Ortalama 70- 80 yıl yaşayacağımız bu dünyada çok basit olan isteklerimizi en karmaşık yollardan temin etmeye çalışarak / ya da buna mecbur bırakılarak kendimizi nasıl yorduğumuzu tüm gerçekleriyle hissettiren bir kitap oldu benim için. Yazarı ilk defa okuyorum. Coğrafyalarımız her ne kadar farklı olsa da yaşantımızın; eğitim, kariyer, aile ilişkileri, duygusal ilişkiler vb alanlarında karşılaşabileceğimiz sorunlara sahip karakterlerden kendimizi görebileceğimiz bir eser. Okumaya zaman ayıramadığım bir dilimde başladım bu sebeple bitirmek biraz uzun sürdü ama yine de biraz daha uzun olmasını isterdim. Karakterin her biri benden parçalar taşıyordu kitaptan ayrılmak kolay olmadı.
Benim için Bulgakov’la tanışma kitabı oldu. Kitabı rahatlıkla üç bölüme ayırabiliyoruz , ilk bölüm giriş açısından epey betimlemeye yer veren ve olayların detaylandırıldığı bir bölüm olmuş, kitabın tamamının anlatım açısından bu detayda ilerlemesini isterdim. Gelişme kısmında detaylar azalıyor ve kurgunun devam etmesi için yaşanması gereken olayların kıvılcımlarını hissedebiliyorsunuz. Sonuç kısmında ise -ki bence çok kısaydı ve gerilimi yoğundu- yani detaylar artıp kitap devam etsin diye dua ettiğim kısımda tüm olaylar hızlıca gerçekleşip bitiyor.
Kitapta cehaletin gerçekten ne demek olduğunu, bilgili ve donanımlı insanların neden toplumda baskın ve güçlü olması gerektiğini çok iyi anlıyorsunuz. Bilgili insan , bilgisine sahip çıkabilen ve onun en bilinçli şekilde yayılmasına, insanlığa faydalı olmasına yardımcı olan insan olarak yansıtılıyor. Ek olarak tasvirler çok güçlü kullanılmış. Çarlık Rusya’nın çöküş ve Sovyet Rusya’nın doğduğu dönemlerin temel tarih ve sosyoloji bilgisine az buçuk hakimseniz kitapta hangi hayvan neyin temsili tahmin edebiliyorsunuz. Kısaca kitap; okurken kendini hissettiren bir kitaptı. Okumadan önce Bulgakov’un kişiliği ve hayatı hakkında minik bir araştırma yaparsanız kitapta geçen olayları kavramanız daha da kolaylaşabilir.
Güzel ve akıcı bir Çehov hikayesiyle karşı karşıyayız fakat her Rus Edebiyatı eserinde olduğu gibi bu kitapta da kimi zaman adların kimi zaman soyadların ve insanların birbirine seslendiği adların kullanılmasının gazabına uğrayacağız. “Kimdi bu , yeni bir karakter miydi ?” Diye düşünmemek için kitap 120 sayfa olmasına rağmen karakterleri ve akrabalıkları not alarak okudum. Sizlere de tavsiye ederim.
Hikayenin olaylarına gelecek olursak da spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım: genel çerçevede tek taraflı aşkla başlayan bir evlilik anlatılıyor. Bu evlilik her ne kadar karısına çok aşık olsa da ana karakter Laptev açısından karşılığını alamadığı için tüm kötü duyguları mıknatıs gibi bünyesine çeken ve tiksinti duyduğu bir şeye dönüşüyor. Kendinde nadiren sevdiği az ve iyi olan ne varsa bu evlilikle onlar da gidiyor.. Siz ise deliler gibi sevip sevildiğiniz bir ilişkiniz varsa onun ne kadar kıymetli ve sizin için eşsiz olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. :)
Bir de evliliğin etrafında dönen yardımcı olaylar var ve bu olaylar bazen akışı bozuyor ama dönemin günlük yaşantısına ve sosyal yapısına ışık tutarak karakterlerin sergilediği davranışların nedenini anlamamıza yardımcı oluyor.
Ayrıca kitabı okurken Murray Bowen’in psikanalitik temelli sistemik aile kuramını bol bol andım -psikolojiyle ilgi veya alakası olan kitabı okumadan önce mutlaka kuramı incelesin- Mesleki deformasyon mudur bilinmez ama kolay kolay karakterlere kızamam fakat Çehov duygularınızın iplerini eline alıp bir kukla gibi oynuyor ve siz 120 sayfalık bu macerada ipleri Çehov’a vermekten mutluluk duyuyorsunuz.
Düşlemek beni var ettiği gibi diğerlerini de var ediyorsa, düşlenen kim ? Herkes varsa hayal olan kim? Bizi birbirimize kırdıran bunlar mı? Bu girift düşlerin birbiriyle bağdaşmaması mı?
''Bana öyle geldi ki, ben hayalime gülümsemeye çalışırken o ciddi duruyordu.'' Albert Camus'un akıcı anlatımıyla kahramanımız Meursault'un toplumun arzu ettiği kalıba girmediği için nasıl dışlandığını anlatır. Aslında kitap, modern insanın düştüğü çıkmazı bireysel bakış açısıyla anlatmakta. Alın elinize çayınızı ve haşhaşlı kurabiyenizi 3 saatlik müthiş bir dünyanın kapılarını aralayın. Tabi okuduktan sonra bir takım varoluşsal sorularla zihninizin meşgul olacağını da unutmayın..