Kusursuz Cinayet Yoktur

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.195
Gösterim
Adı:
Kusursuz Cinayet Yoktur
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
244
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050905496
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Dünyaca ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, sadistlerin ve mazoşistlerin kanlı serüvenlerini aktarıyor, "zevkine ölüm" dosyalarını aralıyor.

Dünyaca ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, ağırlıklı olarak cinsel zevk amaçlı cinayetleri ve seksüel seri katilleri ele aldığı Kusursuz Cinayet Yoktur'da, sadistlerin ve mazoşistlerin kanlı serüvenlerini aktarıyor, "zevkine ölüm" dosyalarını aralıyor.

Asla bulunmak istemeyeceğiniz evlerde yaşananlar, günlerce süren işkenceler, yanlışlıkla 19 yıl cezaevinde kalan masumlar, yanlış değerlendirilen deliller, Atasoy'un incelikli anlatımıyla karşınızda...

Kan nasıl sıçrar...
Satanizm ayinlerinin içyüzü...
Cinsel suçlar nasıl araştırılır, nasıl aydınlatılır...
Seks köleleri neler yaşar...
"Beni soluksuz sev!"diyen kimdi...
Münevver Karabulut cinayeti ve morgdaki hayalet...
(Tanıtım Bülteninden)
Böyle kitaplar hiç okumamama rağmen Kanıt dizisinin iyi bir tv uyarlaması olduğunu düşünmüştüm malum biz bu dizi uyarlama işini pek beceremeyiz. Bir okuyayım bakalım kitabı nasıl dedim ama olmadı. İçim kaldırmadı. O kadar sapkınlık, canilik,şiddet içeriyor ki bir de bunların gerçek olduğunu bilince devam edemedim.
244 syf.
Okurken “Kanıt” izliyormuş hissi veren, gerçek öykülerle dolu olan bu kitapta asla bulunmak istemeyeceğiniz evlerde yaşananlar, günlerce süren işkenceler, yanlışlıkla 19 yıl cezaevinde kalan masumlar, yanlış değerlendirilen deliller ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof.Dr. Sevil Atasoy tarafından kaleme alınmış. Klasik aşk, ihtiras, ayrılık içerikli kitaplardan sıkıldıysanız alın size farklı türden bir kitap.
244 syf.
·Puan vermedi
Benim gibi birazcık cinayet konularına merak iseniz okunması gereken bir kitap. Okurken insanı hem şaşırtan hem de empati yapıp önlem almak için bilgi edinilen bir kitap. Kısa kısa yaşanmış olaylarla okuyucuya sürekli farklı hikayeler sunmuş ve benden de olumlu not almış bir kitap.
244 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kanıt dizisi sayesinde tanıdığım o ses , o kendinden eminlik , o işimin piriyim edası ile sevdiğim Sevil atasoy.. Senin gibi kadınlara hayranımmmmmm ...
okuduğum ilk kitabı , muhtemelen yine okurum. Sayesinde sadomazoşist kişilik bozukluğunu iyi belledim. Ellerine sağlık , dünyada ne pisikopatlar varmış dedirten kitabı bitirmiş olmanın rahatlığındayım. İyi okumalar
244 syf.
·10/10
Öncelikle Allah hiç kimseyi katil, sapık, seksopat tarzı insanlarla karşılaştırmasın, amin diyerek bir giriş yapayım..
Kapalı kapılar ardını hiç kimse bilmez ki bu çoğu zaman çok iyi bir şey çünkü o kapılar aralanınca insanda kaygı bozukluğu oluşabilir.. Kedi merakından ölürmüş ve meraklı bir kedi olmamanızı şiddetle tavsiye ederim..
Henüz kitabın ilk cinayetinde yoğun ve en üst seviyedeki sadizmliğiyle BDSM'ye bir örnek verilmiş ve bu direkt salt bir şekilde kaygı vericiydi.. İnsanlar sokaktan geçip giderken kimin ne düşündüğünü bilemez ve yoldan geçerken yanımızdan yaklaşık olarak minumum on tane ruhu bozuk insan geçer.. Kapalı kapılara bile gerek yok Twitter'da bu tarz insanları rahatça bulabilirsiniz..
Kitabı okurken pek sık "Rabbim sen bizi koru!" dedim çünkü bunlar tamamen gerçekti.. İnsanoğlunun ruhu,bedeni ve düşünceleri evcilleşmeyince tam bir korkunç canavara dönüşebiliyormuş.. Sık sık kendimizi köreltmeli ve evcilleştirmeliyiz..
Bana göre seri katiller oldukça zeki insanlar.. Kendilerine ait çok ince bir haz alma duyguları var.. Seçtikleri yemekler bile özenli.. Diğer insanlardan ayrılırlar.. Seri katiller veyahut ruhu bozuklar, belirlenmiş bir insani standartın pek dışındalar.. Normal insanlar gibi olamazlar da.. Onların kendilerine ait bir yaşamları vardır ve pek paylaşmayı sevmezler.. Nitekim hiçbir seri katil işlediği cinayetlerin ortaya çıkmasını istemez.. Asosyallerdir.. Kimisi okulunda üstün başarılıdır.. Çoğu anatomiyi oldukça iyi bilir.. Zaten birçok katil ya sağlık alanında ya da hukuk alanında çalışıyordur..
Siz siz olun, insalarla her şeyini paylaşmayı sevmeyen, evi, odası sığınağı olan ve genellikle oradan çıkmayan insanlarla muhattap olmayın.. Hele de bu insanlar deneyleri çok seviyorsa.. Bir gün bir denek siz olabilirsiniz.. Kusursuz Cinayet pek mümkün olmasa da uzun süre kusursuz kalabilir..
Ha bir de babamın "Kan yerde kalmaz." demesi aklıma geliyor.. Bir insan öldürüldüğü zaman asla ama asla kanı yerde kalmaz, elbet bir gün ortaya çıkar.. Sivrisinekten bile örnek alınır, fosilleşmiş bir kemikten bile örnek alınır illa o cinayet ortaya çıkar.. Bununla ilgili çok hoş bir kıssadan hisse okumuştum..
Eski zamanlarda bir ülkede haksızlıklara karşı savaş açmış adil bir Padişah varmış. Günlerden bir gün, memleketin tanınmış tüccarlarından olan Abdullah isminde bir şahıs izbe bir yerde ölü olarak bulunmuş. Yapılan bütün tetkikata rağmen katil bir türlü tespit edilememiş.
Aradan on seneye yakın süre sene geçmiş, ama buna rağmen, padişahın üzüntüsü hala dinmemiş. Hemen herkesin huzur içinde yaşadığı ülkede gerçekleşen bu elim hadise sonrası katilin hala yakalanamamış olması vicdanını sıktıkça sıkıyormuş. Zira, kendi idaresi altında bulunan bir insanın katline engel olunamaması, ayrıca suçlu şahsın bulunamaması meselelerinde baş sorumlu olarak kendisini görüyormuş.
Günlerden bir gün, hem bunları düşünüyor, hem de sofrasında yemeğini yemeye devam ediyormuş. Çok yardımsever ve misafirperver biriymiş padişah. Bilhassa yaşlı kimselere karşı derin bir saygısı varmış. Hizmetçileri, yoldan ihtiyar bir adamın geçtiğini haber vermişler. Bunun üzerine padişah, yaşlı adamın hemen içeri alınmasını emretmiş. İhtiyar, içeri girdiğinde padişah tarafından saray sofrasına buyur edilmiş.
Çorbalar içildikten sonra Padişah, misafirine kim olduğunu sormuş. Adam,
“Eskiden yol keser, adam soyardım” demiş. “İhtiyarladığım için aynı işi yapamaz oldum. Yapamaz olunca da o işleri bıraktım.”
Padişah, “Yani şimdi eski gücüne dönsen, dinçleşsen soygunculuğa devam eder miydin?” diye sual ettiğinde ihtiyardan, yarı kahkaha ile karışık “Tabi yaa, elbette, huylu huyundan vazgeçer mi hiç?” cevabını almış.
Bu sırada sofraya gümüş kaplı bir tepsi içinde padişaha ve misafirine ikram edilmek üzere iki ördek getirilmiş. Ördekleri gören yaşlı misafir, bıyık altından gülmeye başlamış. Bunu farkeden Padişah merakla sormuş: “Hayrola amca neye gülüyorsun?”
Misafir, “Sofraya gelen ördeklere gülüyorum Padişahım” diye cevap vermiş. Padişah, “Bunda gülecek ne var, bir kusurumuz olduysa buyur söyle, çekinme” demiş.
“İzniniz olursa anlatayım” demiş ihtiyar. “Demiştim ya yol keser, adam soyardım diye. Vaktiyle tenha bir yerde birini yakalamıştım. Üstünden epey yüklü miktarda altın çıkmıştı. Altınları aldım. Fakat adamın beni şikâyet edeceğinden korkup onu oracıkta öldürdüm. Onu yere yatırıp öldürmek üzere bıçağımı çektiğim esnada yanımızdan iki ördek geçiyordu. Adam o an gözlerini ördeklere çevirerek ‘Ördekler şahidim olsun’ dedi. Bunlar onun son kelimeleri oldu, öldü gitti ahmak adam. Şimdi sen söyle padişahım, hiç ördekten şahit olur mu? Konuşamazlar ki… Onu hatırladığım için güldüm” diyerek başından geçenleri bir bir anlatmış.
O an padişahın beyninde şimşekler çakmış, hiddetle yerinden kalıp,
“Sen Abdullah’ın katilisin!” diye bağırmış. Şu sofradaki ördekler de sen Abdullah’ı öldürürken üstünüzden uçan ördekler olmalı. Öyle güzel şahitlik ettiler ki, seni tastamam konuşturdular, yaptıklarını itiraf ettirdiler.”
Nöbetçilere emretmiş o an. “Bu katili derhal yakalayıp zindana koyun!”
Padişah katilin bulunması ile rahat bir nefes almış, cinayete şahit olan ördekler sayesinde cinayetin bu dünyada da cezasız kalmamasını sağlamış. Katil dört duvar arasına cezasını çekmeye giderken padişah, Rabbine el açıp şunları seslendirmiş: “Yüceler Yücesi Allah’ım! Sana şükürler olsun ki, beni bu dertten kurtardın. Sen ne adilsin ki dilersen kızarmış ördeklere bile bir katili ihbarlatırsın.”
244 syf.
Güzel bir kitap... Fakat editöründen daha iyi bir iş beklerdim. Cümleler çok uzun. Bazen olayın etrafında dönüp duruyor. Yazım tekniği gelişir umarım...
244 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Çok farklı konuları içeren denemeler içeriyor. İlk denemeler hep mazoşitler, satanistler üzerineydi, umarım böyle devam etmez diye düşündüm. Aynı türden denemeler üst üste olduğunda biraz sıkıcı oluyor. Ancak sonraları konular farklılaştı. Çok şaşırtan şeyler okudum. Kırk yıl düşünsem aklıma asla gelmezdi dediğim türden şeyler okudum. Çok beğendim bu yüzden hocanın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Ve denemedeki ilk yaşanmış öyküyü asla unutabileceğimi düşünmüyorum. Ve sanırım herkese, herşeye kuşkuyla bakacağım. - Kusursuz cinayet yoktur, kusurlu insan vardır.
244 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Sevil Atasoy'un okuduğum ilk kitabıydı ve sonuncusuda olmayacak. Anlattığı olayların gerçek olması etkileyiciydi. Adli bilimler ve polisiye romanlarını sevenler mutlaka okumalı. Ama biraz ilgisi az olanlar bu kitaptan sıkılabilir. Son olarak "Kusursuz cinayet yoktur, kusursuza yakın cinayetler vardır."
244 syf.
İlk baskısını 2012'de yapan bu kitabın yazarı Sevil Atasoy, dünyada da ünü olan, önemli bir entelektüelimizdir. Adli tıp uzmanı ve kriminologdur. Bu kitaba genel anlamda bakarsak, kusursuz cinayet olamayacağını öğretecek bir kitaptır. Bunun sebeplerini anlatırken direkt olarak "şu yüzden" dememiş, fakat bu sebepleri gerçek, yaşanmış olaylarla anlatmıştır. Bu yaşanmış olaylar, hem Türkiye'den hem yurtdışından, kimlik tespiti, satanist ayinler, DNA analizi, çocuk tanıklığı, seri cinayetler, ruhsal hastalıkların etkileri ve benzeri bir çok meseleyi ortaya koyuyor. Bu tarz kitapların Türkiye'de pek bulunmamasının yanında, Sevil Atasoy'un bu işin en iyi uzmanlarından biri olması bu kitaplarının değerini daha da arttırıyor. Polisiye romanları okumaya meraklı biriyseniz, gerçek hikayeleri içeren bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum. İnsanların nasıl iğrençlikler yapabildiğini merak ediyorsanız ve bunu okuyup aklınızda canlandırmaya cesaretiniz varsa, bu konuda ilginç bilgiler edinebilirsiniz bu kitaptan.
244 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Normal bir beyin yapısına sahip olmayan, seri katilleri, sadistleri, mazoşistleri,... ; faili meçhulleri, kusursuz bir cinayetin olmadığını anlatan yazar mesleğindeki bilgisini çok iyi yansıtmış yazılarına. İradesi zayıf ve içinde kötülük barındıran insanların okunmamasını, okursa da uygulanma girişiminde bulunmamasını dileriz. Adlitıp kitapları sevenlerin sıkılmadan okuyacağını sanıyorum.
244 syf.
·6 günde·9/10
Sevil Atasoy’dan okuduğum ilk kitap. Gayet başarılı buldum. Polisiye/Kriminal olaylara ilginiz varsa bu kitabı seversiniz. Özellikle DNA’nın cinayetlerdeki öneminden sık sık bahsetmiş. Tavsiye ederim, okuyun.
Birini öldürürken,az sonra sıranın kendisine geleceğini bilen bir diğerini seyretmek.İşte sadizm budur.
Suçbilimciler, bütün insanlar gibi, masum bir yavru olarak dünyaya gelen bir kadın ya da erkeğin, nasıl olup da bir seri katile dönüştüğünü öğrenmek ister. Çünkü bu sayede adam öldürmelerin önünü kesebileceklerini düşünürler. Bu yüzden seri katillerin çocukluklarını inceler, onu geri dönüşü olmayan kaderine sürükleyen risk faktörlerini belirlemeye çalışırlar.
Kriminal profilcilerin derdi ise başkadır. Her zaman başarılı olamasalar da, suçu önlemekten ziyade bir sonraki avın kim olduğunu belirlemeye, böylelikle onu celladın elinden almaya çalışırlar. Seri katillerin geçmişi, önceki cinayetlerin analizi bu yüzden önem taşır.
Hiçbir sağlıklı beyin, bir katilin beyni gibi çalışamaz,onun ruhundaki girdapları, öldürmeden önce ve sonrasındaki duygularını anlayamaz, hele bir seri katilin neden hiç tanımadığı birini, hatta ikisini, üçünü, üç yüzünü öldürdüğünü hayal bile edemez. Bu yüzden en başarılı polisiye filmler, romanlar, diziler, gerçek suç öykülerine dayananlardır.
Aslında mazoşizm,kişinin kendisini cinsel obje olarak görmeye başlaması üzerine,yine kendisine yönelttiği sadizmden başka bir şey değildir.Kısacası bir sadist aynı zamanda az ya da çok bir mazoşist ve bir mazoşist az ya da çok bir sadisttir ve kimi zaman biri,kimi zaman diğerini üstlenir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kusursuz Cinayet Yoktur
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
244
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050905496
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Dünyaca ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, sadistlerin ve mazoşistlerin kanlı serüvenlerini aktarıyor, "zevkine ölüm" dosyalarını aralıyor.

Dünyaca ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, ağırlıklı olarak cinsel zevk amaçlı cinayetleri ve seksüel seri katilleri ele aldığı Kusursuz Cinayet Yoktur'da, sadistlerin ve mazoşistlerin kanlı serüvenlerini aktarıyor, "zevkine ölüm" dosyalarını aralıyor.

Asla bulunmak istemeyeceğiniz evlerde yaşananlar, günlerce süren işkenceler, yanlışlıkla 19 yıl cezaevinde kalan masumlar, yanlış değerlendirilen deliller, Atasoy'un incelikli anlatımıyla karşınızda...

Kan nasıl sıçrar...
Satanizm ayinlerinin içyüzü...
Cinsel suçlar nasıl araştırılır, nasıl aydınlatılır...
Seks köleleri neler yaşar...
"Beni soluksuz sev!"diyen kimdi...
Münevver Karabulut cinayeti ve morgdaki hayalet...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 171 okur

  • Başak
  • Jack DAWSON
  • Özge Uyumaz
  • Buğrahan
  • Burcu Zengin
  • Ahmet avcı
  • Hakkı Arslan
  • Ays
  • ~[Ozan]~
  • simay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%40.4
25-34 Yaş
%21.3
35-44 Yaş
%29.8
45-54 Yaş
%6.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.6
Erkek
%27.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.2 (11)
9
%23.1 (12)
8
%36.5 (19)
7
%11.5 (6)
6
%3.8 (2)
5
%1.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.9 (1)