Ama bu bir masal değildi.
Gerçek hayatta bazı vakitler gelirdi ki hayat saklanmana izin vermezdi. Rolünü oynamanı, savrulmanı, düşmeni ve kalkmanı, nitekim en sonunda da devam etmeni talep ederdi. Ve hayat istediğini hep alırdı. Ölümün de daima yaptığı gibi Öyle ya da böyle yol devam eder, güneş yeniden doğar ve insan tekrar tekrar yenileceği seçimler yapardı.
Bunun üzerine yirmi iki yaşındaki Jacob gece okulunu bırakıp Market Caddesi'ndeki dükkânı devraldı. Baumgartner'a anlatıldığına göre babası başka çare görememişti. Aslında başka bir seçeneği vardı tabii. Herkes için bir seçenek vardır, ama babasının seçtiği en yanlış seçenekti, bu seçim ömür boyu süren pişmanlığa yol açsa da, diğer seçeneği tercih edip tarih profesörü ya da avukat veya başıboş bir baş belası olsa, o zaman da kendisine en muhtaç oldukları bir dönemde ailesini terk etmek gibi bağışlanamaz bir günah işlediği için ömrünün sonuna kadar içi içini yiyecekti; demek oluyor ki bir doğru bir yanlış seçenek değil, sonunda ikisi de yanlışla noktalanacak iki doğru seçenek vardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Seçim propagandasında usta bir adam olan G. Cotta
şöyle derdi: "Bir talep, ahlaki yükümlülüklerine ters düşmediği müddetçe herkese ve her şeye söz verebilirim. Hiç kimseyi geri çevirmem, çünkü genellikle, söz verdiğim kişilerin bir süre sonra ya bana ihtiyacı kalmaz, ya da yardım etme konusunda düşündüğümden daha çok vakte sahip olabilirim. Sonuç olarak bir siyasetçi sadece tutabileceğinden emin olduğu sözler verseydi çok fazla arkadaşı olmazdı.
Hayatta öyle ya da böyle beklenmedik şeyler olabilirken, elinin altında hazır olduğuna inandığın bazı işler öyle ya da böyle bir sebepten gerçekleşmeyebilir. Dahası, olabilecek en kötü şey, yalan yanlış sözler verdiğin bir kişinin sana karşı öfkeli olmasıdır."