• Langdon çabucak, çoğu kimsenin Satanist mezhepleri Şeytan'a tapan canavar ruhlu kimseler olarak tahayyül ettiğini, ama tarihte Satanisler'in kiliseye düşman, eğitimli kimseler olduklarını açıkladı. Şeytan, kurban edilen kara büyüler ve beş köşeli yıldız ayinlerine dair soylentiler, kilisenin kendi düşmanlarına karşı yürüttüğü karalama kampanya dahilinde yaydığı yalanlardan başka bir şey değildi. Zaman içinde, Ulumminati'ye benzemeye çalışan kilise karşıtları yalanlara inanmaya ve onla gerçekleştirmeye başladılar. Böylece modern Satanizm doğmuş oldu."
  • şu çocuklar gülsün
    bunlar papatyadır şifadır içiniz
    beton duvarları ağlayan insanlar olunuz
    kerametiniz x'i bile yalnız bırakmasın
    fakat vahdet-i vücud ...

    şu çocuklar gülsün
    çünkü onlar büyümek üzere örselenmiş bir bıçak
    ve insana seyreyleyen bir yol olmak ve ufuk
    ve nişantaşı beyoğlu
    insanın aksinden sızma bir ince yaprak
    fakat dinmek bilmeyen bahar ...

    şu çocuklar gülsün
    çünkü bu modern bir fiziktir
    illa hu'dur mahşerdir
    ayakları yeri basar böylelikle dengenin
    ve satanizm yüzü düşük deşilik
    fakat kapitülüsyonizm ..

    şu çocuklar gülsün
    yoksa hepiniz
    reklam görmüş gibi ahmak

    M. Beldek
  • Rabbin kim?
    Rabbim Allah.
    Dinin ne?
    Dinim İslam.
    Kitabın ne?
    Kitabım Kur’an-ı Kerim.
    Kimin kulusun?
    Allah’ın kuluyum.
    Kimin ümmetisin?
    Hazreti Muhammed
    Mustafa’nın (sallallahu
    aleyhi ve sellem)
    ümmetiyim.
    Müslüman mısın?
    Elhamdülillah,
    Müslümanım.
    Ne zamandan beri
    Müslümansın?
    “Kâlû belâ” zamanından
    beri Müslümanım.
    “Kâlû belâ” ne
    demektir?
    Allah Teâlâ, dünyayı ve
    varlıkları yaratmadan
    önce dünyaya gelecek
    bütün insanların
    ruhlarını yarattı. Onları
    ilahî huzurda topladı ve
    kendilerine, “Ben sizin
    Rabbiniz değil miyim?”
    diye sordu. Ruhlar da,
    “Evet, bizim Rabbimiz
    Sen’sin!” dediler. Bu
    zamana “Kâlû belâ”
    denir.
    Nereden geldin,
    nereye gideceksin?
    Allah’tan geldim, Allah’a
    gideceğim.
    Ne için geldin?
    Allah’ı tanımak ve O’na
    kulluk etmek için
    geldim. Çünkü Allah
    Teâlâ, insanları ve
    cinleri Kendisini
    tanımaları ve Kendisine
    ibadet etmeleri için
    yaratmıştır. (Zâriyât
    Suresi, 56. ayet)
    Ne olarak geldin?
    Bütün insanlar,
    Müslüman olarak doğar
    ve dünyaya Müslüman
    olarak gelir. Ben de
    Müslüman olarak
    doğdum ve Müslüman
    olarak geldim.
    Dini kısaca tarif
    ediniz?
    Allah (celle celalüh)
    tarafından insanları
    eğitmek, onları dünya
    ve ahiret mutluluğuna
    ulaştırmak için
    peygamberler
    aracılığıyla bildirdiği
    ilâhî kuralların
    tamamıdır.
    Akıllı insan kimdir?
    İlâhî huzurda verdiği
    kulluk sözüne ömür
    boyu sadık kalan, dürüst
    bir inanca, faziletli ve
    ahlâklı bir gidişe sahip
    olan insandır.
    Dinler kaç kısma
    ayrılır?
    Dinler üç kısma ayrılır:
    1. Hak Dinler: Allah
    (celle celalüh)
    tarafından
    peygamberler vasıtası
    ile insanlara bildirilen
    ve hiçbir değişikliğe
    uğramadan günümüze
    ulaşan dindir.
    Bozulmadan günümüze
    kadar ulaşan tek hak din
    İslam Dini’dir.
    2. Muharref (Bozulmuş)
    Dinler: Allah(celle
    celalüh) tarafından
    peygamberler vasıtası
    ile bildirilen, fakat
    sonradan insanlar
    tarafından asılları
    değiştirilen dinler.
    Hristiyanlık ve Yahudilik
    gibi.
    3. Batıl Dinler: İnsanlar
    tarafından icat edilen
    dinlerdir. Putperestlik,
    Satanizm, Budizm gibi.
    Bizim dinimiz
    hangisidir?
    Bizim dinimiz, Hak
    katında tek din olan
    İslam Dini’dir.
    Allah katında geçerli
    din hangisidir?
    Allah katında (geçerli)
    din, şüphesiz İslam’dır.
    (Âl-i İmran Suresi , 9.
    ayet ) Kim İslam’dan
    başka bir din ararsa
    (bilsin ki o din) ondan
    kabul edilmeyecek ve
    ahirette zarara
    uğrayanlardan olacaktır.
    (Âl-i İmran Suresi, 85.
    ayet)
    İslam Dini’nin gayesi
    nedir?
    Getirdiği hükümlerle
    insanları hem dünyada
    hem de âhirette
    mutluluğa
    ulaştırmaktır.
    İslam Dini kaç ana
    bölümde incelenir?
    1. İman (itikat)
    2. Allah’ın emir ve
    yasaklarına uymak
    (amel)
    3.Çevresiyle iyi ilişkiler
    içinde bulunmak
    (ahlâk)
    İslam Dini’nin
    özellikleri nelerdir?
    1. Son dindir.
    2. Bütün insanlığa
    gönderilmiştir.
    3. Daha önce
    gönderilmiş bütün
    peygamberleri ve ilahî
    kitapları tasdik eder.
    4. Önceki dinlerin
    hükümlerini
    yürürlükten
    kaldırmıştır.
    İman ne demektir?
    Allah Teâlâ’nın
    Peygamber Efendimiz
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem) aracılığıyla
    bildirmiş olduğu bütün
    esasların doğru
    olduğuna kalben
    inanmak, tasdik etmek
    ve bunu dil ile de
    söylemektir.
    Kelime-i tevhit nedir?
    “Lâilâhe illallah
    Muhammedü’r
    rasûlullah” cümlesidir.
    Kelime-i tevhidin
    manası nedir?
    Allah’tan başka ilah
    yoktur. Hazreti
    Muhammed (sallallahu
    aleyhi ve sellem) O’nun
    elçisidir (resulüdür).
    Kelime-i şehadet ne
    demektir?
    “Eşhedü enlâilâhe
    illallah ve eşhedü enne
    Muhammeden abduhû
    ve rasûlühû.”
    cümlesidir.
    Kelime-i şehadetin
    manası nedir?
    Ben şehadet (şahitlik)
    ederim ki, Allah’tan
    başka ilah yoktur. Yine
    şehadet ederim ki,
    Hazreti Muhammed
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem) O’nun kulu ve
    elçisidir (resulüdür).
    Bir kimse İslam
    Dini’ne ne zaman
    girmiş olur?
    Kelime-i tevhidi dili ile
    söyleyip kalbi ile kabul
    ve tasdik ettiği zaman
    girmiş olur.
    İmanın doğru ve
    geçerli olmasının
    şartları nelerdir?
    1. Hayattan ümit
    kesmeden önce iman
    edilmiş olmalı.
    2. Dinî hükümleri
    reddeden herhangi bir
    söz veya davranış içinde
    bulunmamalı.
    3. Dinî hükümlerin
    tamamının güzel
    olduğu kabul edilmeli.
    İmanın çeşitleri
    nelerdir?
    1. Tafsilî iman
    2. İcmalî iman
    Tafsilî iman ne
    demektir?
    İman esaslarının her
    birine ayrı ayrı
    inanmaktır.
    İcmalî iman ne
    demektir?
    İman esaslarının
    hepsine birden
    inanmaktır.
    İman-ı yeis
    (ümitsizlik imanı) ne
    demektir?
    Ölmek üzereyken
    korkudan iman
    etmektir. (Firavun gibi).
    İmanın şartları
    nelerdir?
    1. Allah’a inanmak.
    2. Meleklere inanmak.
    3. Kitaplara inanmak.
    4. Peygamberlere
    inanmak.
    5. Ahiret gününe
    inanmak.
    6. Kaza ve kadere, hayır
    ve şerrin Allah’ın
    yaratması ile olduğuna
    (Allah’tan geldiğine)
    inanmak
    İmanın şartları nasıl
    ifade edilir (Amentü
    Nedir)?
    “Âmentübillâhi
    vemelâiketihî
    vekütübihî verusülihî -
    velyevmil’âhiri
    vebilkaderi hayrihî
    veşerrihî minallâhîteâlâ
    velbâ’sü ba’del mevti
    hakkun
    Eşhedüenlâilâhe illallah
    ve eşhedü enne
    Muhammeden abduhû
    verasûlüh”,
    “Allah’a, meleklerine,
    kitaplarına,
    peygamberlerine,
    ahiret gününe, kazanın;
    hayrın ve şerrin Allah
    tarafından geldiğine,
    ölümden sonra dirilişin
    gerçekleşeceğine
    inandım. Allah’tan
    başka ilah yoktur.
    Hazreti Muhammed
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem) O’nun elçisidir
    (resulüdür).
    Mü’min kime denir?
    Allah’ın varlığına ve
    birliğine, Hazreti
    Muhammed’in
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem) de
    peygamberliğine
    kalpten inanan kimseye
    denir.
    Müşrik kime denir?
    Allah’ın eşi ve benzeri
    varmış gibi O’na
    ortaklar bulan, birden
    fazla ilah olduğuna
    inanan kimselere denir.
    Kâfir kime denir?
    Allah’ın varlığına ve
    birliğine, Hazreti
    Muhammed’in
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem)
    peygamberliğine ve
    getirdiği esaslara
    inanmayan, bunu da
    açıkça söyleyen
    kimseye denir.
    Münafık kime denir?
    Allah’ın varlığına ve
    birliğine, Hazreti
    Muhammed’in
    (sallallahu aleyhi ve
    sellem)
    peygamberliğine ve
    getirdiği esaslara
    kalben inanmadığı
    hâlde dili ile inandığını
    söyleyen kimselere
    denir.
  • İtalya'da son birkaç yılda "şeytan çıkarma" taleplerinin 3 katına çıkması ve Vatikan'dan onaylı "şeytan çıkarıcıların" talebi karşılayamaması nedeniyle bu alanda yeni uzmanlık kursları düzenleniyor.
    Vatikan'ın resmi haber sitesi Vatican News'de yayımlanan habere göre, bugünlerde Sicilya'nın başkenti Palermo'da şeytan çıkarma konusunda bir uzmanlık kursu veriliyor.
    Nisan ayında ise Roma'da uluslararası katılımla başka bir kurs düzenlenecek.
    Palermo'daki 21-24 Şubat tarihli kursu organize eden şeytan çıkarma uzmanı rahip Benigno Pallila kursun içeriğini anlatırken, "Satanizm bağlantılı tarikatlardan, şeytandan kurtulmayı başaran kişilerin hikayelerine kadar en can alıcı konulara değiniyoruz" dedi.
    Haberin devamı için;
    http://www.bbc.com/...=socialflow_facebook
  • Satanizm: "Ne istiyorsan onu yap"
    temel felsefesi üzerinde gider.
    Şeytanı memnun etmenin
    gerçek insanlık olduğunu düşünür.
  • Yazar bu eserinde ;insanlar arası ilişkileri düzeltmenin aile bağlarını güçlendirmenin kendini ,eşini ve çocuklarını daha iyi tanıyabilmenin en önemli yönteminin "kendinizle barışık olmanız "olduğunu vurguluyor. Nevzat Tarhan:" Hafıza ve zeka geliştirilebilir," "kötü hafızanın sorumluları, dikkatsizlik, özgüven azlığı, önem vermemek, duygusal boyutun ihmali ve öğrenilen bilgilerin kullanılmamasıdır" ,iddialarında bulunuyor. Depresyon ,panik atak ,yorgunluk, Kronik yorgunluk sendromu gibi durumların belirtileri ve tedavi yöntemlerinden bahsediyor. "iyi olacağım" demenin faydaları ve güzel düşünmenin beyne olan mucizevi olumlu etkilerinden örnekler veriyor. Öfke kontrolü, ahlaksızlık, şiddet, satanizm,bağımlılık gibi gençlerin karşı karşıya olduğu problemler ve çözüm önerilerine de yer vermiş eserinde... Yapabileceğiniz küçük testlerle ,bizlere kendimizi tanıma fırsatı sunuyor; eşinizi yeterince tanıyor musunuz? Çocuğunuz hangi zeka türüne sahip? vb Hülasa ,kendimizle barışık olmaksa hedefimiz, duygularımızı eğitip yönetebilmeliyiz.
  • Bu yazıyı hazırlamadan önce söylemek istediğim bir kaç şey var. Kimse kimsenin inancına inanmak zorunda değil ancak saygı duymak gerekiyor. Bu yazının yayınlanmış olma sebebinin en temel özelliği kişinin bu öğretiyi yayarken ne anlatmak istediğidir. Yazıda kesinlikle satanizm hakkında iyi veya kötü diye yorumlar yapmıyorum ve hiçbir şekilde savunmuyorum. Savunmadığım gibi aşağılamıyorum. Bunlar tamamen bilgi içeriklidir ve dine dair hiçbir kişisel yorum barındırmaz. Ancak kişiye dair birkaç yorumlarda bulunmayı planlıyorum ve fakat bunun din ile hiçbir bağlantısı yoktur. Yazıyı sadece bilgi edinmek için okumanızı tavsiye edip bu yazının sadece bilgi öğrenmeye yarayabileceğini, dinlere dair doğru ve yanlışları hiçbir şekilde savunma barındırmadığını belirtmek istiyorum. Bu yazı hiçbir ön yargıda bulunmadan hazırlanmıştır ve her şey olduğu gibi aktarılmıştır. Yazılanlar kimine göre iyi kimine göre kötü olarak yorumlanabilir ancak ben daha çok ansiklopedik tarihsel bilgilere yer verdim. Ekibimizin hiçbir şekilde satanizm ile bağlantısı yoktur. Sadece evrensel çalışmayı hedefliyoruz ve yazılarımızın sadece kendi dünyamızdan daha fazlası olması için çabalıyoruz. Evrensellik sadece bizi değil dünyada olan her şeyi barındırmaktadır. Bu yazının bir diğer önemli özelliği ise bu tür insanlar hakkında bilgi edinip çevremizde olan insanları daha iyi tanımamıza yardımcı olabilmesini sağlamaktır. Günümüzde Satanizm adı altında geçen bir çok olay yaşanmaktadır. Bunun gerçek ”Satanizm” ile alakalı olup olmadığını bilmiyoruz ancak her ne kadar onayladığımız görüşler olmasa bile bunları öğreniyor olmamız sevdiğimiz insanları onlardan koruyabilmemiz için önemli bilgilerdir. Bu tür insanların içsel dünyasını ne kadar iyi öğrenebilirsek çevremizdekilere o kadar dikkat eder ve ilişkilerimize öyle karar veririz.
    Anton Szandor LaVey olarak bilinen Amerikalı LaVeyan Satanizm’in kurucusunun gerçek adı Howard Stanton Levey’dir. 11 Nisan 1930 yılında dünyaya gelmiştir. Kökeni Avrupa’ya uzanan göçmen bir ailenin çocuğudur ve Chicago’da doğmuştur. Küçük yaşlardan beri müziğe duyduğu ilgi sayesinde, onbeş yaşındayken San Francisco Senfoni’de ikinci oboistlik görevine getirilmiştir. İlerleyen yıllarda ise, trompet, trombon, klarnet ve keman çalma konusunda kendisini bir hayli geliştirmesine rağmen, 20’li yaşlarında müziği bırakıp, sirk dünyasına adım atmıştır. Kafes bakıcısı olarak başladığı yeni mesleğinde, zaman içerisinde ilerleme kaydederek, aslanlı gösterilere çıkmaya başlamıştır ancak bir gösterisinde yaralanmıştır. Bu sebepten dolayı buradaki kariyerine son vermeye karar vermiştir.
    Birkaç yıl sonra, çeşitli morglarda polis fotoğrafçısı olarak çalışmaya başlamıştır. San Francisco polis yetkilileri, ceset fotoğrafları çeken bu genç adamın egzantrik karakterini çabuk fark etmişlerdir ve LaVey’i merkeze alıp gerçeküstü olaylarla ilgili telefonları cevaplandırmakla görevlendirmişlerdir. Sonraki yıllarda kendisiyle yapılan bir röportajında, felsefi düşüncelerinin belirginleşmesinde, ceset fotoğrafçısı olarak çalışmış olmasının etkisini gizlemeden ifade etmiştir.
    1966 yılının nisan ayında, harekete geçme zamanının geldiğine kendisini ikna etmiştir ve bir Şeytan Kilisesi kurarak kurduğu Şeytan kilisesi ve kaleme aldığı kitaplar aracılığıyla Satanist öğretisini yaymaya çalışmıştır. LaVey’e göre, önemli olan tanrı değil insandır. Şeytan’ı “insanoğlunu özgürleştiren isyan ruhu, reddin somut ifadesi ve uygarlığın ilerlemesini sağlayan gelişme güdüsü” olarak tanımlar. öğretisini; “Şeytani İncil”, “Şeytanın Not Defteri” ve “Şeytani Törenler” kitaplarıyla açıklamıştır. Bunu bir tür semboller aracılığıyla yaşanan ateizm olarak algılayabilirsiniz. Satanizm’e göre “şeytan” dinlere karşı bir semboldür ama aslında gerçekten varlığı yoktur. Bu insani kötülüğü temsil etmek için kullanılan bir semboldür. Antik İbranice ismine uygun biçimde, tarih boyunca “muhalif” olanı temsil etmişti. Dinlere, insanın hayvansal özünü reddeden ya da kısıtlayan kurallara karşı bireyin özgürlüğünü temsil ediyordu. Dolayısıyla dinlere şiddetle muhalifti ve kutsal kitaplardaki öğretilerin tam tersini uygulamanın insanlık için tek çıkar yol olduğunu savunmuştur.
    LaVey insanı Nietzsche’yi çağrıştıran bir yaklaşımla “üstün varlık” olarak tanımlamıştır. “Sadece istediğimiz zaman, istediğimize karşı iyi davranmalıyız. Kimse bize hep iyi olmamız gerektiğini söyleyemez. Eğer biri seni hırpalıyorsa sen de onu ezip yok etmelisin” demiştir bir eserinde.
    29 Ekim 1997 yılında tam 67 yaşındayken bir kalp krizi sonrası yaşamını yitirmiştir. Vasiyeti üzerine mezar taşında: “Hayattaki tek pişmanlığım yersiz yere iyi olduğum anlardır.” yazmaktadır.
    LaVey’e Göre Satanizm
    Dokuz büyük günah
    Aptallık.
    Özentilik.
    Sevilme, benimsenme beklentisi.
    Kendini kandırma.
    Perspektif eksikliği.
    Geçmişteki Ortodoks Satanist uygulamalara sahip çıkma.
    Üreticiliği engelleyecek kadar kibir sahibi olma.
    Estetik duygu yoksunluğu.
    Ödlekleştiren konformizm.
    Dokuz ilke
    Tevekkül ve yetinme yerine sonsuz kişisel tatmin için çalış.
    Mistik düşler yerine capcanlı hayatı yaşa.
    Kendini kandırma. Kirletilmemiş bilgeliğin temsilcisi ol.
    Sevgini hakedene sakla. Şaklabanlara harcama.
    Sana tokat atana öbür yanağını dönme, intikam al.
    Sorumlu olana karşı sorumluluk göster. Şevkat, enerji vampirlerine dikkat.
    İnsan dört ayaklılar gibi bir hayvandır. Kimi zaman onlardan iyi, çoğunlukla onlardan beterdir. “Ruhi ve entelektüel yüceliği” onu hayvanlar aleminde en acımasız yaratık yapar.
    Şeytan, günah adı verilen fiziki, duygusal, düşünsel yücelikleri savunur.
    Şeytan, öcü gibi kullanıldığı sürece caminin ve kilisenin en iyi dostudur.
    20 satanist nokta
    Gücünü kaybetmemek için, zayıf ve aciz (karaktersiz, kişiliksiz) olanlara saygı gösterme.
    İçinde başarı yattığı için gücünü her zaman sına.
    Mutluluğu barışta değil zaferde ara.
    Uzun süreli dinlenmeden ziyade istirahatlerini kısa tut.
    Yeni bir şey yaratacaksan eskiyi tamamen yok et.
    Ölümünü göremeyeceğin hiçbir şeyi çok fazla sevme.
    Yapıyı kumun üzerine değil kayanın üzerine inşa et… Çünkü yapı sadece bugün ya da dün için değil her zaman içindir.
    Her zaman, yapılmamışı keşfetmek için daha fazla çalış.
    Boyun eğmektense öl.
    Demircilik ölümün kılıcını işlemek dışında hiçbir sanatsal değere sahip değildir. Çünkü ölüm getiren kılıç bir sanat şaheseridir.
    Her şey üstünde başarıyı elde etmek için önce kendinin üstüne çık. (kendini aşmayı öğren.)
    Yaşayanların kanı yeni bir tohum yaratmak için iyi bir gübredir.
    Kurukafadan oluşan piramitlerin üzerinde duran kişi, daha uzakları görebilir.
    Sevgiyi bir kenara atma, fakat onu her zaman tehdit et çünkü o bir sahtekardır.
    Bütün büyük olan şeyler acı üzerine kurulmuştur.
    En önde olmaktan çok en üstte olmaya çalış, çünkü büyüklük orada yatar.
    Daha önceden yaratılmış engelleri yok etmek için taze ve güçlü bir rüzgar gibi gel.
    Bırak sevgi, hayatında bir amaç olsun, ama en büyük hedefin büyüklük olsun.
    Erkek dışında hiçbir şey güzel değildir ama bütün her şeyden güzel olan kadındır.
    Gücü engellediği için bütün aldanma ve yalanları reddet.
    LaVey’in dokuz büyük bildirisi
    Satanizme göre insan kendini sakınmamalı istediğini yapmalıdır.
    Satanizm ruhsal umutlar yerine var oluşu savunur.
    Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emreder.
    Satanizm kendilerine vuranlara diğer yanaklarını uzatmaktansa intikam almayı emreder.
    Satanizm vampir olmak için vakit harcamaktansa daha gerçekçi sorumluluklarını yerine getirmek gerektiğini savunur.
    Satanizm tüm dinlerde günah diye dayatılan şeylerin duygusal ve zekasal zevkten ibaret olduğunu savunur.
    Şeytan kilisenin en sadık dostudur.
    Satanizme göre hayvanlar, insanlara bazen iyi ama çoğunlukla kötülük yapan canlılardır.
    Satanizm’e göre insan kendini kandırmamalı aklıyla olduğu gibi gözükmelidir.
    Eserleri
    The Satanic Bible (1969) (Şeytani İncil)
    The Satanic Rituals (1972) (Şeytani Ayinler)
    The Satanic Witch (1989) (Şeytani Cadı)
    The Devil’s Notebook (1992) (İblis’in Not Defteri)
    Satan Speaks! (1998) (Şeytan Konuşuyor!)
    Bu yazıdan anlaşıldığı gibi her ne kadar detayları gerçek hayata yansıtmamış olsa da benim kişisel görüşüm Anton Szandor’un oldukça zor bir hayat geçirmiş olduğundan yanadır. Çünkü savunduğu düşünceler ve kurallar oldukça katı, keskin ve sert biçimdedir. Bu psikolojide insanların ”Yeter artık. Bu kadardı. Daha fazla kimseye tahammül etmeyeceğim. Herkes yaptığını ödeyecek.” diyebilme şekillerinden birisidir. Herhangi hiçbir kaynakta böyle olduğuna rastlamadım ancak Anton Szandor’un gerçekten çok acı çektiği ve acılarının son bulmadığı görüşündeyim. Szandor’un gerçekten bu kadar acı çektiğine dair herhangi bir kayıt mevcut değildir. Bu benim kişisel görüşümdür. Çünkü bir insanın bu kadar kısasa kısas, net ve sert yaşam biçimini savunup bunu insanlığa geçirmeye çalışmasının en mantıklı açıklamasının bu olduğunu düşünüyorum. Hani hayatımızda art arda bir sürü kötü olay yaşarız ve bir müddet sonra dayanamayız. Bu sebepten dolayı patlama noktasına geliriz ve bize yapılan her şeyi ödetmeye çalışırız. Ya da ödetmesek bile hayatımızdan çıkarırız. ‘‘Sen bunu yaptın. Sonuçta bunu yaptın ve bedeli olarak hayatımdan sonsuza kadar çıkıyorsun. Bunu yapmış olduğun gerçeği dışında hiçbir detayla ilgilenmiyorum. Ne olursa olsun yine de bunu yaptın.” diye düşünürüz ve asla affetmeyiz. Bu da bu durumun hiç kesilmeden hayat boyu devam edip daha ileri bir seviyesini temsil ediyor diye düşünüyorum. Herkesin inancına ve düşüncesine saygım sonsuz. Sizden de aynı şeyi bekliyorum. Düşünceme saygı duymanızı bekliyorum. Satanizm’in aslında ruhsal bir hastalık olduğunu ya da yoğun acıdan dolayı oluşan ruhsal hastalıklar sebebiyle gelişen bir inanç sistemi olduğunu düşünüyorum. Benim görüşüme göre kesinlikle tedbir alınması ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Siz böyle düşünmüyor olmayabilirsiniz bu benim tamamen kişisel görüşümdür ve herkesin benimle aynı fikirde olmadığını biliyorum. Özellikle bu tür bilgileri iyice öğrenip sevdiğimiz insanlara, tüm canlılara ve özellikle de çocuklarımıza dikkat edip ruhsal durumlarını önemsemeyi tavsiye ederek yazıyı bitiriyorum. Canlılara diyorum çünkü her canlıda bir tür psikoloji mevcuttur. Bu yüzden her canlıya dikkat edilmesi gerekir. Ancak konu Satanizm olsun ya da olmasın özellikle içinde bulunduğumuz toplumdaki insanların psikolojisine dikkat edebilmek hem bizim hem de sevdiklerimizin geleceğini olumlu etkileyebilir.