“Çünkü ne kadar girift olursa olsun her dehlizin bir çıkışı var... ummadığın kadar yakında bir yerde seni bekleyen...
Oraya doğru yürümek tek yapman gereken..."
“Sorulması gereken soru "Niçin çok sayıda kadın şair ya da yazar çıkmadı geçmişte?" sorusu değil. Esas soru, "Nasıl oldu da o bir avuç kadın şair ve kadın yazar bu şartlara rağmen gene de çıkabildi?" olmalı.”
Aynı yılların bir başka eğilimi, binalara yüce ilkelerin, değerlerin adlarını vermekti; ama annem yaptırdıkları apartmana “Hürriyet”, “İnayet”, “Fazilet” gibi adlar verenlerin, aslında bütün hayatlarını bu değerleri çiğneyerek geçirmiş kişiler arasından çıktığını söylerdi.