Şadiye Okur

Şadiye Okur
Çevre Mühendisi
Yüksek lisans
42 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
...Siz halkı fikir idare eder, sanıyorsunuz. İzdiham, kafasıyla değil, gözleriyle düşünür. Bu gözleri idare etmeye bilmeyeceksiniz, kendinize düşmanlığın en büyüğünü siz kendiniz yapacaksınız. Yığın, karnıyla düşünür, gözüyle öğrenir, kalbiyle kızar. Avamın midesindeki yeniçeri kazanını tanımıyorsunuz. Halkın gözünü rahatsız etmemek için değişmemeye mecbursunuz. Eski ceketinizi çıkarmayacak, eski evinizden çıkamayacaksınız.
Sayfa 344·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Herhangi bir psikolojik durumu bilincin ön planında tutarsak, aynı yapıya sahip diğer zihinsel ve duygusal durumlar, az önceki örneğin altında kalmayan bir gizemle, yavaş yavaş o psikolojik durumun etrafında toplanmaya başlar. Söz konusu psikolojik durum, uzun süre korunursa etrafına hatırı sayılır güçte düzenli bir kuvvetler grubu top- lar, ardından da bilincin üzerinde kendisine karşı çıkan her farklı düşünceyi susturan aldatıcı, mutlak bir kontrole sahip olur. Bu "kristalleşme" süreci, hiçbir müdahale olmaksızın yavaşça gerçekleşirse, sağlamlığıyla göz dolduran bir yapı elde eder. Dolayısıyla bu şekilde oluşturulan duygular grubu da keskin hatları olan, güçlü ve sakin bir yapıya sahip olur. Eğer istersek içimizde hatırı sayılır büyüklükte bir "klana" dönüşebilecek belki de hiçbir düşünce olmadığını unutma- Yin. Dini düşünceler, annelik duygusu içimizde tüm kudretleriyle yükselebilirler. Hattâ para aşkı gibi acınası, utanç verici duygular bile.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Takip Edilecek Amaç
Bir düşünce -ki bu genellikle gençken akla düşen canlı bir düşüncedir.- en başta dâhinin aklında çekingen ve belirsizlik saklanır durur. Okuduğu bir kitap, yaşadığı bir olay, başka işlerle meşgul olan veya aklında çok başka şeyler olan bir yazarın ortaya attığı neşeli bir ifade. Ya da bu düşünce şekline henüz hazır olmasa da nelere gebe olduğunu fark etmeksizin o fikri algılaması. Bunlardan herhangi biri kulıçkadaki bu düşünceye değeri ve muhtemel rolü halkınsa bir bilinç verir. O günden itibaren bu düşünce her şeyden beslenmeye başlar. Seyahatler, sohbetler, okunan çeşitli kitaplar ona üzerinden beslenip büyüyeceği benzer unsurlar sunar. Goethe, bu şekilde Faust'u otuz yıl boyunca içinde taşıdı. İçindeki bu düşünce, tüm bu zaman boyunca yeşerdi, büyüdü, köklerini en derinlere saldı ve bu başyapıtın üzerinde geliştiği besleyici unsurları içine çekti.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Huzursuzluktan isyana
İster isyanları başarılı ya da başarısız olsun isterse de yarattıkları değişimler kalıcı ya da geçici olsun, tarih boyunca insanların kültürlerinden hoşnut olmadıkları, bazı yönlerini değiştirmek üzere girişimlerde bulundukları gerçeği ortadadır. İsyan etmek insan mevcudiyetini temel melankolisidir.
Sayfa 215·Kitabı okudu
46
Delilerin en tehlikeli çeşitlerinin boğazımızı sıkmaya atılmayanlar olduklarını anladım. Aralarında bir isterik, bir kaçık, bir hafif meşrep, bir soysuz, bir yarım deli bulunan bir ailenin sosyal yaşamında ne kadar acı verici anlar geçirdiğini tecrübe ettim. Bir tımarhanede hoş görülen hareketler bir aile içinde ayıp sayılıyor. Bir delinin acınacak bir hasta olduğunu akıllıların çoğu anlamıyorlar. Her sözüne öfkeleniyorlar. Her hareketine güceniyorlar.
Sayfa 354·Kitabı okudu