Hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Bu denklemden değişik sonuçlar çıkartabiliriz. Örneğin şu:Çağımız hız iblisine teslim ediyor kendini ve bu nedenle kendisini kolayca unutuyor. Oysa bu savı çevirip şöyle söylemeyi yeğliyorum:Çağımızda unutma arzusu bir saplantı haline gelmiştir,bu nedenle,bu arzuyu tatmin etmek için hız iblisine teslim olmuştur çağımız;kendi anımsamak istemediğini bize anlatmak için hızını artırır;çünkü kendinceden bıkmıştır,kendinden tiksinmektedir,belleğin küçük titrek alevini söndürmek istemektedir.