selen atar

selen atar
@selen_a35
10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
İçine Yaşar Kemal kaçmış bir yazarın kaleminden muhteşem bir eser uzun zamandır okuduğum belkide en güzel Türkçe kitaplardan biriydi… Keyifle okunacak bir ırmak gibi akıp giden bir kitap
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,329 okunma
selen atar
Hocam, Kemal Varol'u ve Aşıklar Bayramı'nı senin sayende keşfettim ve okudum. Bu yıl okuduğum en dokunaklı hikayeydi. Bana bu yazarı kattığın için sağol varol.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·84 syf.··
2021 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2021 21:53
Doktor olan ama aynı zamanda alkol sorunları yaşayan, kendi ailesi ve çocuklarını ihmal eden, sevgisini ailesine göstermekten imtina eden bir baba. Yazarın otobiyografik anlatısı olan bu kitap, bir çocuğun böyle bir baba ile yaşamanın ne demek olduğunu iliklerinize kadar hissettirecek, yüreğinize dokunacak anlatımıyla okuyucuyu derinden etkiliyor. Fournier ile tanışmak için çok yerinde bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
selen atar
Yazarın “Nereye Gidiyoruz Baba” anlatısını okumadıysanız şiddetle tavsiye ederim.
6/10
·448 syf.·
2020 48. kitabı
"Aşk için 53 yıl, 7 ay, 11 gün süren bir bekleyişin hikayesi.." Bu cümleyi kitabı tanımak için baktığınız her yerde, bu sitedeki incelemelerde de göreceksiniz. Ben de işte tam bu cümlenin büyüsüne aldanıp başladım kitaba. Ama gereğinden uzun süren okuma süreci sonunda -yazarın bitmez tükenmez cümleleri ve anlatım şekli sağolsun- gördüm ki olanların bununla hiç alakası yok. (Bu cümle bir spoiler değildir, okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.) 50 küsür yıl beklediği iddia edilen adam, aslında bu süre zarfında 600 küsür kadınla ilişki kurup bunları kitaplaştırdığı yetmediği gibi -yazarın tabiriyle- geceleri avlanmaya çıkan, evliymiş dulmuş ayırmadan tüm kadınlarla gönül ilişkisi yaşayan, hatta işi abartıp kendi velayetine bırakılan ve kendinden 50 yaş küçük bir çocukla bile bunu yaparak kızın hayatını mahveden biri. Sonra da ne zaman canı sıkılsa (burası benim düşüncem ) sevgili gençlik aşkını hatırlayıp derdine düşüyor. Bana trajikomik geldi açıkçası. Bunun hastalıklı bir duygu değil de bir aşk olduğuna inanıyorsanız kitabı romantik bir kitap olarak görüp o şekilde yorum yapabilirsiniz tabi. Bunun dışında Garcia Marquez'in dilini bilen bilir, bana hep bir panayırda hissettirir kendimi. Uçan, kaçan, garip hayvanlar, nereden geldiği belli olmayan sihirli yaratıklar, her yerde uçuşan konfetiler.. Arada çok güzel sahnelere de tanık olabilirsiniz ama bu kadar kargaşaya değer mi diye de sormadan edemiyor insan. Son olarak; yazarın karakterleri oluştururkenki ustalığını belirtmeden geçemeyeceğim..Bütün karakterler kanlı canlı tüm tutkuları, nefretleri ve zaaflarıyla yer alıyor kitapta. Bu bakımdan usta bir eser olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202011,2bin okunma
selen atar
Merhaba, incelemenizi okudum ve kitapta Florentino Ariza'nın hislerini yaklaşık 600 kişi ile birlikte olmasının ardından gerçekçi bulmadığınız yönündeki düşüncenize istinaden ben de, en çok bu noktada hislerinin ne kadar şiddetli olduğu kanısına vardım. Öncelikle aşk ve cinsellik birbirinden çok farklı kavramlar olsa da Florentino 600 kadınla tanıştıktan ve bir birliktelik yaşamasına rağmen hala tutkuyla Lorenzo'ya aşık. Hiçbir kadınla birlikte olmadan Lorenzo'yu bekleseydi romanın melodrama dönüşeceğini düşünürüm.
Orhan Pamuk'un Sevgili Ülkesi ''Entelektüel Halkı'' Onu Yine Yanıltmadı
5/10
·544 syf.·
2021 20. kitabı
Mayıs ayında bayram döneminde sokağa çıkma kısıtlamaları zamanında okudum bu kitabı ve beğenmedim. Zira Kara Kitap, Benim Adım Kırmızı, Beyaz Kale, Cevdet Bey ve Oğulları ve Kar kitaplarını okumuştum Orhan Pamuk'tan. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardandı. Ancak Orhan Pamuk külliyatı içinde keşke yazmasaymış dediğim bir roman oldu. Orhan Pamuk kitaplarında zaten zorlanma, kitabın çok akmaması, cümleleri anlayamadığım için başa dönme gibi durumlara alışık ve aşinayım. Hatta bundan haz da duyarım. Ancak Veba Geceleri'ndeki durum biraz farklı çünkü bu bir roman değil. Güzel tarihi anektodlar, toplumsal tespitler, Abdülhamid eleştirisi var ama sadece bunlardan bahsetti diye beğendim desem kendime ve edebi kişiliğime haksızlık etmiş olurum. Tarihi tespitlerini, karantina zamanlarında insanların ve toplumların psikolojik yaklaşımlarını, Abdülhamid dönemini kurgu olarak değil de düz yazı olarak bizlerle paylaşsaydı daha mutlu olur ve büyük bir beğeni ile okurdum. Ancak roman olarak kurguladığı bu anlatı da karakterler derinlikli olmadığı için sevemedim. Yaklaşık 40 yıldır üzerinde çalıştığım bir eser diyor Pamuk Veba Geceleri için. Ben de işim gereği çok sık sunum yaparım. Ne zaman üzerinde çok düşünsem, eksik kalmasın diye her şeyi sunuma sığdırmak istesem ve üzerinde uzun çalışmalar yapsam sunumum o kadar kötü olur:) Orhan Pamuk'da belki onu da anlatayım, bundan da bahsedeyim derken çerçevenin sınırlarını aşmış, bir kurgucu olmaktan çok tarih hocalığına büründüğü için alışık olduğumuz anlatısından uzaklaşmıştır. Son olarak ben bu ülkenin Atatürk tabusundan sıkıldım. Gerçekten de Kolağası Kamil'de Atatürk göndermeleri var ama sadece bu karakteri kurgularken onu örnek almış ve selam çakmış. Yermiş desem değil, övmüş desem değil. Yani ne yazdı da Atatürk itibarsızlaştı ben
Roman
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
İlker Oruç isimli okura yanıt verildi
selen atar
Fikirlerimi yazmak için üç ay bekledim hala hissettiğim duygu sıkılganlık. Evet harika bir atmosfer yaratmış, olmayan bir adanın haritasına kadar çıkarmış, ama bir romanda karakterler derinlikli olmayınca ben sevemiyorum. Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim.