Cerrah
Puan vermedi·376 syf.··
2026 3. kitabı
Merhabalar kitapseverler, Eğitimim nedeniyle istemeden de olsa kitap okumaya uzun bir ara vermiştim. Yeniden okumaya ve yazmaya dönmek, benim için adeta bir hayale yeniden kavuşmak gibi... İşte Cerrah, bu uzun aranın ardından bir solukta okuyup bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Tess Gerritsen’in bu serideki ilk kitabı olan Cerrah’ta ana karakterlerimiz Dedektif Thomas Moore ve ortağı Jane Rizzoli. Açıkçası ben Moore karakterini çok sevmiş ve benimsemiştim; zaten bu kitapta da odak noktası büyük oranda onun üzerindeydi. Lakin öğrendiğim kadarıyla okuyucular Rizzoli karakterini o kadar çok sevmişler ki, yazar daha sonra öldürmeyi planladığı Rizzoli’yi bir anda serinin ana karakteri yapıyor. Moore ise ne yazık ki sonraki kitaplarda yavaş yavaş silinip gidiyor; hatta televizyon uyarlamasında (Rizzoli & Isles) adı geçiyor Rizzoli’ye daha sonra adli tıp uzmanı Dr. Maura Isles eşlik etmeye başlıyor. Bir polisiye yazarı olarak, bir yazarın kendi yarattığı ana karakterden bu kadar çabuk ve keskin bir şekilde vazgeçmiş olmasını hâlâ tam olarak anlayamıyorum. Bu durum beni bir okur ve yazar olarak biraz üzdü, çünkü Rizzoli’ye de pek ısınamamıştım zaten. Kitaba dair ikinci olumsuz eleştirim ise tıbbi terimlerin yoğunluğuyla ilgili. Bunun temel sebebi muhtemelen yazarın asıl mesleğinin hekimlik olması. Yine de bir polisiye kurguda, okuyucuyu yormamak adına bu terimlerin biraz daha az tutulmasını tercih ederdim. Hikayenin konusuna burada uzun uzadıya değinmeye gerek görmüyorum; zaten tanıtım bültenlerinde ve diğer yorumlarda yeterince var. Ben daha çok kendi penceremden bir değerlendirme paylaşmak istedim. Kitapta dikkatimi çeken bir kusur daha vardı ama onu da anlatırsam yazı buraya sığmayacak gibi... Sonuç olarak; bahsedilen bu iki detay dışında, sürükleyici bir polisiye-gerilim
Edebiyat
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,3bin okunma
Seri sonu! #okudumbitti #13
10/10
·256 syf.··
2026 17. kitabı
Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles serisine veda etmek hiç kolay olmadı benim için. Serinin 13. kitabı olan Dinle Beni, elime aldığımda bende hem "artık bitti mi?" burukluğu hem de "acaba Jane ve Maura bizi yine nasıl bir kaosun içine sürükleyecek?" heyecanı yarattı. Bu kitabın en sevdiğim yanı, karakterlerin sadece mesleki kimliklerine değil, kişisel evrimlerine de odaklanması oldu. Jane Rizzoli'nin o bildiğimiz sert kabuğunun altındaki savunmasızlığı, Maura Isles'ın soğukkanlı zekası ve tabii ki serinin gizli kahramanı haline gelen Angela Rizzoli... Angela'nın mahalle dedektifliği oynamaya çalışması, kitabın o karanlık ve gerilimli atmosferinde nefes alınmasını sağlayan harika bir komedi unsuru olmakta. Gerritsen, yine "küçük bir kasaba/mahalle sırrının ne kadar büyüyebileceğini" çok iyi işlemekte. Bir yandan bir cinayet soruşturması yürütülürken, diğer yandan teknoloji ve sosyal medyanın günümüz dünyasında insan hayatını nasıl bir gözetleme kulesine dönüştürdüğünü sorgulamaktasınız. Olay örgüsü her zamanki gibi sürükleyici; bölümler kısa, tempo hiç düşmemekte. Özellikle "Dinle Beni" başlığının altındaki o ironik mesaj, finali okuduktan sonra beni gülümsetti. Tabii ki mükemmel miydi? Belki serinin ilk kitaplarındaki o saf, çiğ gerilim havasını arayanlar olabilir. Gerritsen artık karakterlerinin olgunluk dönemini yazmakta ve bu, kitabın temposunu daha "hesaplanmış" kılmaktadır. Ancak yazarın tıp dünyası ve adli bilimle olan o sarsılmaz bağını bu kitapta da iliklerinize kadar hissetmektesiniz. Dinle Beni, bir vedadan ziyade, sevdiğimiz karakterlerin hayatlarına bir "durum güncellemesi" gibi. Eğer Jane ve Maura'nın yıllardır süren dostluğuna ve aralarındaki o eşsiz kimyaya tutkunsanız, bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Kitap, finaliyle "daha anlatacak çok hikaye var"
Edebiyat
Dinle BeniTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20261,432 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
#okudumbitti #12
10/10
·308 syf.··
2026 16. kitabı
Bir cinayet romanında en sevdiğim şey, olayların ilk başta göründüğü gibi çıkmamasıdır. Bir Sırrım Var da tam olarak bunu yaptı. Serinin 12. kitabını bitirmiş olmama rağmen, hâlâ ters köşe olmak beni muazzam etkilemekte... Kitap, birbirinden tamamen alakasız görünen ölümlerle başlamaktadır. Bir korku filmi yapımcısı, sıradan bir muhasebeci... İlk bakışta bu insanların yollarının kesişmiş olması bile mantıklı görünmemektedir. Ancak Rizzoli ve Isles soruşturmayı derinleştirdikçe, bütün düğümlerin yıllar öncesine uzanan ortak bir noktada toplandığı ortaya çıkmaktadır. Roman boyunca en çok hoşuma giden şey, Gerritsen'in ipuçlarını acele etmeden dağıtması oldu. Olaylar bir anda pat diye açıklanmamakta. Her yeni bilgi, önceki bölümlere farklı gözle bakmamızı sağlamakta. Özellikle geçmişte yaşananların bugünkü cinayetlerle bağlantısının kurulma şekli oldukça başarılıydı. Jane Rizzoli ve Maura Isles ikilisini artık serinin bu noktasında eski dostlar gibi okumaya başladım. Bu yüzden sadece cinayetleri değil, onların olaylara yaklaşımını da merak etmekteyim. Kitap boyunca soruşturmanın bilimsel ve polisiye yönü dengeli bir şekilde ilerlemekte. Benim için Bir Sırrım Var, serinin en çarpıcı kitaplarından biri olmasa da merak duygusunu sonuna kadar koruyan, sağlam kurgulanmış ve kendini rahat okutan bir romandı. Özellikle olayların birbirine bağlandığı bölümlerde gerçeği öğrenme konusunda sabırsızlandım ve kısa sürede bitirdim.
Edebiyat
Bir Sırrım VarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20252,594 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 383. kitabı
Tess Gerritsen’ın tıbbi gerilim türünde bir çığır açan ve Rizzoli & Isles serisinin ilk adımı olan kült eseri Cerrah, Boston sokaklarında kabus estiren, kurbanlarını tıbbi bir hassasiyetle katleden sadist bir seri katilin peşindeki soluk soluğa takibi konu alıyor. Yazarın tıp geçmişinden beslenen son derece gerçekçi ve detaylı anlatımı, gerilimi her sayfada zirvede tutarken; dedektif Thomas Moore ve katilin geçmişteki elinden kaçmayı başarmış tek kurbanı olan Dr. Catherine Cordell'ın psikolojilerini de muazzam bir derinlikle işliyor. Okuyucuyu adeta bir ameliyat masasının soğukluğunda ve karanlık bir zihnin labirentlerinde gezdiren kitap; ters köşeleri, yüksek temposu ve insan anatomisinin ürpertici sınırlarını zorlayan tarzıyla polisiye-gerilim edebiyatının en sürükleyici başyapıtlarından biridir.
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,3bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Rizzoli & Isles serisinin altıncı kitabı Mefisto Kulübü, serinin diğer kitaplarından oldukça ayrılıyor. Gizemler, saptırılmış inançlar ve karanlık sırlarla örülü bir hikâye okuyoruz. Daha kapağını görür görmez insanın içine bir ürperti düşüyor. Cinayet mahallerinin tasviri ise gerçekten tüyler ürperticiydi. Yazarın ölüleri ve olay yerlerini anlatış biçimi, sahneleri zihnimde tüm gerçekliğiyle canlandırdı ve zaman zaman gerçekten kanımı dondurdu. Katil çok da gizli değildi; okurken asıl merak ettiğim şey, hikâyenin içine nasıl ve ne zaman dahil olacağıydı. Buna rağmen kitap, finalde beni şaşırtmayı başardı. Bu seri sayesinde polisiye gerilim türünü ne kadar sevdiğimi bir kez daha fark ettim.
Mefisto KulübüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20213,682 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:55
Tess Gerritsen’in Mefisto Kulübü, serinin önceki kitaplarından ayrılan ve okuru yalnızca bir cinayetin değil, insanlığın yüzyıllardır peşinden sürüklendiği karanlık inançların da izini sürmeye davet eden bir roman. Yazar bu kez polisiye gerilimin sınırlarını genişleterek okültizm, şeytan kültleri, dini semboller ve tarihsel göndermelerle örülü daha karmaşık bir anlatı kuruyor. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, gerilimini yalnızca katilin kim olduğu sorusundan almaması. Hikâye ilerledikçe cinayetlerin ardındaki sembollerin anlamı, geçmişle kurulan bağlantılar ve Mefisto Kulübü’nün sırları en az soruşturmanın kendisi kadar merak uyandırıyor. Bu durum romanı klasik polisiyeden uzaklaştırıp araştırma ve keşif duygusunun ağır bastığı bir yapıya dönüştürmüş. Jane Rizzoli ve Maura Isles ikilisi yine hikâyenin merkezinde yer alsa da bu kitapta karakterlerden çok atmosfer ön plana çıkıyor. Gerritsen’in yarattığı karanlık ve tedirgin edici hava, olayların geçtiği mekânlardan kullanılan sembollere kadar her ayrıntıda hissediliyor. Özellikle dini metinlere, efsanelere ve tarihsel olaylara yapılan göndermeler romanın derinliğini artırırken, okuru sürekli olarak gerçek ile hurafe arasındaki çizgiyi sorgulamaya itiyor. Kitabın sevdiğim yönlerinden biri de korku unsurlarını abartıya kaçmadan kullanması oldu. Yazar doğaüstü bir hikâye anlatmak yerine insanların korkularını, saplantılarını ve inançlarını merkeze koyarak çok daha etkili bir gerilim yaratıyor. Bu nedenle roman yalnızca polisiye değil, aynı zamanda insan psikolojisinin karanlık taraflarına dair de güçlü gözlemler içeriyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde bilgi aktarımının yoğunlaştığını ve temponun zaman zaman yavaşladığını hissettim. Ancak verilen ayrıntılar romanın finaline yaklaştıkça anlam kazandığı için
Edebiyat
Mefisto KulübüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20213,682 okunma