okuduğum bazı satırlarda kendimi gördüğüm yerler de oldu elbette. Ama tıpkı yazarımızın da dediği gibi yalnız değilim, yalnız değiliz biliyorum. Ama sevmek bazen delirmekmiş onu anladım. "Delirdim lan!", "Sevdim ve delirdim." Bazı yaralar dikiş atmakla da geçmez. Sevmek sevdiğindeki her şeyin sana güzel gelmesi değil miydi? Bazen insan sadece yaşamak için yaşar. O kadar içi yanar ki o kadar üzülür ki aslında yapmak istediği çok şey vardır. Ama o sadece sessizleşir. Sessizlikte kendi içine anlatır kendini. Sevdiği insana 'seni seviyorum' demeden nasıl durur insan? Ne kadar acı ve sahte.
Ben Sadece SevdimM.E.Y. · İkinci Adam Yayınları · 202445 okunma