... devlet bir dini koruma altına alıp finanse ederse, rekabete kapalı olduğu için bir atıl dini tekel ortaya çıkar, dini hizmetlerin kalitesi düşer ve sonuçta genelde dindarlık geriler.
...bir toplumda inançların yarışması, ürünlerin yarışmasından oldukça farklı ve zaman zaman yıkıcı sonuçlara da yol açabilir. Tarafsız devletin buna da mani olması gerekir ki bu dini alana belli ölçüde müdahaleyi gerekli kılabilir. Yani, paradoksal biçimde tarafsızlık, tekel karşıtı düzenlemeler gibi, baskın olana karşı müdahale etme anlamına gelmeye başlayabilir.
Kitapta çok fazla yabancı isimlerin var olması canımı sıktı. Okurken konular arasında bağlantı kurmakta zorlandım diyebilirim. Konsantrasyonunuzu kaybetmek istemiyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye etmem.
Kitapta dilimizin yanlış yabancı dil eğitimi uygulaması nedeniyle kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalması anlatılırken Türkiye'de Amerika ve Avrupa ile ilgili yanlış eğilimlerden de bahsedilmektedir. Aslında kitap incelemesinden farklı olarak şunu ifade etmek istiyorum: Yabancı dil eğitimiyle günümüzde dilimizin konuşulmama tehlikesine karşı karşıya kalması fikri bana doğru gelmiyor. İnternet dilimizi tanımlamış, internetin kullanım oranı ülkemizde çok fazla. Özellikle yabancı dil eğitimi alma imkan olarak yaygınlaştı. En azından internetin bilinçli kullanımı okullarda öğretilse sorun çözülür. Tanımlanan bir dilin de kolay kolay yok olacağını da zannetmem.
Başka bir tartışma konusu bu kitabı okumaya gerek olup olmadığıdır. Aslında kitabın ufuk açıçı yanları var ama fazla değil. Günümüzde Türk halkı bu konularda bilinçlendiler. Bu nedenle kitabın okunmasına çok da gerekli olduğunu düşünmüyorum.