Beni arkadaşlarımdan ayıran sebep ne ise onu da diğer balıklardan ayıran sebep oydu. Kırmızı balık ve ben dışlanmıştık. Yalnızdık. Ancak dışlanmış olsak bile yaşama sevincimizi kaybetmeye hiç mi hiç niyetimiz yoktu.
Sayfa 12
Alıntı
Allah'ın şeriatına uygun olmayanı ilaç dahi olsa alma, çünkü mizaç değişikliğine sebep olabilir.
12 EYLÜL ve İSLÂMCI GENÇLİK...
(...) Oysa karşımdaki (Nokta muhabiri) belirli bir kurguyla hâdiseye yanaşan kişi, İslâmcı gelişmeyi 12 eylül 1980 rejimine ve bu döneme bağlamak istediği için, bu cevaplar kaba mantığına ters geliyor... Zâten "12 Eylül'den sonra yurtlarda yapılan faaliyetler" ve "12 Eylül'den sonra, sayı olarak artış, keyfiyet olarak gelişmeye sebep olmadı mı?" diye de soruyor... O suâller şu cevabı aldı: "Bir kere gençlik hareketi bugünün meselesi değil ki... 1975 ve 1979'daki büyük patlayışların, tıpkı açıkta kopan fırtınanın zamanla kıyıya vurması gibi, sizin tarafınızdan yeni olarak görülmesi... Bugün zâten ben, sizin ilgilendiğiniz gençliğin tavanında bir yerlerdeyim; siz üniversite gençliğiyle alâkalısınız. İBDA, yürüyen BÜYÜK DOĞU'yu temsil ediyor; bu mânânın üniversite plânında tecellisi de, henüz kendini ifâde şekli bulamamış geniş bir kesimin, onu bu vasfıyla tesbit eden ve ifâde şekline geçen TAVIR dergisinde görünüyor."
Sayfa 142 - 143 ÜÇ IŞIK isimli konferansından 1990, (Nokta Dergisi Mülakatı) İBDA Yayınları
8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
🪭Merhaba kitapsever dostlarım 🪭Kitabın Adı- Şair İmparatoriçe
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202636 okunma
Peki, sen hayatına dönüp baktığında en çok neyi arzuluyorsun? En çok neyin eksikliğini hissediyorsun? Bu eksiklik hissi ve o şeyi çok istemek acaba hayatında işlevsel bir çaba mı; yoksa seni hayatını yaşamaktan alıkoyan, diğer güzellikleri görmeni engelleyen bir perde mi? Bir şeyi arzulamanın iki olumsuz etkisi var. Birincisi, bir konuya aşırı odaklandığında ve o konuda aşırı eksik hissettiğinde tek odak noktan o konu olur. Ama hayat komplike bir sistemdir ve bir problem sadece onunla doğrudan alakalı şey-lerle değil, geniş bir bakış açısıyla çözülür. Aşırı istek aşırı odağa sebep olur ve bu da seni bir kısır döngüye hapsedebilir. Bir şeyin eksikliğini aşırı yoğun bir şekilde hissetmek stres seviyemizi artırır, artan stres seviyesi de problem çözme becerimizi azaltır. Böyle olunca bazen gözümüzün önündeki çözümü bile göremeyebiliriz. İkincisi ise biz bir şeyin olmasını beklerken hayatın geri kalan lezzetlerini gözden kaçırırız ve tatsız tutsuz bir yaşamımız olur. Ve bu istediğimiz şey olursa mutlu olacağı süre ne kadar uzarsa sadece o istediğimiz şey olunca mutlu olacağımızı zannetmeye başlarız. Bu da üzücü bir durumdur.
Sayfa 188 - Kronik·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce