📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"katil bizimle sessiz sinema oynuyor, doktor. bize bilmece içinde bilmece veriyor. hiçbir anlamı olmayabilecek bir şey. şu anda bize bir tarafıyla gülüyor olabilir. scooby-doo ve tweety'nin arkasında gerçekten bir anlam olup olmadığını anlamaya çalışan bizleri parmağında oynatıyor olabilir. bu arada o da insanları parçalamaya devam ediyordur."
"dur biraz. görüntüler çizgi film gibi mi görünüyor?"
"hayır, berbat mizah anlayışım için özür dilerim."
Çizgi film kahramanı köpek Scooby Doo adını tesadüfen alır. Yaratıcısı Fred Silverman uygun bir ad ararken, kulağına radyoda Frank Sinatra'nın söylediği "Strangers in the Night" şarkısı takılır. Koronun bir bölümünde tuhaf bir "Scooby-dooby-doo" nakaratı duyulur.
Bay Jeavons çok akıllı bir çocuk olduğumu söyledi. Ben de akıllı olmadığımı söyledim. Sadece olayların nasıl olduğunu fark ediyordum ve bu akıllılık değildi. Bu sadece gözlemci olmaktı . Akıllı olmak, olayların nasıl olduğuna bakıp elindeki verilerle yeni bir şey ortaya çıkarmaktır. Evrenin genleşmesi ya da bir cinayeti kimin işlediğini bulmak gibi. Ya da birinin ismine bakınca her harfe 1 'den 26'ya kadar bir numara verip (a::: 1, b = 2 vb.) bu
numaraları kafanda toplayıp her ismin bir asal sayı ettiğini bulmak gibi, örneğin Hazreti İsa (1 1 5) ya da Scooby Doo (113) yada Sherlock Holmes (163) ya da Doktor Watson (175).