" Ülkeme, sarayıma hoş geldin! Ben, seni yirmi yazdır bekliyorum; aylı gecelerde seslendim sana; sen üzgün olduğun zamanlar ben ağladım burda, ve sen uykulara dalınca ben tatlı rüyalar üfledim uykularına..."
" Dünya kurulalı beri kılıç mı daha kanlı, kalem mi, ayırt edilebilmiş değildir. Bence kılıcın yarası bir, kalemin yarası bin... Kılıç eri, dilerse sahip olur kılıcına...Sen dünyanın yüzüne salmaktasın yazdıklarını...Kopar gider, nerde n'işler, bilir misin? Gerisin geri 'Toplayım' desen yeter mi gücün? Dediğini dememiş olmak, elinde mi?"