Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:08
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." Oscar Wilde'ın en önemli ve tartışmalı eserlerinden birisi olan Dorian Gray'in Portresi, Dorian adında oldukça yakışıklı ve çevresi tarafından hayranlık duyulan bir adamın, ebedi gençlik arzusu sonucu yapılan sanat eserinin, bir insanın ömrünü nasıl bu kadar etkileyebileceğini anlatmaktadır. Hikâyede üç önemli karakter ön plana çıkmaktadır. Ana karakter Dorian, Lord Henry ve ressam Basil. Lord Henry, felsefi ve sanatsal olan konuşmaları yüzünden Dorian'ı etkisi altına almış, son derece bilgili ve kültürlü birisidir. Yaptığı yerinde tespitler ve dünya görüşü, onu diğer insanlardan farklı bir konuma yerleştirmesine sebep olmaktadır. Lord Henry'nin, insana dair önemli görüşleri şunlardır: "Modern çağın ideali iyi eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihni ise korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir." "Bir insanı etkilemek ona kendi ruhunu vermektir. Etkilenen kişi artık kendi fikirleriyle düşünemez, kendi tutkularıyla yanıp tutuşamaz hale gelir." "Yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekâmül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır." "Sahip olunabilecek en kıymetli şey gençliktir." "Günümüzde insanlar benliklerini sinsice kuşatan sağduyudan ölüyor; aslında asla pişman olunmaması gereken tek şeyin hataları olduğunu anladıklarındaysa iş işten geçmiş oluyor." Lord Henry'nin söylediği bu çarpıcı sözler belki de günümüz açısından değerlendirildiğinde dahi oldukça önemli olan, insana dair birçok şeyi hatırlatmaktadır. Bunlardan en dikkat çekicisi çevremize karşı en faydalı olacak şekilde yaşamak ve bu hayatta; kalıcı,
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma
6/10
·456 syf.··
2018 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2018 00:00
Ayşe Kulin'in okurken insanı dış dünya ile iletişimini kopardığı, romanın içinde kaybolduğu, yalın, duru, akıcı bir dille yazdığı kitabıdır ama ben okurken yer yer sıkıldım. Serinin devam kitabı olan Umut'u yarım bırakmıştım. Büyük dedesi Ahmet Reşat ve konağında olup bitenler, işgal altındaki İstanbul ortamının havasını yansıtarak veriliyor kitapta. Kim vatanına hizmet ediyor, kim vatan haini, vatan ne, hayat ne, aşk, ihtiras, vatan sevgisi, macera tutkusu, saltanat, şatafat, yokluk, şu bu; ateşin düştüğü yeri yaktığı, herkesin en büyük acıyı kendisinin çektiğini sandığı bir dünyada hayat. Aynı adda dizisi çıkmıştı 3 veya 4 bölüm ama izlenmedi sanırım, o yüzden erken final yapmış... Ayşe Kulin
1000Kitap
Veda (Cep Boy)Ayşe Kulin · Everest Yayınları · 201816,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Inceleme
8/10
·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:58
Umarım kimsenin başına Şahinde gibi bir kayınvalide gelmez. Lüks, şatafat için kendi kızını ne hallere soktun; vallahi yazıklar olsun. Kitap güzel, akıcı; okuması keyifli. Herkese öneririm, sadece sonu tatmin etmedi.
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Nokta Kitap · 0210,9bin okunma
Ölümle yaşamak
Puan vermedi·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 12:53
-Umarım sizi giyotine götürdüğüm için bana kin beslemiyorsunuz bayım - Korkmayın bu kinim uzun sürmeyecek bay mübaşir. "İşte edebiyat, işte yazının gücü. Gündelik hayatımda bazı suçlar, bazı insanlar için uygulanmasını istediğim idam (öldürülme) cezasının, sadece 76 sayfada sorgulanmasına neden olması... Evet gerçektende hakkında idam cezası verilmiş bir mahkumun sadece kendisini değil onu seven herkesi cezalandırıldığı gerçeğini iliklerimde hissettim. İnsanın öleceği günü ve saati bilmesi kadar korkunç bir şey olamayacağı. Hele büyük bir kalabalığın coşkuyla bu anı beklemesi... İdam cezası uygulanmalı veya uygulanmamalı bu konuda her iki görüşün haklı sebeplerine saygımı koruyorum. Hele ki bu cezaya mahkum edilen bir kişinin bu cezaya tabii olmasına neden olan filini düşündümde onunda bir insanı öldürdüğünü göz önüne alıp, uygulanması konusunda düşüncelerim hâlâ ağır basmakta... Ama mesele bir insana ölüm cezası verebilecek kudretin kimde olduğu sorusu. (Kitaba göre; şatafat içinde yaşayan kral ve rejimine mi ? Rüşvetten köşeyi dönmüş hakim ve adli mercilere mi ? Ya da mahkuma seni günahsız göndereceğim sözü veren beş para etmez rahibin, ruh temizleyicisi rolüne ne demeli ? Giyotin alanını görebilecek masa ve sandalyelerini yüksek fiyattan kiralayan işletmelerin sahipleri, hakikatan bu ceza ile gerçekleşmesi beklenilen 'ıslah olmuş' toplumun birer parçası olabilirler mi ? Hayır, hayır... Bu mümkün değil."
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
“Biraz histeri, biraz melodram ha!”
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 19:11
Yazıp yazıp silmekten yorularak dümdüz konuya girmek istiyorum. Çünkü bu kitap sabır ve tahammül noktasında bendeki tüm kredisini tüketti. Uzunca bir süre tüm tavsiye ve ısrarlara rağmen okumaya elim varmadı ve nihayet vakti geldi. gerçekten okumanın lezzetine vararak heyecan ve telaş içinde kaptırdım kendimi. Çok sevilen,çok bağ kurulan, tekrar tekrar okunan bu esere dair eminim çok fazla ve çok güzel incelemeler yazılmıştır(spoiler endişesiyle hiçbirini okumadım). Bu satırları inceleme olarak değil de bir iç dökme olarak değerlendirmenizi rica ediyorum. Öncelikle kitap gerçekten anlatıldığı kadar hatta daha güzel bir üslupla yazılmış. Duygu aktarımı, betimlemeler, tasvirler eksiksiz bir akışla kendimi olayların içinde hissettirdi. Bambaşka hayatların içindeydim, an oldu kendi telaşı içinde yorgunluğunu, çaresizliğini anlatamayan, etrafındaki gürültü patırtı ve çığlıkların iç dünyasındaki sesleri bastıramadığı bir kadının mutfağında buhar gibi, an oldu kolalı manşetlerle, derdin ve tasanın ancak edebî eserlerde tasvir edilişini okurken dudak büken bir burjuvanın, her yeri şatafat kokan davet odasında bir obje, kendini kaybeden bakışlarla rafların arasında coşku ve sevinçle gezinen, bilgiye aç bir genci yönlendiren kütüphane görevlisinin masasında bir dosya, yeri geldi okuyup içselleştirdiği kitapların hararetine kapılan bir grup okurun, tek ayağı aksıyan masası gibi tam içindeydim kitabın… aşkın ilk sarhoşluğunu hissettiğinde yüzüne vuranı da, saatlerce süren yolda pedal çevirirken umudunu diri tutan rüzgârı da hissettim… okumanın bir tutkuya dönüşmesine, her okuduğunun zihninde taptaze kalışına hayranlıkla şahit oldum. Birileri bir şeyler anlatırken başka diyarlara giden bir tek ben değilmişim :) Karşısındaki konuşurken sesinin tonundan çıktığı yolculuklarda
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 233. kitabı
Osmanlı Padişahı II. Selim'in (saltanatı 1566-1574) yasal eşi olarak Haseki Sultan, Sultan III. Murad'ın (saltanatı 1574-1595) annesi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Valide Sultan'ıdır. Afife Nurbanu Valide Sultan, Osmanlı Padişahı II. Selim'in yasal eşi olarak Haseki Sultan, Sultan III. Murad'ın annesi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Valide Sultan'ıdır. Haseki Hürrem Sultan'ın gelinidir. Kadınlar Saltanatı döneminin en önemli isimlerinden biriydi. Osmanlı İmparatorluğu en gösterişli zamanlarını yaşarken, Saray o güne kadar görmediği bir kadınla karşılaşmıştı. Onun adı Hürrem Sultan'dı. Harem'in yönetimini eline almış, Koskoca Kanuni'ye bile yapmayacağı şeyleri yaptırmıştı. Nurbanu Sultan Hürrem'in yetiştirip oğlu Selim'e hediye ettiği bir kadını anlatmaktadır. Bu "Gelin" de cariyelikten yükselip, Osmanlı yönetimine karışan ve bazı yaramaz huyları padişaha aşılayan bir karakterdir. Saray; rüşvetle Nurbanu vasıtasıyla tanışmıştır. Görkem, şatafat her türlü hoyrat harcamalar yapılıp Yahudiler Saray'da cirit atmaya başlarken, Padişah Selim, babası Kanuni'ye benzemez. Saray dışına çıkmamıştır... Nurbanu Sultan Nurbanu sultanı Nazım Tektaş'nın kalemınden okuduk...
Tarih-Roman
Nurbanu SultanNazım Tektaş · Çatı Kitapları · 201142 okunma