Her attığın adımda, her söylediğin sözde, her dinlediğin müzikte, her okuduğun kitapta vicdan azabı takip eder seni. Issızlığın ortasında çırılçıplak kalırsın. Zamanın içine bir türlü karışamazsın, zaman etrafında döner durur, insan suretleri görürsün çevrende kıpırdayan, sen zincirlerinden vicdanına bağlı bir esir gibi sadece seyredersin. Zaman, hep haklı olup olmadığını sorgulamakla geçer.
Zalime boyun eğmeyecek kadar güçlü ol ama zalim olma, derdi mesela. Güce aşık olma, derdi. Güce aşık olursan o güç elinden gitmesin diye korkak olursun, korkaklığını gizlemek için de zalim olursun.
İnançları farklı, dilleri farklı, kimlikleri farklı diye insanlar birbirine düşman olmamalı. İnsan bir kimliğe, bir dine, bir dile sahip olarak dünyaya geliyor ve bunlarla büyüyüp yaşıyor. bunda insanın günahı suçu ne? Mehmed Uzun'un şair gibi yazdığı şiir tadında kitabı...