Ali Kuzu

Ali Kuzu

Yazar
7.6/10
454 Kişi
·
1.227
Okunma
·
108
Beğeni
·
26,2bin
Gösterim
Adı:
Ali Kuzu
Unvan:
Araştırmacı-Gazeteci, Yazar
Gazeteci ve Araştırmacı-Yazar Ali Kuzu'nun bu zamanda kadar 100'e yakın araştırma ve inceleme kitabı çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır. Yazar evlidir ve İstanbul'da yaşamaktadır.
" Medyayı kontrol eden beyinleri kontrol eder. Beyinleri kontrol eden ise toplumları kontrol eder. "
George Orwell

" Haber ve gerçek aynı şey değil. "
Walter Lippmann, Amerikalı gazeteci,

" Haber, birinin bastırmak istediği şeydir. Diğer her şey reklamdır. "
Rubin Frank, NBC News

" İnsanlara ne bilmek istediklerini değil, ne bilmeleri gerektiğini söyleriz. "
Frank Sesno, CNN News
“Matematiği belleme, kendin yap, anla!” diyen Arf, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası. En çok kullanılan kağıt paramızda Cahit Arf var... 10 liralık banknotların arka yüzünde Cahit Arf’ın resmi ve dünyada tanınmasını sağlayan “Arf Değişmezi ”nin formülü bulunuyor. "
Herkes yanındaki suyu idareli kullanıyor, namazlar teyemmüm yapılarak kılınıyordu. Yolculuk böyle sürüp
giderken, bir müddet sonra Yavuz Sultan Selim atından
indi ve askerinin önünde mütevazı bir şekilde iki büklüm
olarak yürümeye başladı.
Askeri erkan hayret ve şaşkınlık içindeydi. "Atların bile kanının kaynadığı ve çok zor gittiği bu çölde sultan acaba niçin atından inip yürümeye başladı'' diye kendi aralarında
konuşmaya başladılar. Askerler de atlarından inip yürümeye
başladılar. Paşalar, Yavuz Selim Han'm can ciğer arkadaşı olan
Hasan Can'a; "Hünkar 'a sorsanız, acep bu ne iştir?" dediler.
Hasan Can Yavuz Selim'e merakla "niçin atından inip yürüdüğünü" sorunca Yavuz şöyle der: "Görmüyor musun
Hasan, önümüzde elinde siyah sancakla Allah(c.c) 'in Resul'ü
Fahr-i Kainat (sav.) yürüyor. O alemler sultanı yaya yürürken
biz nasıl at üstünde olabiliriz.
" Rothschild ailesi, yavaş yavaş ama emin bir şekilde bu dünyanın her ülkesindeki merkez bankalarının hisselerini alarak inanılmaz miktarda zenginlik ve güç sağlıyor.
Bir ülkede merkez bankasının kurulmasının ilk adımı, ülkeyi merkez bankasının borcuna sokan ve Rothschildlerin kontrolü altında tutan bir krediyi kabul etmelerini sağlamaktır.
Ülkenin krediyi kabul etmemesi halinde söz konusu ülke ya ekonomik krize girer ya da ülkenin lideri suikasta uğrar. Suikast işe yaramadığı takdirde ülke lideri, Rothschild tarafından hizalanmış bir lider pozisyonuna getirilir ve ülke adım adım işgal edilir. Ardından kontrol edilen merkez bankaları yasa dışı olarak Rothschild bankacılık ailesinin sahip olduğu özel bankaların kurulmasının önünü açar. "
Geçmişini iyi bil ki
geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki
nereye gideceğini unutmayasın.

Şeyh Edebali'den Osman Gazi'ye...
Rasulullah(s.a.v) s.a.s buyurdu ki:"Doğu tarafından siyah bayraklar taşıyan bir ordu zuhur edecek. Onları görünce onlara derhal biat edin, kar üzerinde
emekleyerek de olsa! Buyurdular;" (İbn-i-mace kitabul fiten 4084)

Rasulullah(s.a.v) s.a.s buyurdu ki: Horasan'dan (Afganistan ile Pakistan arasındaki bölge'den) siyah bayraklılar çıkar, ve ilya ya (Kudüs'e) kadar önlerinde bir şey tutunamaz."(Ebu Hureyre r.a)

Rasulullah(s.a.v) s.a.s buyurdu ki "Horasan (Afganistan ile Pakistan arasındaki bölge) cihetinde gelen siyah sancaklar gördüğünüzde onlara katılın."(Hz. Sevda R.Anhuma)

Rasulullah (s.a.v) s.a.s buyurdu ki: Horasan tarafından çıkan siyah sancaklılar gördüğünüzde, kar üzerinde sürünerek de olsa onlara gidin. Çünkü onların içinde Allah'ın halifesi vardır." (Fetava-i Hadisiyye, İbr-i Hacer-i Heytemi)
248 syf.
·2 günde·Puan vermedi
not : BÜYÜK ÖLÜLERE MATEM GEREKMEZ, FİKİRLERİNE BAĞLILIK GEREKİR.

Not : Atatürk'e hayran olmak için milyonlarca sebepten biridir bu eser.

119 başlıktan oluşan bu eserin başlangıcında Masonların Osmanlı'nın son zamanlarında ortaya çıkışı ve faaliyetleri bulunuyor. Gelişim gösterdikleri aşamaları ve üyelerini de açıkça anlatmış. Mim Kemal Öke gibi daha birçok kişi bu soysuzların safında bulunuyor ve Türkiye'yi kendi yöntemleriyle yönetmeye çalışıyor. Her şeyi satın alıyorlar , herkesi. Ancak Mustafa Kemal Atatürk , masonların da hakkından geliyor. Öyle çok yaptırım yapıyor ki masonlar en sonunda suikastlerle Ata'mızı durdurmaya çalışıyorlar. Durdurabildiler mi sizce? 100 yılda gelen bir adamı kimse durduramaz. Masonlarla başa çıkıyor çıkmasına ama ölümünden masonların payının da olduğunu gösteriyor yazarımız. Her tarafı hain dolu , satılmış köpekler varken kim sağ çıkabilir? İşte kitap burdan sonra başlıyor arkadaşlar ! Ata'mız eriyor gün geçtikçe... Hani diyoruz ya bazen " dur şu işimi de halledeyim öyle uyuyayım " diye. İşte Ata'mız da Hatay'ı aldıktan sonra bu millet için son misakı milliyi gerçekleştiriyor... O kadar ağır ve duygu yüklü bir kitaptı ki. Ölümünde neler olduğunu , naaşının teslimiyetini , detayları , naaşının açılması ve O'nu son görenlerin yorumları... Okurken derin hüzün hissediyorsunuz... Atatürk'ün okuduğu kitaplardan , yazdığı şiirlerden , cenaze törenine katılan gruplardan , yabancı ülkelerin O'nun cenaze törenine gönderdiği gemilerden , yabancı ülkelerin gazetelerinin manşetleri ve o ülkedeki bazı düşünürlerin O'nun hakkında söylenenlerden bahsedilmesi eminim ilginizi çekecektir. Kesinlikle okuyun.
440 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
İlluminati !! 1 Mayıs 1776 tarihinde Bavyera'da Adam Weishaupt isimli bir şahıs tarafından 'kilisenin felsefe ve bilim üstündeki baskısı karşısında özgürlük' amacıyla kurulmuş gizli bir örgüt. Yaklaşık 250 yıldır etkinliğini arttırarak devam eden ve günümüzde '' Yeni Dünya Düzeni'' sloganıyla hükümetleri, şirketleri ele geçirmek suretiyle , dünyadaki tüm kirli işlerin altından çıkan , insanları sefalete ve ölümlere sürükleyen, bana göre şeytanın hizmetkarlığını yapan lanet bir yapılanma.
Kitap başından sonuna kadar tüm yapılanmayı isimleri ile en küçük ayrıntılara girerek anlatıyor .
İlluminati'nin hedefi nedir?
İlluminati'nin nihai hedefi 500 milyon nüfus ile sınırlandırılmış, yaşayan tüm insanların çipler ile kontrol edildiği, adeta iradelerinin yok edilip robotlaştırıldığı, tek bir yerden ve çok sınırlı sayıda insan tarafından yönetilen, sınırların kaldırıldığı tek bir devlet yaratmak . Zaman zaman Hitler döneminden de aşina olduğumuz Ari Irk yaratma sevdası.
Hedeflere ulaşmak için kullandıkları araçlar;
Medya, Finans sistemi, Eğitim sistemi, Hükümetler, Bilimler ve Dini Mezhepler.
Dünya'da 19. yy'ın başından itibaren kitlesel gelişen tüm olaylarda direkt ya da dolaylı olarak etkin İlluminati . 1. ve 2. Dünya Savaşları'nı başlatan da bitiren de bu gizli örgüt. Hitler'i yaratan da yine bizzat örgütün kendisi . Sebepleri kitabın içinde detaylı bir şekilde mevcut.
3. Dünya Savaşı'nın da yine ilgili örgüt eliyle hazırlandığının sinyalleri de var. Maalesef Ortadoğu merkezli bir 3. Dünya Savaşı öngörüyor , başarılı araştırmacı yazarımız Ali Kuzu.
İlluminati'nin içinde yer alan en populer 13 aile detaylandırılmış. Tahmin edeceğiniz üzere Rockefeller ve Rothschild aileleri başı çekiyor.
İlluminati'ye bağlı 16 adet örgüt anlatılıyor. Bunlardan en bilinenleri Farmasonluk, Bilderberg Grubu, Üçlü Komisyon, Tapınak Şövalyeleri...
Dünyada hali hazırdaki tüm Uluslarüstü Örgütlerin ( BM, Avrupa Birliği, OECD vb. ) de tamamen kontrolü bu şahısların elinde.
Kitaptan detaylandırılmış başlıklara geçecek olursam;
Seçilmiş Kulüpler ( Bohemian Club, Belizean Grove , Yellowstone Club vb... )
En ünlü İlluminati üyeleri ( Rothschild ve Rockefeller Aileleri , George Soros, Bill Gates, Henry Kissinger, George W. Bush , Barack Obama... başta olmak üzere toplam 50 isim )
İlluminati Planları ( Askeri Bilgisayarlara Erişim, Suikastler, Paralı Askerler, Devlet Programlaması)
İlluminati'ye dahil olacak kişilerin alacağı çok detaylı eğitimler.
Yazmış olduğum başlıklar sayfalarca anlatılmış.

Kitaba da adını veren Kozmik Sırlar kısmı ise yapının şeytana nasıl hizmet ettiğini anlatıyor. Bu kısım tüyler ürpertici . Sadece başlıklar şeklinde geçeceğim ama başlıklar dahi sizlerde aydınlanma yaratacaktır.
- İlluminati Çocukları (Seçilmiş çocuklar, Bakıcılar, Fahişeler, Pedofili)
- Kurban Edilen Çocuklar (Kanlarını içmek sebebi ile)
- Satanizm ve Şeytan
- Zombi İnsanlar
- İnsan Robotlar

Bir diğer ana başlık ; İmparatorluğa Hükmetmek adı altında, 'Dünyanın tanrısı paradır' felsefesi ile tüm finans kurum ve kuruluşlarına hükmettiklerini anlatıyor.
Merkez Bankaları ele geçiriliyor, Sanal Para kontrol ediliyor.
Akabinde medyayı nasıl kullandıkları ve insanları yazılı, görsel basın aracılığı ile nasıl 'koyunlaştırdıklarını' detaylandırıyor. Bu kısımdaki 25. kare ve diğer methodlar ile 'subliminal mesajları' insanların bilinçaltına nasıl yerleştirdikleri sansasyonel şekilde anlatılmış. ( Alıntıda da yazdım, tekrarlamak istiyorum. Küçük çocuklarınızın izlediği çizgi filmlere lütfen dikkat edin. Mümkünse izletmeyin, değilse siz de mutlaka izleyin. Ben öyle yapıyorum)
Diğer bölümde örgütün kullandığı Sayılar , şifreler ve semboller anlatılıyor.
Aklımda en çok kalan şeytanın sayısı '666' imiş.
Kitapta çok ilgimi çeken bir kısım var;
1995 yılında birileri paravan bir şirket vasıtasıyla ''İlluminati Card Game'' isimli bir oyunu piyasaya sürüyor. Bu kartlarda gelecekte yapılacak bazı işler yer alıyor. Yani birileri bunu deşifre ediyor. Kartlarda ne görseller mi var?
- İkiz Kulelerin ve Pentagon'un vurulması
- Endonezya Tsunami Felaketi (2010)
- Japonya Depremi (2011)
- Barack Obama'nın Seçilmesi
- Ortadoğu İsyanları
- İnsan Klonlama
- Ufoların Saldırısı ( Kartta Ufo'ların Empıre State Binasına saldırdığı resmedilmiş)
- Julian Assenge'in Öldürülmesi( Şu anda hapiste, anladığım kadarıyla gidici. )
- İnsan Eti Yiyen Bakteri
Karttaki olayların 75%'i gerçekleşmiş. Kalanların gerçekleşip, gerçekleşmeyeceğine inanmak sizin tercihiniz. kartların bir kısmının görseli de mevcut.

Şimdi gelelim bana göre güncelde ülkemizi en çok etkileyen kısma;
GDO'lu ürünlerin Türkiye piyasasına sokulması ve ''ölüm tohumları'' projesi.
Özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarına GDO'lu ürünlerin cebren ve hile ile sokulduğu ortada. Buradaki en büyük problem ilgili ürünlerin DNA'ları bozması suretiyle zamanlar biyolojik soykırıma sebebiyet vermesi. En görünen sonucu ise kısırlık. Bunu uzaklarda aramayın. Çevremizdeki çiftlerin 'çoğunun' tüp bebek suretiyle çocuk sahibi olmaya çalıştığını hepimiz görüyoruz.Bazıları bu sayede bile maalesef çocuk sahibi olamıyor. Bu oran çok yüksek. Bundan 20 sene önce ülkemizde neredeyse bulunmayan uygulama , günümüzün rutini oldu. Peki neden?
Bir diğer konu ise 'ölüm tohumları'. Bunun için çok da uzun olmayan bir video paylaşacağım. Konuyla ilgilenenler için harika bir video. İzlemenizi rica ediyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=UJTMWgd0EXc

Çok uzattım ama böyle bir kitap için çok kısa bile denebilir. İlluminati , Siyonizm , 'Yeni Dünya Düzeni' gibi konulara merakı olanlar için mükemmel bir kitap.
Şiddetle tavsiye ediyorum ve akıcı diliyle 2 günde okuyacağınızdan eminim.
Saygılar.
160 syf.
Hemen hemen her gün elimizden geçen 10 TL'nin bir yüzünde resmi ve dünyada tanınmasını sağlayan Arf Değişmezi'nin formülü olan ama belki de hiç bilmediğimiz büyük matematikçimiz Cahit Arf...
1910'da Selanik’te dünyaya gelip adını tüm dünyaya matematik alanında yaptığı çalışmalarla duyuran büyük matematikçimiz Cahit Arf'in hayatının son derece güzel bir şekilde anlatıldığı bu kitapta bu büyük bilim adamının hayatından kesitleri okurken çok keyif alacağınızı ve gurur duyacağınızı düşünüyorum. Son derece koyu bir milliyetçi ve vatansever olan Cahit Arf'in başarısını özetleyen kelime ise "anlamak". "Herkes ölümsüz olduğu alanda çalışmak ister. Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim..." Cahit Arf işte bu hedefini başararıp ölümsüzleşerek gönüllerde taht kurmayı başardı.
440 syf.
·7/10
Günümüzde Petrol dahil birçok şeyi ellerinde bulundaran fakir bir aile çocuğu olan Rockefeller ailesinin nasıl yükseldiğini ve Dünya'ya iyilik vereceğini söyleyip kötülükten başka birşey vermediğini içeren kitap ayrıca Gdo'lu ürünlerin Dünya'ya nasıl yayıldığını içerirken gerçekliği tartışılır birçok konu içeriyor. Kendileri gibi yahudi bir aile olan Rothschild ailesi olan bağlantısını ve Hitler'e desteğini ve hastalıkların Dünya'ya ve özellikle Afrika gibi ülkelere nasıl yayıldığını içerirken Rockeffeler ailesinin nasıl Dünya'nın en zengin kişileri arasında gözükmediğini de okuyucuya aktarıyor.
208 syf.
·48 günde·10/10
Kitabı geç bitirebildim. Aslında bir çırpıda okunacak bir kitap.Araştırmadan Atatürk'e din düşmanı iftirasını atanların bu kitabı okumaları gerekmektedir. Umarım bu kitap ATATÜRK'ü daha iyi tanımak isteyenlerce okunur.
208 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi,benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir." diyor Mustafa Kemal Atatürk. Bugün öyle bir noktaya geldik ki Atatürk'ün fikirlerini,duygularını ve bu ülke için yaptıklarını bir kenara bırakıp Atatürk'ün dini üzerine konuşuyoruz,kitaplar yazıyoruz. Atatürk'ün dinsiz olduğunu iddia edenler var, Atatürk'ün dinine çok düşkün bir sofi olduğunu iddia edenler var, Atatürk'ü yerlere göklere sığdıramayan var, Atatürk'e küfreden var. Yahu arkadaşlar yapmayın. Birini seviyorsanız yanlışını da sevin ve kabullenenin, sevmiyorsanız da hakaret küfür iftiraya başvurmayın tamam ben sevmiyorum ama adam bunu bunu yapmış deyin doğrularını görmezden gelmeyin. (Kitabı okuduğum süre zarfında her iki grupla da bir şeyler paylaşma fırsatım oldu bunları o yüzden yazdım.)

Gelelim kitaba. Kitap içerisinde daha önce Atatürk ile ilgili duymadığım, okumadığım olaylar, anılar var ama bazı yerler var ki 'yahu bunu daha geçen sayfada okumuştum, ama Ali Bey ayıptır bu paragrafı beşinci kez okuyorum' diye söylediğim yerler oldu. Atatürk'e din odaklı yapılan ithamlara yaşanılan olaylar, söylenilen sözler ve bu olay ve sözlerin kaynakları belirtilerek cevap vermiş yazar amaa bunu yaparken bazı yerlerde suyunu çıkarmamış değil. İthamlara cevapların yanı sıra kitapta Atatürk'ün din hizmetleri, din konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti için neler yaptığına da yer verilmiş ki ben kısmı özellikle Atatürk İslamiyeti bitirmek istedi düşüncesini savunanların ve 'acaba gerçekten istedi mi'diye kafası karışanların okumasını isterim.

Kitap araştırma-inceleme kategorisinde ama kullanılan üslup yer yer maşallah sokak ağzından beter. Atatürk'ü anlatan bir kitapta üslubun böylesine sığ olması beni kızdırdı üzerine bi de yazar Köy Enstitüleri hakkında boş boş yorum yapmış bu da kızgınlığımı katladı.

Sevgili dostlar, Atatürk'ü okumaya değil anlamaya çalışın. Ve hatta bunu yeryüzündeki tüm insanlar için yapın. Karşınızdakini anlamaya çalışın.Ona katılmak istemiyor ya da farklı düşünebiliyor olabilirsiniz bu çok normal ama düşüncelerinizi anlatmaya çabalarken kişiliğinizi alçaltmayın. Siz alçaldıkça düşünceleriniz önemini yitiriyor.

Keyifli okumalar. :)
296 syf.
·2 günde·9/10
80'li Yıllar..

- Darbe öncesi Türkiye'sinde siyasi yapı. 27 Mayıs darbesi, akabinde başarısız olan darbe girişimleri, 12 Mart muhtırası, sağ-sol olaylarının şiddetlenmesi, siyasi cinayetler, fâili meçhuller, ülke genelinde yaşanan provokatif eylemler, katliamlar, hükümetlerin kurulamaması, kurulan hükümetlerin kısa süreli olması ve baskı altında verimli çalışamaması, 15 günde seçilecek olan cumhurbaşkanının aylarca seçilememesi, ekonomik dar boğaz, halkın yokluklar içerisinde ezilmesi, ülkeyi darbeye götüren süreçler ...

- Bir gece sabaha karşı ordunun yönetime el koymasıyla şiddet olaylarının bıçakla kesilmiş gibi durması. En acısı da halkın bu darbenin zorunluğuna inandırılmış olması ve günümüzde bile hâlâ insanların iyi oldu darbeden önce anarşistler yüzünden sokağa çıkılamıyordu demesi ...

- General Bedrettin Demirel "İhtilale bir yıl önceden karar vermiştik, ama henüz olgunlaşmamıştı." demişti.(s.164)
Darbeden önce de ülke genelinde sıkıyönetim vardı ve asker istediğini yapabiliyordu, hükümet askerin ağzının içine bakıyordu ancak şiddet olaylarını engelleyecek bir adım atılmıyordu. Çünkü kendilerinin de belirttiği üzre darbe için gerekli şartların oluşmasını bekliyorlardı. Tabiri caiz ise zeminin futbol oynamaya elverişli hale gelmesini bekliyorlardı. Nihayet uygun zaman geldi ve insanlarımız durumdan çok memnun kaldılar, minare çalınmış kılıf uydurulmuştu...

- Yıkılan yuvalar, parçalanan aileler, katledilen garibanlar, fâili meçhule karışıp gidenler, işkenceden çıkamayanlar, idama mahkum olan masumlar, isimleri cisimleri unutulanlar ve niceleri ...
Günümüz Türkiye'sinde bunların pek bir önemi kalmamış, kimse bu konuları merak etmez, araştırmaz, okumaz olmuş ..

Halbuki geleceğe sağlam adımlarla basabilmek, evlatlarımıza daha güzel, daha güçlü, daha yaşanılabilir bir ülke bırakabilmek için geçmişimizi çok iyi bilmeli, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmalı ...
Hiçbirimizin banane deme lüksü yok.

- Kitabın okunmamak için hiçbir bahanesi yok !
Dili gayet sade, anlaşılması kolay, akıcı bir kitap. Bazı konular iki defa anlatılmış, belki hafızada daha iyi yer etmesi için.

- Özellikle "Diyarbakır Cezaevi" ve "APO""bölümü iyi okunmalı çünkü,
"PKK" illetinin bu ülkenin başına nasıl bela edildiğine dair güzel temaslar var.

- Darbe bilgisinin ABD Başkanı'na verilmesiyle ilgili anekdot.

"Paul Henze,bu bilgiyi başkana aktarırken 'Bizim çocuklar işi başardı' ifadesini kullandı.(s.122)

Darbeyi 'O'nların 'Ç'ocukları yapmıştı !!!

- 12 Eylül 1980'e doğru yol alırken iktidarda Süleyman Demirel'in azınlık hükümeti bulunuyordu. Bu dönemde sıkıyönetim de yürürlükteydi; dolayısıyla o bölgelerde yetkiler askerin elindeydi. Hükümet askerin istediğini yapmaya hazırdı. Bu yüzden Başbakan Demirel sonraki süreçte Evren'e "Siz 11 Eylül 1980'de Antalya Tapu Müdürü müydünüz?" diye soracaktı.(s.264)

- Velhasılı Kelam;

Kitabı okuyalım okutalım. Hakk' dan reva mıdır? Ülkede o kadar kitap okunuyor, elimdeki kitabın basım yılı 2010, sitemizde sadece 2 kişi okumuş onun da biri benim, daha önce hiç inceleme yazılmamış, hiç alıntı yapılmamış...

Bakalım bu yazıyı sonuna kadar okuyan olacak mı, okuyan olursa bir nokta koysun yoruma bir bakalım bakalım.

29.11.2018 19:00 Erciş
160 syf.
·4 günde·8/10
Kitaptaki bilgilerin çoğunu biliyordum pekiştirme kitabı oldu diyebilirim, çok keyifli okuması, içinde Atatürk ve çocuklarla ilgili çok güzel anılar var.Atatürk'ün çocuk sevgisini bilmeyen yoktur sanırım.Bir kez daha hayran oldum Atamiza :)
172 syf.
·1 günde
Spoi içerebilir!

• “Türk Milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum."

Mustafa Kemal Atatürk
s. 43

Atatürk, dinsiz değildir. Bu kitapta kanıtıdır.

Hani cami yaptıran bizim milletimize göre din adamı ya, Atatürk cami yaptırmıştı. Siz tabiki Atatürk'ü suçlamakla uğraşırken öğrenemediniz bunu.
Tarihi cami, Milhalıççık’ta Kabir Mahallesi’ndeki, “Aşağı Cami” idi.
Bakın birde şu var;
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Atatürk’ün Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mezarını yıkılmaktan son anda kurtardığını iddia etti. Yalçıntaş’a göre Mustafa Kemal, Vehhabilere sert bir nota vererek yıkımı durdurmuş. Ata’nın notası dışişleri arşivinde mevcut ve açıklanmaktan çekiniliyor.
Ayrıca Atatürk'ün, annesi ve babası da Türktür.
Alın size bir cevap daha;
3 Mart 1924’te, 29 yerde İmam-Hatip Okulu açıldı. Aynı yıl 9 yerde Kur’an kursu açıldı. 21 Nisan 1924’te, Darülfünun içinde İlahiyat Fakültesi açıldı. (Daha sonra adı İslam Tetkikleri Enstitüsü oldu.) s. 78
Imam-Hatip Okulu açanlar dini bütün insan oluyor ya hani.

Durun daha bitmedi.
Şöyle ki:
- 1925-1934 yılları arasında 14 Kur’an kursu açıldı.
- 1934-1945: 14-41
- 1945-1950: 41-127
- 1950-1996: 127-5949
- 1996-2000 5949-3305
Şimdi bu sayı tekrar 8 bine çıktı...
• “Nasıl ki her hususta yüksek meslek ve ihtisas sahipleri yetiştirmek gerekli ise, dinimizin gerçek felsefesini inceleyecek, araştıracak bilimsel ve teknik olarak telkin kudretine sahip olacak seçkin ve gerçek din ilim adamlarını da yetiştirecek yükseköğrenim kurumlarına sahip olmalıyız."
Mustafa Kemal s. 78

Neyse ben size ne söylesem inanmazsınız.
Tavsiye ediyorum, keyifli okumalar..
440 syf.
·51 günde·Beğendi·9/10
Tüm kelimeler kafamda dönüyor.
Neredeyse yediğimiz her şeyin zehir olduğundan mı, bebeklerin bile GDO ile beslendiğinden mi, dişmacunlarındaki floroid denen fare zehrinden mi, biyolojik savaşın çoktan başlamış olmasından mı, en çok bilinen sözde kaliteli markaların asıl tehdit olmasından mı, modern tıbbın bizi nasıl kandırdığından mı, labaratuvarlarda üretilen sahte viruslerden mi yoksa aşı denen oyundan mı bilemiyorum. Kısacası bizi yavaş yavaş ve ağrılı öldürüyorlar. Az ve öz nüfus politikasını başarıyla da yapıyorlar.

( Tek başına okuyamadım kitabı, ikinci bir alternatifim vardı hep. Birden bu kadar kandırıldığımız gerçeğini tek kaldıramazdım sanırsam. )

Yazar, mantığa yatabilecek bir biçimde neden ve sonuç şeklinde bunları anlatmış. Başarılı da olmuş. Bence, en azından neyin ne olduğunu ve insanın kendi adına bilinçlenmesi için herkesin okuması gereken bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Kuzu
Unvan:
Araştırmacı-Gazeteci, Yazar
Gazeteci ve Araştırmacı-Yazar Ali Kuzu'nun bu zamanda kadar 100'e yakın araştırma ve inceleme kitabı çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır. Yazar evlidir ve İstanbul'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 108 okur beğendi.
  • 1.227 okur okudu.
  • 77 okur okuyor.
  • 1.477 okur okuyacak.
  • 34 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları