Gerçek şeytan çıkarma ayini (ölümlerden döndük)
9/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 18:58
Başlığa takılmayın öyle bir şey yok. Bu kitabın uygulamada bu puanda olmasını gayet iyi anlıyorum çünkü genel olarak çöp okurlarla dolu ve geneli teist olduğu için onlar kendi kötülüklerin sebebini şeytana bağladıkları için "aptal bir kitap" diye düşündükleri belli. "İnsan yaşamına bürünüp yeryüzü yaşamına karışalı tam on gün oldu." diye güzel bir giriş cümlesiyle açılış yapıyor eser ardından da "müthiş yalnızdım" cümlesi geliyor. Cehennemde canı sıkılmış yalnızlıktan bunalmış şeytan amerikalı zengin bir iş insanının bedenini ele geçirerek dünyaya kötülük yapmaya ve oyun oynamaya gelmesini konu ediniyor eser. "Bir solukta her şeyi kavrayan insanların tımarhaneye düşmeleri rastlantı değildir" cümlesiyle de Friedrich Nietzsche'ye gönderme olduğunu düşünüyorum. İnsanların düş dünyasındaki zebanilerin olmadığı da bir yalandır ya da olduğu da bir yalan çünkü insan kelime anlamlarının bir sınırı vardır "olağandışı" yı anlatmanın bir yolu yoktur. Şeytanımız da bunu vurgular. Günümüzde teist insanlar olağandışı zaman ve mekandan bağımsız dediklerini bir kalem yaratıcısına benzemez bir kalem bir kalem yapamaz gibi saçma sapan şeylerle anlatmaya girişmişlerdir. Eserdeki ana konu asıl şeytanın insan olduğunu anlatmaktır. Fyodor Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler eserinde ivan karamazov sanrı şeklinde şeytanla konuşurken şeytanın romatizması olduğu ve "bazen insanlaştığıma göre neden olmasın?" Konuşmasında da görürüz. Teist insanlar kendi kötülüklerini şeytanın üzerine atmasını sever böylece kendilerini sütten çıkmış ak kaşık olduklarına inanırlar. Vicdanları böyle rahatlar. Yine Karamazov Kardeşler eserinde "Eğer şeytan yoksa o zaman onu insan icat etmiştir hem de kendi suretinde icat etmiştir" der. Çünkü günahlarını yükleyeceği biri gereklidir. İşte eser tam da şeytanın kötülük yapmak için dünyaya gelmesini ve insanlardan
Felsefe
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,819 okunma
Geldiğin yere dön, Şeytan!
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 09:02
Leonid Andreyev Şeytan'ın Günlüğü fevkalade bir kitaptı. Kesinlikle anlayabilene yergilerini açıkça hissettiriyordu. Bir paragrafını bile sindirebilmek için kaç defa okumuş ve akıl süzgecimden geçirmişimdir kim bilir. Benim Andreyev'den okuduğum ilk kitaptı. Açıkçası kitap seçimlerimi hislerime güvenerek alırım. Aldığım hiçbir kitaptan memnun kalmadığım olmadı. Sanırım kitap konusunda kalp gözüm açık. Ve Şeytan'ın Günlüğü benim neznimde asla unutulmayacak bir kitap olarak yerini aldı. Kitabın içindeki tek bir söz aslında kitabın ne anlatmak istediğini bize söylüyor: "Vade retro, Satanas!" (Geldiğin yere dön, Şeytan!) Ve bunu da bizim Şeytan'ımıza Roma Kardinali'nin söylemesi ironik bir biçimde kitabı anlatmaktadır. Kardinal olsun, Magnus olsun aslında Şeytan dediğimiz kötülüğün saf halini bu söz ile aşağıladılar, Şeytan'ı küçük düşürdüler. Şeytan'ın ağzından yazılmış günlük havası veren bu eser hem üslup hem de içeriği bakımından beni fazlasıyla etkiledi. Şeytan önce insan olmaya, konuşmaya ve diğer özelliklere alışmaya çalışırken; daha sonrasında bir kabulleniş ve duyguları hissetme aşaması geçirdi. Sanki bir canlının büyümesini izler gibi onun insan olma "çabasını" izledik. Benim için sadece boşuna bir çaba idi. Çünkü bizim Şeytan ne kadar "Ben artık insandım!" desede aslında insan olmanın anlamını bile roman sonunda kavrayamadığını görürüz. Mesela romanda Şeytan insan olmayı kabul edene kadar cümlelerde geçen ben kelimesini Ben diye yazıyordu. Çünkü o, Şeytan'dı. Sembolik olarak sevmesek de kutsaldı. İnsanlarla aynı kefede değildi. Ama o insan olmayı kabullendikten sonra artık Ben değil, "ben" olarak günlüğüne yazmaya başladı. Ben kitapta Şeytan'la hep fikir ayrılıklarına düştüm. Biliyordum insanın doğasını. Şeytan eğlenmek istedi bu dünyada, sıkılmıştı Cehennem'de. Ama
İnsan
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,819 okunma
Reklam
Vade Natro, Satanas!
7/10
·224 syf.··
2023 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 14:02
Şeytanı hep korku filmlerindeki hâliyle tanıttılar bize ama onu bile kandıracak çirkinlikte şu yeryüzü... Ilginç bir konu ve hikâyeydi. Incelemede yazılabilecek bir çok şey var. Önsözde çevirmen, 'Bir Huzursuz Ruhun Son Hesaplaşması' demiş... Rus edebiyatı okurken yoruyor beni, o nedenle çok da severek okumadım açıkçası ama hakkını yemeyeyim edebi yönü güçlü, zengin bir yapıt.
Şeytan
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,819 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2021 18:15
Fantastik kitap okumayı pek de sevmeyen ben bile sayfalar devam ettikçe ne olacak diye merakıma yenik düştüm... Atalarının laneti ile "kan"a aç olan insanlar bizim dünyamızda yaşayamaz hale gelirler. Bunlardan biri de yaşamında bir çok sorunla karşılaşan ve asla mutlu olamayan Sera'dır. Bir gün hiç bilmediği bir dünyaya ayak basar. Tanımadığı biri ondan "kadeh"lerdeki kanı içmesini ister. Zorla da olsa bunu yapan Sera, düşmanın Pars Lunae Kabilesi olduğunu öğrenir. Bu yeni dünyada, yani Konseyde kılıç kullanmayı, büyü yapmayı, kendi korumayı öğrenir. Asıl öğrenmesi gereken şeyse içinde bulunduğu dünyayı yerle bir edecek kadar güçlü olduğudur. Satanas, herkesten bağımsız acımasız, asla yalan söyleyemeyen, aşık olamayan, duygularından arınmış biridir. Sera'yı ölümden kurtarır, tabi bunun bir bedeli olacaktır. Sera Satanas'ın isteğini yerine getirmek adına hiç istediği işlere karışırken kendini büyülü dünyanın merkezinde bulur.... Kitap her ne kadar kan isteğinden bahsetse de, vampirlerle dolu bir Alacakaranlık canlanmasın gözünüzde. Ata'larının lanetini devam ettirmek zorunda olan, uzun yaşamak adına düşman kabileleri öldürmekten çekinmeyen insanlardan bahsediyor. Yazarın ilk kitabı olmasına ve aslında benim fantastik türünü sevmememe rağmen oldukça ilgi çekici buldum. Öyle bir yerde bitti ki devamını inanılmaz merak ediyorum. Bir insanın büyü yapabilse bile öncelikli olarak istediği şeyin "güven" olduğu çok güzel işlenmiş. Keyifli okumalar dilerim!
Kadeh ve KanDevrim Battaloğlu · Panu Kitap · 202115 okunma
9/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2017 75. kitabı
Çok kısa olmasına karşın en sevdiğim kitaplardan birtanesi. Dört tane kısa hikâyeye bu kadar derinlik ve aynı zamanda alaycı bir bakış sindiren Russell kitabı, "Varoluşçunun Bunalımı(Varoluşa Doğru)", Metafizikçinin Bunalımı(Retro Me Satanas)", Psikanalizcinin Bunalımı(Adjustment A Fuque)" ve " Matematikçinin Bunalımı(Prof. Squarepunt'un Düşü)" başlıkları altında kısa hikayelerle akıcı bir dile anlatır. Çok bilinmese de mutlaka okunması gereken kitaplardan bir tanesi. Hikâyeleri sade görünsede çok yoğun ve üzerinde düşünülmesi gerekir. Sayıların gizeminden ve Shakespeare'den alıntıları oldukça güzel ve gizemli. Ayrıca okuyanın mutlaka etkileneceği ve karşısında kayıtsız kalamayacağı bir eser...
Varoluşçunun BunalımıBertrand Russell · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 1998241 okunma