"Laz deme adama," diye çıkıştı Melek Hanım "Sadrettin Bey onun adı. Hem çayını içelim, karnımı zı şişirelim hem de arkasından Laz diyelim. Bu Allah tan reva mı, bu insanlığa sığar mı, inşallah o kasaba biz gidiyoruz diye yerin dibine batmıştır. Bizim gibi
insaniyetsiz insanlar."
"Başkalarının yalanlarını dinlemek ve bu yalanları yutmuş göründüğün için seni aptal bellemelerine göz yummak, alçalmayı sineye çekmek; dürüst, özgür insanların yanında olduğunu açık açık söyleyememek, üstelik yalan söylemek zorunda kalmak, gülümsemek.. Hayır, hayır, beş para bile değeri olmayan bir lokma ekmek, bir sıcak köşe, bir mevki için çekilmez bütün bunlar. Böyle bir dünyada yaşanmaz!"
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fıtlatmak yeter.”