Direkt konuya gireceğim, dönemine göre güzel bir aşk hikayesi olabilir, evet. Fakat takıldığım nokta ne kadar naif anlatılırsa anlatılsın bu aşk, bana daha çok saplantı ve platonik aşkı anlattı. Neden? Füsun tarafından hiç bir adım Kemal e karşı görmüyoruz sadece ufak kaçamak yakınlaşmalar tabi bu da bize Kemal'in aktarması. Füsun gençlik kanına uyup dönemine hem kendine hemde topluma karşı büyük bi devrim niteliğinde olan bekaretini cinsel arzusu için Kemal üzerinde kullandı. Kemal ın nişanlı olup onu kıskanma kısmı ise tamamen kadınsal tercih edilme çekilememezlik bana kalırsa. Saplantı kısmına gelince Kemal 8 seneye yakın evli old halde Füsun dan vazgeçememiş onun eşyalarına sahip olarak kendine ütopya oluşturmuştur. Seven insan yolunu bulur, sevmeyen yolda oyalar diyelim. Birde şu ikinci ihtimali düşünmeden edemedim. Füsun olaki nişandan sonra Kemal ile devam etseydi Kemal onu her zaman cepte görecek ve düzenini bozmadan aile hayatını Sibel ile yaşarken Füsun ilede heyecanını diri tutacaktı. Füsun a bu kadar bağlı kalmasındaki etkenlerden en önemlisi onu elinden kaçırıp bir daha yakalayamaması. Biz biz olalım, bizi sevenlerle yolumuza bakalım..