Adı:
Gece Yarısını Dört Geçe
Baskı tarihi:
1991
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Gece Yarısını Dört Geçe
Gece Yarısını Dört Geçe
704 syf.
·13 günde·10/10
Kitap dört hikayeden oluşuyor.

İlk hikayede-Umacılar- olay örgüsü çok başarılıydı. Los Angeles'tan Boston'a gitmek için Amerikan Pride Şirketi'nin 29 sefer sayılı uçağına binen bir grup yolcu kalkıştan bir süre sonra uykuya dalar ancak uyandıklarında diğer yolcuların yerlerinde olmadığını görürler. Bu bölümde karakterlerin nakışları muhteşemdi. King bana ilk hikayeden şapka çıkartmayı başardı.

Gizli Pencere-Gizli Bahçe adlı öykü ise başarılı bir yazarın evliliğinin sona ermesinin akabinde Derry'den Tashmore'a taşınmasının ardından bir gün bir adamın 'Hikayemi çaldın!' diye kapıya dayanmasıyla başlayan muhteşem bir öykü. En az filmi kadar başarılı bir yazım.

Kütüphane Polisi derseniz; Yerel Rotary Derneğinde her ayın son cuma gecesi bir konuşmacı ağırlanırdı ancak Sam Peebles şanssız günündeydi ve konuşması beklenen akrobat sakatlandığı için konuşmayı yapamayacaktı. Akrobatın yerine konuşma yapmak zorunda kalan Sam, semt kütüphanesinden aldığı iki kitap sayesinde çok başarılı bir konuşma yaptı ancak esrarengiz kütüphane görevlisinin tüm uyarılarına rağmen kitapları zamanında teslim etmeyi unuttu. Tabi o andan itibaren de nefesi kabus dolu havaya karışmaya başladı.

Son hikaye Güneş Köpeği söyle; Kevin'a 15. yaş gününde tam da istediği gibi bir hediye alındı-Sun 660 Polaroid fotoğraf makinesi- kahretsin Sun bozuk çıktı. Çektiği fotolar anı yansıtmaktan ziyade tam seçilemeyen tuhaf şekillerden ibaretti ve her seferinde daha da farklılaşıyor ve yaklaşıyor gibiydi. Bir köpeğe mi benziyor ne?

Genel olarak; Yine ilginç ve muhteşem bir zeka ürünü bir kitap. Karakterleri bu kadar başarılı bir şekilde oluşturup, her karakterin kendi kişiliğine has olaylara tepki vermesini sağlayan bir yazar daha tanımadım. Yazarın mizah anlayışı ise bana kahkaha attıracak boyuttaydı. Dört öyküyü de beğenmekle beraber en sevdiğim Gizli Pencere oldu. Ondan daha da çok sevdiğim ise yazarın her hikayenin başında öykünün çıkışına dair eklediği kısa önsözlerdi.

Ben bu adama hayranlıktan fazlasını besliyorum! En az bir King kitabı okuyun...
704 syf.
·19 günde·Beğendi·8/10
Neredeyse 20 gün süren bir okuma serüvenin ardından sonunda kitabı bitirmeyi başardım. Gece Yarısını Dört Geçe benim okuduğum 5. Stephen King kitabı oldu. Ve aralarında en güzel olanın su götürmez bir gerçek olarak bu kitap olduğunu söyleyebilirim.

Yazarın, kitabın içerisinde 4 adet korku hikayesi var. Ve her hikayeden önce hikayenin ismini nerden aldığını ya da hikayeyi yazarken nereden ilham aldığını açıklayan kısa notlar var.

Kitabın ilk hikayesi olan 'Umacılar' da Los Angeles'tan Bostan'a giden bir jetin içerisindeki bazı yolcuların zaman yırtılması içerisinde kaybolmalarını anlatıyor. Umacılar benim kitaptaki en beğendiğim hikaye oldu. Hatta değişik bir şey oldu ki ben bu hikayeyi okurken ağladım. Şimdi diyeceksiniz ki 'Korku hikayesi okurken mi ağladın?' Evet gerçekten de hikayenin bir kısmında oturup yarım saat boyunca ağladım. Hangi kısım olduğunu söyleyip spoiler vermiş olmayayım. Fakat bence çok başarılı bir hikayeydi.

Kitabın ikinci hikayesi ise yazarın kendi evinin çamaşır odasındaki küçük pencereden esinlenerek adını verdiği 'Gizli Pencere, Gizli Bahçe'. Açıkçası gerçekten çok ilginç bir isim seçimi, aynı hikayesi gibi. Bu hikaye de Mortis diye bir yazarımız var, ve her şey bir gün John Shooter adlı bir adamın Mortis'in karşısına çıkıp onu kendi hikayesini çalmakla suçlamasıyla başlıyor. Bu hikayenin sonu beni resmen şoke etti. Yazar resmen ters köşe yaptı ve ben daha şoku atlatamadan olay sonuca bağlandı. Hikaye fazla etkileyici değildi fakat rahatlıkla idare edebilirdi.

Kitabın üçüncü hikayesi ise 'Kütüphane Polisi' ydi. Bu hikayedeki adamımız Sam Peebles bir emlakçıdır. Sam'in yaşadığı kasabada bir takım iş adamlarının toplanıp tıkınıp, içip, eğlendiği toplantıların birinde konuşma yapacak olan akrobatın boynunun kırılması nedeniyle konuşma yapma görevi Sam'e düşer. Fakat bu konuda oldukça tecrübesiz olan Sam konuşmasını renklendirmek uğruna kütüphaneye gider. Ve olaylar böylece başlar. Bu hikaye benim ikinci favori hikayem oldu.

Son hikayemiz olan 'Güneş Köpeği' ne gelirsek. 15 yaşına basan Kevin'a uzun zamandır istediği fotoğraf makinesi alınmıştır. Fakat bu makine normal fotoğraflar çekmek yerine her karede korkunç ve tehlikeli olan bir köpeği çekmektedir. Zaten bu hikayenin en can alıcı kısmı da özeti. Hikayede iş yok. Kitaptaki en çok merak ettiğim hikayenin bu olmasına rağmen bence en sıkıcı ve baştansavma yazılmış olan hikaye buydu. Kurgusu çok basitti ve insanı biraz sıkıyordu.

Sonuç olarak hikayeler fena değillerdi fakat son hikayeyi sıkıcı buldum. Kitaplar okunabilir. Ve son olarak kitapta yer alan bazı unsurlardan dolayı 15-16 yaşından küçüklere okumamalarını tavsiye ederim.
704 syf.
·Beğendi·10/10
Yazardan yine mükemmel bir roman daha. İçerisinde Kitaplık Polisi ve Köpek ile ilgili iki adet hikaye var. İlkinde Sam adında bir sigortacı bir konuşma için kitaplıktan iki adet kitap ödünç alıyor ve çok başarılı oluyor. Ancak kitapları ödünç aldığı kadının çok önceden ölmüş olduğunu öğreniyor. Sekreteri Naomi ve sarhoş Dave ona hikayenin tamamını anlatıyor. Kadın tekrar dünyaya gelmeden engellenmesi gerekiyor ancak hem kadın hem de Kitaplık Polisi peşindedir ve Sam'in işi çok zordur. İkinci hikayede de Kevin adlı 15 yaşındaki bir çocuğa doğum günü hediyesi olarak bir fotoğraf makinesi verilir. Ancak makine bozuktur. Hep aynı fotoğrafı çekmektedir. Baba Merrill adlı bir tefeci bunu ilgi çekici bulur. Fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekildikçe bir köpek silueti belirmeye başlar. Merrill, makineyi yok etmesini söyler ama gizlice Kevin'in makinesini başka bir makine ile değiştirir. Sonra da fotoğraf çekmeye başlar. Ancak o köpek Kevin'in peşindedir ve babasını zar zor ikna eden Kevin'in fazla zamanı kalmamıştır. Acaba Merrill'i bulup işi çözmek için yeterli zaman var mıdır? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
704 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Yine harika bir King kitabı. Bu adam gerçekten işini biliyor. Hikayeyi olay yerinde yaşamak istiyorsanız kesinlikle King okumalısınız. Yazarın, sizi hikayeye bağlayan harika bir dili var.
704 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Parça parça dört ayrı hikayeden oluşan bu kitap beni benden aldı. Bilirsinz kimi zaman fazla ayrıntıya yer veren King romanalrından da değil hikayeler 100-150 sayfadan oluşmakta ve hepsi birbirinden güzel birbirinden ilginç.Hangisi daha güzeldi derseniz ben düşündüğümde bir ayrım yapamıyorum. gizli pencere hikayesinin filmi izlemiştim ve hikaye olarak nasıl olur çok merak ediyordum bekledİğimden çok daha iyiydi.Belki diğer hikayelerinde filmi çekilmiştir bilmiyorum ama tüm hikayeler başlı başına mükemmel film konuları.Elinizde varsa bu kitap yada raflarda görüyorsanız tereddüt etmeyin derim
704 syf.
·21 günde
Korku-gerilim türünde bir eser hiç okumadım ama bir Stephan King okumalıyım diye düşünerek kitabı elime aldım. Öyle sürükleyici akıcı bir eser ki korkuyu gerilimi bana gerçekten hissettirdi.
704 syf.
·10/10
4 tane novelladan oluşuyor.

UMACILAR
Bir yolcu uçağının zaman yırtılması içinde kaybolmasını ve acayip bir zaman mekan karışımı bi yere gitmesini anlatıyor.Yani havanın kokmadigi ve değişik atmosferi olan bi yere.Spoiler gibi gelebilir ancak bütün novellanin kurgusu,hikayesi her şeyi o kadar müthiş ki bu yanında bir hiç.4 bölümlük olması lazım bi dizi uyarlaması var ki her zamanki gibi berbat,gönül isterki şimdi bir şekilde tekrardan uyarlasalar.Kesinlikle kitaptaki en iyi novella.

GIZLI PENCERE GIZLI BAHÇE
Novelladaki yazarın kapisina kitabımı çaldın diyerek dayanan John Shooter (evet adı havalı baya) 'ın,yazarımızla baya çekişmesini anlatıyor.Olay örgüsü çok güzel ama sonu tahmin edilebilir.Eğer 1 2 kere bile olsun Hollywood polisiye filmi izlediyseniz tahmin edersiniz.Ki benim tahminim şeklinde bitti.Ancak King reyizin o tahmine eklediği bir detay ne gerek var dedirtmedi değil.

KÜTÜPHANE POLISI
Orta yaşlı bir iş adamının kütüphaneden kitap alması ve kütüphaneci kadının ısrarına rağmen kitapları kaybetmesi ve üstüne üstlük kütüphanecinin bir şeytan cikmasini ve bizim adama sarmasını anlatıyor.Hikaye güzel olay güzel ama ne biliyim pek sarmadı.Kendini çok merakla okutmadı be.Yani sonda
-SPOILER-
şeytanla kapışıp yeneceklerini az çok tahmin etmişsinizdir. -SPOILER-

GÜNEŞ KOPEGI
Babasının oğluna doğum gününde kamera almasi(Şu eski, resmi altından veren cinsten)ve her resimde yavaştan yavaştan gözüken korkunç bir köpekle mucadelelerini anlatıyor.Sonu yine klişe bitti lan derken öyle bisey oluyorki o kısım hikayeyi kurtarıyor ve kafanızda to be couinted şarkısı çalıyor :D

Kitabı güzel yapan başka şey ise King reyizin her novella öncesi yazdığı aklıma nerden geldi bunu yazmak tarzı kısa yazıları olmuş.BANA göre sıralama
Umacilar, Gizli bahçe, Güneş köpeği, Kütüphane polisi
King severler tereddüt bile etmesin, alın okuyun..
334 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitaptan sonra cesaretiniz varsa kütüphaneden aldığınız kitabı zamanında geri götürmeyin bakalım.

Kütüphanelerle ve kitaplarla tanışmam ilkokul sıralarında başladı. Üniversite bitene kadar da hala bulunduğum ilde kütüphane üyesiydim. Tek sıkıntım da bir seferde birkaç adetten fazla kitap alamamam olmuştu.

Malum, kitaplara eskiden, en azından kendi adıma, bu kadar kolay erişemiyorduk. Öğrencilik halleri... Maliyetli geliyordu işte. Hala da keşke alabilseydim diyorum. Etkileri sürse de zamanla kelimeler siliniyor işte. Tekrar okumak gerek.

Neyse kütüphane kelimesi öncelikle kitap kokulu huzuru, sonra çocukken kitaplarım kolumun altında eve koşup soba arkası minderinin yanına meyvemi çerezimi hazırladığım kış günlerini anımsatır.

Bu açıdan baktığımdan ben bu kitabından pek etkilenemedim. Ama Stephen King' in her malzemeden korku ögesi çıkarmasına da şaşırmadım.
704 syf.
·Beğendi·7/10
Uzun vadede okudum,açıkçası Kütüphane Polisi fazla kolay bir konuydu.Yaklaşık 2 gün onu okudum çünkü kolay ve sıkıcı bir anlatımı vardı..Ha eğer bir kitap içinde birden fazla hikaye okumayı sevmiyorsanız önermem çünkü bende sevmem.Benim tarzım değil :)
704 syf.
·Beğendi·8/10
Stephen king in üslubuna hayran oluyorsunuz , olayları sokağın karşı tarafında izlercesine netlikte aktarıyor. Alışılmadık hikayeler ancak umacılar hikayesi diğerlerinde daha fazla içine çekiyor insanı. Uzun bir kitap olmasına rağmen nasıl bittiğini anlamayacağınız gerilerek okuyacağınız bir kitap.
334 syf.
·3 günde·5/10
Birisi 1991 basım, diğeri 2007.

Kapağında kütüphanenin önünde yaşlı bir kadın resmi olan 1991 basım ve 334 sayfa. İçinde iki hikaye var. "Kütüphane Polisi" ve "Güneş Köpeği". Benim okuduğum da bu baskısıydı. Diğeri yaklaşık 700 sayfa ve içinde 4 hikaye var. Özellikle "Umacılar" hikayesinin iyi olduğu söylenmiş.

Benim okuduğum kitapta yer alan "Kütüphane Polisi" ve "Güneş Köpeği" hikayeleri beni çok tatmin etmedi ve sürüklemedi açıkçası. Zaten içinde farklı hikayelerin bulunduğu "Rüyalar ve Karabasanlar" adlı kitabı da çok beğenmemiş ve sürükleyici bulmamıştım. Belki de romanlarını okumayı daha çok seviyorum.
704 syf.
·Puan vermedi
Bu yazarla aramızda çok kuvvetli bir yazar-okur ilişkisi olduğu için objektif yorum yapmakta her zaman zorlanmışımdır. Birbirinden bağımsız hem gerçek hem de fantastik ögeler barındıran, fevkalade nitelikteki dört hikayeden oluşan ve bütün King kitaplarında olduğu gibi hayal gücü tavan yapmış harikulade bir eser. En etkileyici tarafı da kurguların kusursuzluğu. King kurgu konusunda insanüstü bir yazar.
Kolu gazoz şişesine çarpınca şişe yere düşerek paramparça oldu. Yazar bağırdı. “Kahretsin!”

Bayan Gavin telaşla koştu. Sonra durumu anlayarak, “Ah, önemli değil,” dedi. “Ben de gürültüyü duyunca gırtlağınızı kestiniz sandım Bay Rainey.”
Stephen King
Sayfa 243 - Altın Yayınları - Gizli Pencere, Gizli Bahçe
“Her şey çok güzeldi... Ölmüş şeyler bile. Biliyor musun... sadece görmek bile harikaydı.”
Stephen King
Sayfa 194 - Altın Yayınları - Umacılar
“Benimle böyle konuşamazsın,” diye çıkıştı. “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”

Nick, “Ah, tabii,” dedi. “Sen aşağılık, ahmak bir köpeksin!”
Stephen King
Sayfa 51 - Altın Yayınları - Umacılar
"Pek de iyi değilim,Sam
Hiç iyi değilim.Uyuyamıyorum... Yemek yiyemiyorum..."
Stephen King
Sayfa 87 - Altın Kitaplar Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Yarısını Dört Geçe
Baskı tarihi:
1991
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Gece Yarısını Dört Geçe
Gece Yarısını Dört Geçe

Kitabı okuyanlar 401 okur

  • folium
  • Aslı Akkaya Yalçın
  • Yavuz Akay
  • Ali Can Damar
  • Firuze Ayışığı Erşan
  • bsra
  • Özgür Köktürk
  • Bahar Alakuş
  • Uğurcan Duman
  • Merve gür

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (4)
9
%0
8
%1.8 (2)
7
%1.8 (2)
6
%0
5
%1.8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0