10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 02:11
Zamanın ve Zihnin Korkusu Stephen King’in Gece Yarısını İki Geçe adlı kitabı, iki güçlü uzun öyküyle okuru derin bir korkunun içine çekiyor. Kitap, korkuyu yalnızca dışsal bir tehdit olarak değil, insanın iç dünyasında filizlenen bir çürüme olarak da ele alıyor. İlk hikâye Umacılar, zamanın fiziksel bir canavara dönüşebileceği fikriyle tedirgin edici bir atmosfer yaratıyor. Uçakta uyuyakalan bir grup insanın, uyandıklarında diğer yolcuların kaybolduğunu fark etmesiyle başlayan bu hikâye, bilinmeyene karşı duyulan korkuyu sonuna kadar hissettiriyor. Zamanın geride kalanları adeta “tükettiği” gerçeği, okurun iliklerine kadar işleyen bir dehşet sunuyor. Korkunun dışarıdan gelmesi, onunla savaşmayı mümkün kılarken, Umacılar’da en korkutucu olan şey, bu tehdidin kaçınılmaz ve yenilmez oluşu. Kaçamayacağın, savaşamayacağın bir düşmanla yüzleşmek… İşte bu, King’in en ustaca yarattığı kabuslardan biri. İkinci hikâye Gizli Bahçe ise tamamen farklı bir korku sunuyor. Burada canavar dış dünyada değil, zihnin içinde saklı. Ünlü bir yazar olan Mort, geçmişiyle ve kendi iç çürümesiyle yüzleşirken, gerçekle yanılsamanın arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor. Hikâye, King’in yazarlık ve delilik temalarını işleme konusunda ne kadar usta olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Film uyarlaması Secret Window ile popülerleşmiş olsa da, kitabın sunduğu psikolojik gerilim çok daha derin ve rahatsız edici. Kitap boyunca bir noktada şu soru kaçınılmaz hale geliyor: İnsan gerçekten kendi zihnine güvenebilir mi? Bu iki hikâyenin bir arada yer alması, korkunun farklı yüzlerini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Umacılar insanın karşısındaki tehditlere karşı mücadelesini anlatırken, Gizli Bahçe zihnin kendi içine çöküşünün kaçınılmazlığını hissettiriyor. Dışarıdan gelen bir tehditle savaşmak
Gece Yarısını 2 GeçeStephen King · Altın Kitaplar · 1997672 okunma
6/10
·712 syf.··
2017 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2017 00:00
Bu, Stephen King’in nadir bir kitabı. Bir kısa roman ve üç kısa öyküyü bir korku hikayeleri koleksiyonunda bir araya getirmiş. Hepsi King’in tipik tarzına uygun, ancak romanlarından daha kısa. İlk hikaye olan The Langoliers, en tuhaf ve belki de dördünün en ilginç olanı. 1995’te bir TV mini dizisi olarak da uyarlanmış. Uzun bir gece yolculuğunda yolcular uyanıyor ve yolcuların çoğu ile tüm mürettebatın kaybolduğunu ve uçağın Los Angeles Havaalanı’na otomatik pilotta uçtuğunu fark ediyorlar. Görev dışı bir pilot, kaybolmaların sebebini anlamaya çalışırken uçağın düzgün uçtuğundan emin olmaya çalışıyor. Hikayenin geri kalanı, yakın gelecek, yakın geçmiş ve evrenin geçmişten şimdiye, şimdiden geleceğe geçişini anlamaya yönelik çok yaratıcı bir anlatıyı içeriyor. King, her zamanki gibi ilkel korkularımızla oynuyor ve oldukça karmaşık ama çekici bir hikaye kurgusu örüyor. İkinci hikaye, Secret Window, Secret Garden adını taşıyor; burada bir yazar, tuhaf bir adam tarafından kitabını çalmakla suçlanıyor ve kitabı aslında çalmadığını kanıtlamaya çalışırken taciz edilmeye başlıyor. Kurgu ve gerçeğin iç içe geçmesi, kurgu karakterlerin yaratıcısını kontrol altına alması gibi temalar… Üçüncü hikaye olan The Library Police'i, çok etkileyici bulmadım, ama vampirlik üzerine bir dokunuş yapıyor ve kütüphanelerdeki küçük çocukların korkuları üzerine oynuyor. Son hikaye olan The Sun Dog, pek hoşuma gitmedi; Polaroid bir kamerayla fotoğraf çekerken saldırıya hazırlanan çılgın bir köpek fikri ilginç görünse de… Genel olarak, kabul edilebilir bir kitap ama King’in en iyi eserlerinden biri değil.
Gece Yarısını Dört GeçeStephen King · Altın Kitaplar · 20191,374 okunma
Reklam
9/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2021 194. kitabı
Stephan King'in en sevdiğim kitabı. Sadece içindeki gizli pencere hikayesi için bile en sevdiğim kitabı olabilir. Normalde Stephan King kitaplarını aman aman sevmem, bomboş ayrıntı vermeyi seven bir yazar gözümde. Ancak bu secret window hikayesinde geçen olayı ben daha kitabı okumadan önce rüyamda gördüm. Acayip bir rüyaydı. Benim için inanılmaz bir tesadüftü. Sadece bu olay bile hayatımda en çok etkileyen kitaplardan biri yaptı beni. Sonra filmi olduğunu da öğrendim. Filmi de meeh işte boş vakit varsa izlenir. Kesinlikle rüyam çok daha heyecanlıydı. Kitap : 7/10 Gizli Pencere : 9/10
1000Kitap
Gece Yarısını Dört GeçeStephen King · Altın Kitaplar Yayınevi · 19991,374 okunma
Puan vermedi·157 syf.··
2020 214. kitabı
Biri uzun olmak üzere toplam 7 hikayeden oluşan, kadın bir yazarın elinden çıkmış, tema olarak da sevgiyi merkeze almış bir kitap Küskün Kahvenin Türküsü. Ben ismine tav olmuştum aslında. İlk hikaye kitaba adını veren ve beni de nispeten tatmin eden bir hikaye. Bir de Konuk isimli hikayeyi sevdim. Bunun dışında çok da tatmin etmedi beni hikayeler. Johnny Depp’ in oynadığı Secret Window(Gizli Pencere) filminin son repliği olarak hatırladığım bir replik vardı; hikayelerde en önemli şey sondur diyordu. Yedi hikayeden beş tanesinin sonunu yavan buldum. Sadece Konuk isimli hikaye her şeyiyle beni tatmin etti. Jokey isimli hikayenin ise sadece sonunu sevebildim, son paragrafını. Küskün Kahvenin Türküsü ise sonuyla tatmin etmemiş olsa da son kısma kadar büyük bir keyif ve merakla okuttu kendisini. Küçük bir kasabaya ansızın gelen bir yabancıyla (ki ben o yabancının bir metafor olduğunu, gerçekte var olmadığını, sevgiyi temsil ettiğini düşünüyorum) birlikte kasabanın merkezindeki kahvenin ve onun sahibi kadının değişimi anlatılıyor bu öyküde. Üzerinde en fazla durulması gereken öykü bu elbette ve bence gerçekten sıkı bir öykü. Kasabanın tasviri, havası, oranın yaşantısı ve bunları bize sunan üslubu özgün buldum ben. Harika Çocuk, kendi içinde ergenlik sorunlarıyla uğraşan genç bir piyano öğrencisinin bu sorunlarını, piyano performansı üzerinden anlatıyor bize. Jokey, psikolojik sorunları olan bir jokeyin bir yemek masasında belli nedenlerle suçladığı birkaç adamla buluşmasının öyküsü. Bunun finalini çok beğendim. Madam Zilensky ve Finlandiya Kralı aslında son anlarına kadar merak uyandıran ama sonu belki de en yavan kalan öykü. Çok basit bir yere bağlanıyor ve gereksiz buldum açıkçası. Ele aldığı mesele güzel olsa da çok abartılı işlemiş konuyu. Konuk, bence kitaptaki en
Küskün Kahvenin TürküsüCarson McCullers · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,634 okunma
10/10
·320 syf.··
2019 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2019 22:23
Bir süredir okumayı düşündüğüm fakat ertelediğim bir kitaptı. Bitirdiğimde kurduğum ilk cümle "Neden okumak için bu kadar bekledim?" oldu. Uzun zamandır ilk defa, elime alamadığım vakitlerde bir sonraki okuyacağım anı iple çektiğim bir kitap okudum. Kitap hakkında ne söylesem spoilera gireceğinden korktuğum için sadece okumanızı tavsiye etmekle yetineceğim. Oldukça sürükleyi, gizemli ve merak uyandırıcı bir kitap. Tam her şey çözüldü derken sizi her seferinde ters köşeye yatıracak ve asla elinizden bırakamayacaksınız. – SPOİLER – Kitabı okurken bazı ayrıntılar bana Stephen King'in bir öyküsünden sinemaya uyarlanan Secret Window filmini hatırlattı. Bu benzerlikten dolayı şizofreni ihtimalini ve Anna'nın olayını tahmin etmiştim fakat yine de sonu sürpriz oldu. Spoiler içinde bile spoiler vermemeye çalışma çabam takdir edilesi :)
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,229 okunma