Puan vermedi·320 syf.··
2026 112. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
"ÇORAK DENİZ SARAYI" "Güveneceğiniz insanları iyi seçmek gerekir. Sizin için ne kadar önemlilerse, sizi yüzüstü bıraktıklarında o kadar şiddetle yıkılırsınız." İki çocuk. Bir orman. Ve kimsenin konuşmaya cesaret edemediği bir sır. Yazar, daha ilk sayfalardan itibaren o masalsı ama ürpertici havayı öyle güzel kurmuş ki, kendimizi büyülü bir diyarın kapısında, bir korku filminin ilk sahnesindeymişiz gibi hissediyoruz. Hikâye ilerledikçe adım adım açığa çıkan sırlar var. Ve her yeni bilgi, bir öncekinin üzerine tırmanarak bizi daha derine, daha karanlığa sürüklüyor. İkiz kardeşiniz kaybolsa ve herkes “unut gitsin” dese ne yapardınız? Gerçek sandığınız her şeyin yalan olduğunu öğrenseydiniz? En güvendikleriniz aslında en büyük düşmanlarınız olsaydı? Tiffany MacKenna’nın hayatı, ikiz kardeşi Tony ortadan kaybolduğunda tanıdığı tüm gerçeklerin sarsılmasıyla altüst olur. Küçük bir kasabanın loş sokaklarından, kadim efsanelerin yankılandığı karanlık ormanlara uzanan bu tehlikeli yolculukta Tiffany, kendi kaderini de keşfetmek zorunda kalacaktır. Tiffany için kesin bir hedef var artık: Çorak Deniz Sarayı. Efsanelere göre; burası iki dünya arasında, haritalarda olmayan bir yerde gizlenir. Perilerin, yaratıkların ve unutulmuş gerçeklerin mekânıdır. Masalların bile cesaret edemediği diyarların tam kalbidir. Kimisi de der ki: Oraya gidenler geri dönmez. Dönenler de bildiğiniz gibi değildir. Bilmediği başka şeyler de vardı: MacKenna ailesinin gizemli geçmişi, perilerin gerçek yüzü, ve en önemlisi: kendi kaderi. Peşine düştüğü ipuçları onu sadece Tony’ye değil, kendine de götürecekti. Ama belki de en önemlisi: Periler, insanların gerçekten dostu mudur, yoksa en tehlikeli düşmanları mı? Yazarın hayal gücü gerçekten güçlü. Kurduğu evren özgün. Karakterler ne tamamen iyi ne tamamen
Edebiyat
Çorak Deniz SarayıUfuk Aral · 20258 okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
"YIRTICI CANAVAR" "Bir daldan diğer bir dala konup özgürce uçmak, kendisi için vazgeçilmezdi. Yaban mersini favori yiyeceğiydi ve ormanda bu meyvenin çeşitli versiyonları mevcuttu. İstediği meyveden yiyor, hiç yorulmadan da karnını doyuruyordu. Ama bu durum, yaklaşık üç ay olan yaz mevsimi için geçerliydi. Kendisine dost olan orman, kış gelince acımasız ve merhametsiz bir düşman hâline geliyordu. Bütün kuşlar için olmasa bile, birçok kuş türü için geçerli bir kuraldı bu." Umut nedir? Bir kuşun kanadına yüklenen o incecik duygu, gerçekten bir ormanın kaderini değiştirebilir mi? Bu sorunun cevabını, Kuzguncuk ve dostlarının ölümcül yolculuğunda buluyoruz. Her destan bir tehditle başlar. Yırtıcı Canavar'ın gölgesi, gökyüzünün özgür çocuklarının üzerine düştüğünde, geriye ya kaçmak ya da direnmek kalır. Kuzguncuk ise üçüncü bir yol seçti: yönlendirmek. Küçük bir saka kuşunun devasa bir göçü yönetmesi ne kadar gerçekçi? Belki değil. Ama masallar gerçeği değil, gerçeğin içindeki anlamı anlatır. Bu hikâye de bunu yansıtıyor yazar, bizlere. Yolculuk boyunca her durak bir sınavdı: · Fırtınalar, yön duygusunu çalan puslu sabahlar · Açlık, bitkinlik, yoldaşlarını kaybetmenin tarifsiz acısı · Yırtıcı Canavar'ın nefesini ensede hissetmek Ama her kayıp, geride kalanlara yeni bir kararlılık armağan etti. Çünkü göç etmek, coğrafya değiştirmek değildi onlar için aynı zamanda içlerindeki korkuları aşmaktı. "Kuş Cenneti"ne varmak, sadece bir menzil değil, hak edilmiş bir huzurdu. Bugün modern dünyada hepimiz bir "cennet" arıyoruz: terfi, ev, aidiyet, sevgi... Ama gerçek huzur, varışta değil, varışı hak eden yolda saklı. Kuzguncuk ve dostları, bu cenneti kanatlarıyla, terleriyle ve gözyaşlarıyla inşa ettiler. Onların cenneti, kimsenin lütfu değil; emeğin ve dayanışmanın
Edebiyat
Yırtıcı CanavarBurhan Tentaş · Otağ Yayınları · 20251 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025117 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 13. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:21
Kitabı bitirdiğimde benim için düşündüren noktalar şunlar oldu: Eğitimsiz, hayata dair deneyim sahibi olmayan, çok görmemiş ve kaba denilebilecek yapıdaki bir insanın sahip olduğu bir beceri ile etrafta nasıl tanındığı konusu.. var olan becerisinin onu ancak bir yere kdar taşıdığı kabuğunun içinin küçük bir sohbet anında bile ele verdiği boşluğunu görüyoruz. Ve ün denilen şeyin insanı ancak bir yere kdar taşıyabileceğini .Dr b. İle son oyunu tamamlasalardı belkide artık kendini bitirmiş olacaktı.elindeki tek gücü olan şampiyon ünvanını orada bırakacaktı. Gelelim Dr B. Bize aslında sınırlar içinde de sonsuz seçenekler olduğunu gösteriyor.eline fırsat geçtikten sonra zamanı bu denli dolu geçirmesi, seçenekleri katlanarak arttırması beynin akıl almaz boyutlarını bize gösteriyor. Ama yinede şunu görüyoruz ki akıl almaz boyutlar dediğimiz artık doğru ile hayalî karıştıracak boyuta ulaşınca işlerin renginin değişmesi bizi korkutuyor.psikolojinin ne denli etkili olduğunu ve belli sınırlar dahilinde kalarak gerçek hayattan kopmayacak şekilde düşüncelerimizi düzenlemekten öteye geçmemenin önemini fark ediyoruz.Ve kitabın en sonunda asıl galibiyetin önce kendini seçmek olduğunu yaşayarak bize gösteriyor.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 86. kitabı
Orman çekilişinde 3 oyuncaktan ikisi karıncaya çıkınca son oyuncağın kime verileceğini seçmek orman kralı aslan Oscar'a kalır. Tüm hayvanlar çeşitli özelliklerini söyleyerek Oscar'ın oyuncağı kendisine vermesini ister. Oscar ise kimseyi kırmak istemez. O sırada imdadına karınca yetişir ve karıncanın bulduğu tüm oyuncakların herkesin olması fikriyle tüm hayvanlar sevinir. Oyun arkadaşı olmadıktan sonra oyuncağın ne önemi var, mesajını veren hikâye özellikle anaokulu-kreş çocukları için faydalı olabilir. Paylaşmaya teşvik edici bir yanı var. Çocukların hayvan sevgisiyle bu zor mesajı kabullenmeleri kolaylaşabilir. Ama çocukların büyük bir kısmını etkileyecek kadar iyi bir hikâye mi? Bence değil. Yine de olumlu yönde etkileyeceği çocuklar olur. Özellikle sınıf ortamında toplu okunup soru-cevapla pekiştirilirse etkisi artabilir. Harika, muhteşem denemez ama vasat ya da birazcık vasat üstü sayılabilir... Resimleri fena değil ama daha sevimli, daha canlı olabilirdi. Böylece çocuklar için daha ilgi çekici olurdu ama artık olduğu kadar. :)
Ormanda İşler Nasıl Karıştı?E. Murat Yığcı · Caretta Çocuk · 20229 okunma
~Bu bir denemedir~
6/10
·656 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:05
Tam 14 gün sürdü. 14. Günün sabahı son otuz sayfayı da okudum, kitabı kenara koydum. Oh be! dedim, nihayet bitti. Steinbeck dedim, sana laflar hazırladım. Sevdiğim bir okuma grubu bu ay bu kitabı okuyor. Çok övüldü, bari ben de okuyayım dedim. Havalı da bir adı var hani, şöyle Saramago romanları ile yarışır cinsten. Aldım elime kitabı, 20 sayfa falan okudum, bi durdum, az buz değil 650 sayfa, yahu dedim sen bu yolu yürüyebilecek misin? Zaten sosyal medyada gezmekten sabır mabır kalmamış, dikkat yeteneği desen hak getire. Bak sıkılırsan bırakması da zor gelir, vicdan falan, yol yakınken geri dön. Kenara bıraktım kitabı. Ertesi gün, beni hangi güç iteledi hiç bilmiyorum, başladım yeniden okumaya, başlayış o başlayış. Böyle anlatınca elimden bırakmadan bir solukta okudum sanacaksınız muhtemelen, hoş 14 gün detayını çoktan verdim yukarıda da neyse, ama öyle olmadı. Yani başka türlü bir şey oldu, anlatayım. Bu kitabı okurken edebiyata dair bazı sorgulamalara giriştim. Son zamanlarda bir soru çalınıyor kulağıma; “eski kurgu eserleri hala okumak zorunda mıyız?” Bağışlayın, biraz tuhaf bir aktarım oldu ama kast edilen şu; okullarda bize ısrarla tavsiye edilen, çoğu 19. Yüzyıla ait klasiklerin hala aynı öneme sahip olup olmadıklarına dair bir sorgulama. Bu senenin başında Balzac’ın Albay Machbet’ini okurken bir anda şu soruyu sorarken bulmuştum kendimi; “Edebiyatta bugünün insanlığına açılan onlarca pencere varken ben iki yüz sene önce Paris’de bir hukuk bürosunda neler olduğunu bilmeli miyim? Bir kaç ay öncesine daha sarıyorum filmi ve Casterbridge Başkanı’nı okuduğum güne gidiyorum. Hatırladığım tek şey her sabah bir dizinin başına oturur gibi heyecanla kitabın başına oturup karısını ve çocuğunu bir panayırda satmış olan Michael Henchard’ın maceralarını okuduğumdu ve
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma