Düşüncelerinin esiri olan biri olarak şunu söyleyebilirim ki duyguların yapaylığı karşısında, insanlık, çaresiz kalıp intihar etmiştir. İnsanlık denilen mahlukatın ölümü, resmi gazetelerde yayınlanmasada küçük çaplı gazetelerde kesinlikle yer edinmiştir.
“Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, ‘Yahu insanlık öldü mü?’ diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde, ‘İnsanlık öldü mü?’ ya da ‘İnsanlık ölür mü?’ biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. Fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır; herkes, insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir. Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. Evet, insanlık artık aramızda yok. İnsanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır.
Oğuz Atay abim üstadımın ne kadar haklı olduğunu anlamak için bir gün dışarıda gözlem yapmayı herkese tavsiye ediyorum.
Tehlikeli Oyunlar 4 kere okudum. Ölene kadar da 100 kere okumuş olurum tahmini
Postacı önüme geçme akıllı kalalım. " Al sana bir acı
kenarları yırtık ve çok ağrıtması
Sayfa üç
sayfa başlıyor daha ilk kahvaltısında mütarekenin
Çiçek serçeyi ağırlıyordu yapraklarında"