Kontrol, ya bir sanrıysa?
Yeni seçimler illaki eskilerinin üzerine yapılabiliyorken ve buna rağmen karşısına çıkan her virajı ciddiyet ve dikkatle dönmeye çalışırken, benzer koşullarda doğan herhangi birinin de aynı onun gibi davranabileceğini ve benimsediği onca eylemin pekala anne babasının kararları olabileceğini, varlığının belki de sadece onların inatçı bir uzvu olarak nitelenebileceğini son zamanlarda daha sık düşünüyor. Kontrol, diyor, ya bir sanrıysa?
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Öyleyse kendinize şu sualleri sorunuz: Seçimlere neden seçme kabiliyeti kazandırılmamış yığınlarla gidiliyor ve sandıktan hep liyakatsizler çıkıyor? Sanat alanında mükafatlar niçin kifayetsizlere takdim ediliyor? Memleketinizde birileri nasıl birdenbire servet sahibi oluveriyor?.. Türkiye'nin iyiliğini düşünmek imkansız veyahut yasak mıdır? Türk toplumu, Türk toplumunu beğenmeyen insanlardan oluşuyor. Bu biraz tuhaf değil mi? Belki de hakikat ile aranızdaki engel bizzat sizin bünyenizdedir? Bunu bir düşününüz lütfen: Sizi kim tanımladı?
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Her kitap milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar. Bu kitapların her biri şuan yaşıyor olabileceğin hayatlara açılan birer kapıdır."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Karar anında, daha sonra pişman olup olmayacağımızı kesin olarak bilemeyiz. En iyi karar gibi görünen şey pişmanlığa yol açabilir ve aceleyle yapılan seçimler birer nimete dönüşebilir.
Sayfa 86·Kitabı okuyor
....dair sizin de deneyebileceğiniz bir örnek vereyim. Bir güvercini kafese koyun ve acıkmasını bekleyin.2 Sonra kafese bir düğmeye bastığınızda içine yem bırakan bir yemlik ekleyin. Güvercinler çok hareketli hayvanlardır - güvercinin önceden belirlediğiniz rasgele bir hareketi yapmasını (kafasını yukarı kaldırmasını ya da sol kanadını dışarı çıkarmasını, örneğin) bekleyin ve tam o anda düğmeye basın. Sonra aynı hareketi tekrar yapmasını bekleyin ve yine yem verin. Bunu birkaç defa yaptığınız takdirde güvercin yem istediğinde sizin belirlediğiniz o rasgele hareketi yapması gerektiğini öğrenecek - ve o hareketi sık sık yapmaya başlayacak. Doğru yönlendirdiğiniz takdirde, ödüllendirmeyi seçtiğiniz hareket güvercinin odağına yerleşecek. Saplantılı biçimde kafasını yukarı kaldırmaya ya da sol kanadını dışarı çıkarmaya başlayacak. Keşfi yapan Skinner bunun ne kadar ileri götürülebileceğini, bu tür pekiştirmelerle bir hayvanın ne ölçüde programlanabileceğini öğrenmek istemiş ve epey ileri gidilebileceğini keşfetmişti. Bu şekilde bir güvercine pinpon oynamayı, bir tavşana bozuk paraları alıp kumbaralara koymayı, bir domuza elektrikli süpürge kullanmayı öğretebilirsiniz. Doğru ödüllendirdiğiniz takdirde pek çok hayvan çok karmaşık ve kendileri için anlamsız- şeylere odaklanacaktır. Skinner bu ilkenin insan davranışlarının neredeyse tamamını açıkladığına ikna olmuştu. Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz - ama bunlar hep hikâye. Odaklanma hissinizle birlikte siz, hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda -özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında- zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi
Sayfa 59 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Hayata Dair
Unutulmaz bir gün oldu bu benim için, çünkü bende büyük değişimler yarattı. Zaten herkesin yaşamında böyle olmaz mı? Yaşamınızdaki sayılı günlerden bir tekini silin... yazgınızın yönü kim bilir nasıl değişik olurdu! Bunu okurken bir dakika durun, sizi çekip götüren zinciri düşünün; ister demirden olsun ister altından, ister çiçeklerden ister dikenlerden örülü olsun... o unutulmaz günlerin birinde ilk halkası yaratılmasaydı, bu zincir belki de size, yaşantınıza hiç dolanmayacaktı!
Sayfa 102