Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Adamın köle ahlakıyla ilgili açıklamalarını dinlerken, kendi Nietzsche felsefesi hakkında düşündü. Ama neye yarardı ki? O çılgın adamın, Nietzsche’nin, hakikatten duyduğu kuşkuyu ifade eden çılgınca cümlelerinden biri geldi aklına. Kim bilir, belki de Nietzsche haklıydı. Belki hiçbir şey, hakiki değildi; hakikat de hakiki değildi. Belki, hakikat diye bir şey yoktu.”
Fakir Baykurt bu son kitabını hasta yatağında yazmış. Kitabı gerçekten çok beğendim. Her köyde bir Mustafa Güzelgöz olsa ah bu ülke ne güzel olurdu.
“Kitap, insanın ufkunu genişletir. Bilmediği dünyaları öğretir, görmediği yerleri gösterir." Bu alıntı, kitabın ana temasını çok güzel özetliyor. Eşekli kütüphaneci köyden köye sadece kitapları değil umutları da taşıyor.
Yazar kitap içerinde sık sık Köy Enstitülerinin kapatılmasının ne kadar yanlış bir karar olduğunu da vurgulamış. Köy Enstitüleri, Anadolu'nun karanlığını aydınlatan meşalelerdi. Orada yetişenler sadece bir öğretmen değil, aydınlanma neferleriydi. Maalesef ki her güzel şey gibi ona da izin vermediler. Bu bölümler beni gerçekten çok üzdü.
Ayrıca Nüfus mübadelesine değinilen bölümler de bir o kadar üzücü. O dönemin insanı için yeni topraklarda yaşamak, eskiyi unutmak değildi. Ama yeni bir başlangıç yapmak zorunluydu. Mübadele, acıların ve özlemlerin ortak paydasıydı.
Gidenler vatan bildikleri yeri asla unutmadılar…
Mutlaka okunması gereken bir kitap.