Karakterlerin bir ada gibi işlendiği ve bir ada misali yaşamış farklı bireylerin birbirini bulduğu romanlardan keyif alıyorum. 'A,sen burada mıydın?','Evet,ben hep buradaydım' diyen romanlardan bahsediyorum.
'Doğrusu bunca zaman tek başımaydım ama artık o kadar ıssız kalmama gerek kalmadı,senin sayende' diyebilmek kalbimizde bir umudun doğmasını mümkün kılar.Bu kitap bana tam da bu umudu tattırdı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Benim burada ne işim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de,her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz?Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış,dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz.Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları.Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde.Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil,bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız.Oldu mu hiç?Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
...kadınların gücü onun gücünden çok farklıydı,onların karşısındayken sokak dövüşçülerinden,yandan yumruk almaktan korkan bir boksör gibiydi.İşte bu gücü anlamıyordu ve bu güçten korkuyordu,onun gözünde yenilgilerin ve acıların tek kaynağı buydu.