Schumpeter- Galbralth Hipotezi: Oligopol piyasaları, teknolojik gelişme yolu ile kalkınma yaratabilir.
Joseph A. Schumpeter
Joseph A. Schumpeter, ekonomi alanındaki çalışmalarıyla bilinen bir Avusturyalı ekonomisttir. Özellikle “yaratıcı yıkım” (creative destruction) kavramıyla modern ekonomi teorisine büyük katkı sağlamıştır. İşte onun bazı özlü sözleri: 1. “Kapitalizm, kendi başarılarının ürünü olan sosyal yapılar tarafından yok edilmeye mahkûmdur.” • Schumpeter, kapitalizmin kendi iç dinamiklerinin zamanla sosyal ve ekonomik değişimlere yol açarak kendisini dönüştüreceğine inanıyordu. 2. “Ekonomik ilerleme, yalnızca durgunluğu kıran devrimci bir süreçle gerçekleşir.” • Bu ifade, yenilikçi girişimciliğin ve değişimin ekonominin merkezinde yer aldığını vurgular. 3. “İnsanın en büyük çabası, sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda anlamlı bir yaşam sürdürmektir.” • Bu, Schumpeter’in ekonomik teorilerinin ötesinde, insan hayatına dair derin bir bakış açısını yansıtır. 4. “Kapitalist sistem, bireysel yenilikçilerin vizyonları sayesinde ilerler.” • Bu söz, girişimcilerin ekonomideki kritik rolüne dikkat çeker. İlgi Alanları Schumpeter’in ilgi alanları oldukça genişti. İşte bazı temel başlıklar: 1. Ekonomik Gelişme ve Yenilikçilik • Schumpeter, yenilikçi süreçlerin ekonomik büyümenin temelini oluşturduğunu savundu. Özellikle, girişimcilerin oynadığı rol üzerinde durdu. 2. Yaratıcı Yıkım • Ekonomide yeniliklerin eski yapıları ortadan kaldırarak yeni fırsatlar yaratması fikri, onun en bilinen teorisidir. 3. Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi • Kapitalizm ve sosyalizm arasındaki ilişkiyi analiz ederek her iki sistemin güçlü ve zayıf yönlerini incelediği “Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi” kitabı önemli bir eseridir. 4. Tarih ve Sosyoloji • Ekonomik analizlerini tarihsel ve sosyolojik bir bağlamda ele almayı tercih etmiş, disiplinler arası bir yaklaşıma sahip
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Schumpeter- Galbralth Hipotezi: Oligopol piyasaları, teknolojik gelişme yolu ile kalkınma yaratabilir.
What models do?
The reason economists use mathematics is typically misunderstood. It has little to do with sophistication, complexity, or a claim to higher truth. Math essentially plays two roles in economics, neither of which is cause for glory: clarity and consistency. First, math ensures that the elements of a model—the assumptions, behavioral mechanisms, and main results— are stated clearly and are transparent. Once a model is stated in mathematical form, what it says or does is obvious to all who can read it. This clarity is of great value and is not adequately appreciated. We still have endless debates today about what Karl Marx, John Maynard Keynes, or Joseph Schumpeter really meant. Even though all three are giants of the economics profession, they formulated their models largely (but not exclusively) in verbal form. By contrast, no ink has ever been spilled over what Paul Samuelson, Joe Stiglitz, or Ken Arrow had in mind when they developed the theories that won them their Nobel. Mathematical models require that all the t’s be crossed and the i’s be dotted.
Joseph Schumpeter'a göre; Yurttaşlar oy verme yoluyla rekabet sürecine dâhil olabilirler; ama çok az şey bildikleri için topluma etkin bir biçimde hâkim değildirler. Oynamaları gereken rol siyasetçilerin kötü yola sapmalarını engellemektir. Toplumu seçkinlerin yönetmesi gerekir, yurttaşlar elitlerin dolaşımının düzgün ve barışçı yollardan gerçekleştirilmesinden sorumludurlar. Joseph A. Schumpeter
Sosyoloji
İnsanlığın gelişim tarihi mevzubahis olduğunda, okullarda öğrendiklerimize göre şöyle bir resim oluşur zihnimizde. Antik Yunan’da birçok alanda ilerlemeler. Sonra bir boşluk ve o dönem eserlerini tercüme safhası. Daha sonra da Rönesans ve günümüze kadar olan dönem. Bu tasnif içerisinde, görüldüğü gibi müslümanlara pek yer verilmemiş. Hattâ batı dünyası dışında kimseye yer yok. Hâlbuki gerçek hiç de öyle değil. İnsanlık; gelişmesini, doğusundan batısına birçok coğrafyada yükselen medeniyetlere borçlu… Bu noktada yaptığı çalışmalarla «tarihi değiştiren profesör» unvânını hak eden Fuad SEZGİN Hoca, milletimizde yeni bir uyanışa vesile oldu. Hayatını bu yaygın görüşün yanlışlığını ortaya koymaya adamış bu ilim erbâbını, 1 Temmuz 2018 tarihinde dâr-ı bekāya uğurladık. Cenâb-ı Hak, rahmet ve mağfiret eylesin!.. Bu büyük âlim; müslümanların ilim tarihine katkılarını müşahhas hâle getirdiği Gülhane’deki «İstanbul İslâm, Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi»nin bahçesine defnedildi. Fuad SEZGİN; hazırladığı, emek verdiği 1.300 cilt eserin yanında İstanbul’da ve Frankfurt’ta İslâm, Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi ile ardında ilim erbâbı için hazine niteliğinde bir miras bıraktı. Onun eserlerinin ve mesajının daha iyi anlaşılması için 2019 yılı Fuad SEZGİN Yılı olarak değerlendirilecek. Bu kıymetli bilim insanını, tanıtacak ve yaşatacak çalışmalar yapılacak. Fuad SEZGİN; müslüman bilim adamlarını, müslümanların tarih boyunca ilim ve tekniğe katkılarını ortaya koyarken, kendisi de asrının çalışkan, gayretli, velûd bir İslâm âlimi olarak inşâallah tarihe geçti. Onun başarısının üç anahtarı vardı: Sebat, azim, çalışkanlık! Kendisi anlatıyor: “Ben bu kitapları yazarken, bazen masa başında yorulduğum oluyor. Ara sıra biraz dinlenmek istiyorum. Sonra hemen aklıma şu
Kültür Sosyolojisi