“Masal kitapları, hikâyeler genellikle köylerdeki ihtiyar kadınların torunlarına anlattıkları türden olmuştur. Bu hikâyelerin ne kadar eski olduğunu ya da ilk olarak kimler tarafından anlatıldığını hiç kimse bilmez.”
Binbir Gece Masalları – Andrew Lang
Selamlar
Bugün sizlere iki ciltlik Binbir Gece Masalları ile geldim. İki cildi de büyük bir keyifle okudum. Masallar öyle birbirine bağlı, öyle merak uyandırıcıydı ki elimden bırakamadım.
Sadece çocukların değil, bizlerin de masallara ihtiyacı varmış. Ruhuma iyi geldi.
Kral Şehriyar, ilk eşinin ihaneti sonrasında büyük bir öfkeye kapılır. Her gün evlenir ve ertesi sabah evlendiği kadını öldürtür. Bu acımasız döngü sürerken vezirin kızı Şehrazat, artık buna bir son vermek için Şehriyar ile evlenmeye gönüllü olur.
Ve o gece masallar başlar…
Şehrazat her gece yarım bıraktığı hikâyelerle hem merakı diri tutar hem de kendi hayatını bir gece daha uzatır. Masallar artık yalnızca bir anlatı değildir; zekânın, sabrın ve umudun silahına dönüşür.
Masallardaki olayların çoğunun, Bağdat’ta yaşamış olan büyük halife, namı diğer Müminlerin Emiri Hârûn er-Reşîd döneminde geçtiği rivayet edilir. İlk kez Arapça olarak yazıya dökülen bu anlatılar, farklı coğrafyalardan halk hikâyelerinin bir araya gelmesiyle oluşur.
Dünya genelinde yediden yetmişe herkese hitap eden zamansız bir eser…
İçinde aşk var, ihanet var, macera var, ders var.
Belki de hepimizin hayatında, tam vazgeçecekken başlayacak bir masal vardır…
Belki de bir geceyi daha kurtaran tek şey, iyi anlatılmış bir hikâyedir.
Kim bilir…
Okuyunuz efendim tavsiyemdir