Doğru Türkçe Rehberi
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
2019'da vefat eden Kadir Mısıroğlu'nun telif ettiği bu eser Türkiye ve Anadoludaki çoğu insanın bilmediği veya unuttuğu bir meseleyi anlatmak ve ders vermek için yazılmıştır. 1 kasım 1928'de apartopar değiştirilen 1000 senelik alfabe sonrası dönemin iktidar siyasetçileri Türkçede olan pekçok arapça farsça kelimeyi Türkçeden atmakla kalmayıp dilimize ingilizce moğolcadan yeni kelimeler getirmekle beraber Türkçe kurallara uymaya çalışıp yeni kelimeler ihdas edip(uydurup) Türkçeyi eski büyüklüğünden uzaklaştırmaya bilhassa Osmanlı ve Selçuklu bakiyesini değiştirmeye milletin tarihiyle irtibat ve iltisakına yeni bir yön vermeyi gaye edinmişlerdir. Günümüzde Japon/Çin/Yunan/Rus/İbrani/Fars ve başka pekçok milletin alfabesini değiştirmediği halde bizim neden değiştirdiğimiz ve neden hemen bir gecede değiştirildiği değiştirme inkılabının devriminin zamana yayılmadığı hala konuşulan ve üzerinde durulan meselelerdendir. Bu konuda daha farklı bir yaklaşım ve hatırlatma içeren eser okunması gereken bir eserdir. Günümüzde şahsı çürüt sonra elindeki çürür mantığıyla hareket edildiğinden bu esere veya başka yazarların eserlerine de eleştiriler getirilmesi tabiidir. Ancak bilinmesi gereken şey bir mü'min her zaman şahsa değil esere bakar şahısta kusurlar eksiklikler olabilir ama mü'min Allahın Alim isminin tecellisi olan ilmin ve bilginin peşine düşmek gayesiyle araştırmak ve düşünmek sorgulamak durumundadır.
Doğru Türkçe RehberiKadir Mısıroğlu · Sebil Yayıncılık · 2011661 okunma
Titanik'te rubaileri batmak
Puan vermedi·320 syf.··
2026 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:10
Kitabı gerçekten beğendim. 4. Kitap kısmında biraz sıkılmış olsam da kitap gayet akıcıydı. Hikayemiz 1072 yılında Semerkant sokaklarında Ömer Hayyam ile başlar. Haksız yere davalık olan Hayyam, kadının ona sunduğu saygı ve sevgiyle başlatmıştır hikayesini. Kadı, Hayyam'a özel üretim bir defteri hediye eder ve bu deftere zaman zaman rubailerini yazan Hayyam'ın sırlarına kapı açmış olur. Dönemin büyük ismi, Selçuklu veziri Nizamülmülk'e ve sapkın tarikatiyle Hasan Sabbah'ın kendini bulma sürecine de ayna tutulması Fedailerin Kalesi AlamutFedailerin Kalesi Alamut kitabını tekrar okuma isteği uyandırıyordu. Rubailerin daha sonra kaosta kaybolması ve kitabın ikinci yarısında 20. Yüzyıla dönülüp bulunması ve Titanik'e kadarki sürecini başarılı bir şekilde kurgulayan yazarımız temelde doğudaki aydınlara, gelişmelere ışık tutarken bir yandan da patlak veren mezhep savaşları, yozlaşmaları da göz önüne seriyor. Aslında kaybolan ya da bulunan rubailer değil de bir kültür gibi aktarılmış bence. Pek tarafsız olduğunu söyleyemem, Türkler konusunda çok objektif olmadığını düşünüyorum. Okunması gereken eserlerden biri olduğu kanısındayım.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 32. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 20:25
Kitaplığımdaki içerik açısından en dolu eserlerden biri oldu. Roman iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde Ömer Hayyam ve çevresinde gelişen olaylar anlatılırken, ikinci bölümde anlatıcı Lesage ve onun etrafında şekillenen olaylar işleniyor. Kitap; Selçuklu Devleti, İran ve Osmanlı tarihine dair dönemleri anlatıyor.Bence İran tarihine ilgi duyanlar için oldukça güzel bir eser. Kitabı okuduktan sonra Rubaiyat’ı okumak ve Tebriz’i görmek istedim.Tabiki bu kitapta da hoşuma gitmeyen bazı yönler vardı. Bazı bölümlerde Avrupalı ve Amerikalı karakterlerin daha ayrıcalıklı, Türk ve İranlı karakterlerin ise ikinci planda gösterildiğini düşündüm. Ayrıca anlatım tarzı yer yer beni rahatsız etti. Buna rağmen, genel olarak kitabı beğendim ve tarih ile edebiyatı bir arada sunan etkileyici bir roman olduğunu düşünüyorum.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 25. kitabı
Kısa ve keyifli bir kitaptı zaman zaman tekrarlardan oluşmuştu ama o da fazla göze batmıyor. Selçuklular yıkılmadan önce Alaaddin Keykubat, yassıçemen savaşında kendine yardım eden ve kazanmasına sebeb olan Ertuğrul Gaziye yardımlarından dolayı hil’at giydirmiş ve Selçuklu ülkesinde yaşamak için göç ettiklerini öğrenince Ankara ve çevresini Ertuğrul Beye vermiştir.Daha sonra 1.Alaaddin Keykubat ülkesinin batı sınırlarını genişletmek için Konya’dan Eskişehir’ gidiyor Ertuğrul Bey de buraya gelerek kendisine yardım ediyor böylece savaş kazanılıyor.Alaaddin ise Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Gaziye veriyor. Kendisinden sonra yerine Osman Gazi geçiyor ve hepimizin bildiği gibi şanlı Osmanlı devletini kuruyor (1299) Osmanlılarda vergi nasıl? Adalet ne şekilde ilerlemiş? Sıradan halk ile padişah arasında adalet nasıl işliyor? Halkın birbiriyle yardımlaşması, katolik ortadoks, hristiyan, rum vb milletten insanların birbiri içinde kaynaşıp kavga çıkmadan nasıl yaşadıkları, Osmanlıda hayvan sevgisi, çocuk ve eğitim sistemi gibi bir çok konuda ufak ufak tatlı tatlı bilgiler verilmiş.
Ertuğrul Gazi Osman GaziM. Rıza Narinli · Ezr Yayıncılık · 2018112 okunma
Semerkant'tan Atlas Okyanusuna uzanan bir yolculuk
Puan vermedi·320 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 02:13
#okudumbitti SemerkantSemerkant Amin MaaloufAmin Maalouf SemerkantSemerkant , 11. yüzyılın İran’ından(Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun hakim oldugu dönem)20. yüzyılın başına uzanan, Doğu ile Batı’nın kesiştiği noktada geçen destansı bir anlatıyı tarihsel olayları harmanlayarak sunuyor. Eser temelde dört bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde Ömer HayyamÖmer Hayyam 'ın Semerkant da başlayan yolculuğunun ve Hasan Sabbah ile tanışması, toplumun geçirdiği sosyal-siyasal yapılanma, Büyük Selçuklu Devletinin veziri Nizamülmülk'ün Haşhaşiler tarafından nasıl suikaste gittiğini ve bu tarikatın kurucusu ve lideri Hasan Sabbah'ın yükselişini okuyoruz. Yazar bu üç büyük şahsiyetin birbiriyle olan bağlantısını ve sonradan yollarının ayrılmasını, ayrıca farklı alanlardaki öngörü ve keskin zekalarını çok akıcı bir dille anlatıyor. Benim için en güzel bölümler de bu ilk ikisi oldu diyebilirim. Ömer Hayyam'ın merkezde olduğu Semerkant da başlayan ve Atlas okyanusunun derin sularında biten hikayenin anlatıldığı bu eser İran'in geçmişine bir mercek tutuyor. Doğu denilince ilk akla gelen bu medeniyetin değişen çehresi ve değişmeyen kaderine adım adım tanıklık ediyoruz. Ömer HayyamÖmer Hayyam 'ın miras bıraktığı yazma ikinci bölümün nihai amacını oluşturuyor. Yazarın İran devriminden bahsettiği bu bölümlerde, yaşamdaki en acımasız yasa olan güçlünün güçsüzü ezmesinin siyasi perdedeki yansımasıyla karşılaşıyoruz. Bir Amerikalı olan Benjamin O.Lesage'in ağzından anlatılan bu bölümde Ömer Hayyama olan hayranlığı ve "Rubaiyat'ı" bulma arayışı ile başlayan yolculuk İran’ın devrimin yarattığı dönüşümlerin, toplumsal alana olan etkilerini ve bir başka ülkenin demokrasisi adına dava güden karakterleri ile haritalarda çizilen devlet sınırlarının ötesinde insani değer ve inançlar olduğunu bizlere anlatıyor. Açıkçası çok güzel kitaptı benim için. Tabi Doğu'nun LimanlarıDoğu'nun Limanları 'nın
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma